Ana içeriğe geç
Sözlük

tanin ile cümle

tanin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ama yeterince tanınmadığı için Dünya genel enerji üretimininden yalnızca %0.05 lik bir pay alır.La part du nucléaire ne représente que 0,5 % de la production énergétique du pays.
Yorgos Leonardos edebiyatla ve özellikle roman yazarlığıyla tanındı.Georges Leonardos s'est surtout occupé de littérature et de romans.
1984 yılında Macchio, ilk Karate Kid filminin açıklanmasının ardından uluslararası çapta tanındı.En 1984, Ralph Macchio accède au rang de vedette internationale à la suite de la sortie du premier Karaté Kid.
Güçlü ve reformcu bir sadrazam olarak tanındı.Elle est décrite comme une régente active et réformatrice.
Sanatçının en tanınmış eseridir.Il s'agit du travail le plus connu de l'artiste.
Joy, halk tarafından realite programı We Got Married ile tanındı.Crown J était un des participants de l'émission de télé-réalité We Got Married.
Buradan Bağdat’a giderek tanınmış sufilerin sohbetlerine katıldı.Partout, elle accompagne les fameuses saucisses bavaroises.
Geniş paparazzi fotoğraflarına yer vermesi ile tanınır.C'est sans savoir qu'un paparazzi les prend en photo.
Diplomatik tanımada, devletler ve onların yönetimlerinin tanınması arasındaki farkın altı çizilmelidir.La reconnaissance diplomatique doit être distinguée de la reconnaissance des États et de leur gouvernement.
Ailesi Topçuzâdeler diye tanınır.Son personnel est surnommé les Artilleurs.
1920'lerde en tanınmış Almanca yazan yazarlardan birisi idi.Il est l'un des écrivains britanniques les plus prolifiques des années 1920.
30 Temmuz 1948), Jean Reno olarak tanınan Fransız aktör.30 juillet : Jean Reno, acteur français.
1988'de resmi olarak tanınarak Accademia di Belle Arti (Güzel Sanatlar Akademisi) olmuştur.Depuis 1988, elle est officiellement reconnue comme Accademia di Belle Arti (académie des beaux-arts).
Orange Is the New Black dizisindeki Piper Chapman rolüyle tanınır.Son nom d'actrice est tiré du personnage de Piper Chapman de la série Orange is the New Black.
Capotondi ilk "Maxibon Motta"'nın dondurma reklamı ile tanındı.L'actrice a gagné en popularité dans une publicité commerciale pour une crème glacée « Maxibon Motta ».
Özellikle Chopin yorumlarıyla tanınır.Elle était surtout célèbre pour son interprétation des compositions de Chopin.
Gotik metalin müziği karanlık olmasıyla tanınır.La musique du metal gothique se caractérise généralement par son atmosphère sonore sombre.
Bu sayede tüm dünyada tanınır hale geldi.Il est, à ce titre, connu dans le monde entier.
Jacobsen The Lovin' Spoonful'a yaptığı prodüktörlüğünden tanınır.L'enregistrement de Lovin' Spoonful a été produit par Erik Jacobsen.
"İkizler" olarak tanınmaya başlarlar.Ils se font appeler "les Twins".
2. Doctor Doctor Who hayranları içerisinde tanınan bir Doctor'dur.Le Dixième Docteur est vraiment populaire dans le fandom Doctor Who.
Chico bebekler için ürünleri ile tanınan İtalyan şirketi.La famille d'artistes italiens des Bicci.
Asıl para birimi uluslararası düzeyde tanınmadığı için kendine ait bir ISO 4217 kodu da yoktur.Cette monnaie n'a donc pas de code ISO 4217 officiel.
John F. Kennedy Uzay Merkezi tanınmış tesislerden biridir.Le nom administratif est John F. Kennedy Space Center.
Sığırcığın taklitçilik yeteneği çok uzun zamandan beri tanınmaktadır.Le problème du cavalier est connu depuis fort longtemps.
ABD'de tanınmıyor olması ve müziğine ilgi olmamasının da bunda etkisi olmuştur.Je crois que c'est un art en soi, qui n'a rien à voir avec la musique.
Royce da 5'9" sahne adıyla tanınır.Royce da 5'9" Royce da 5'9" en 2008.
Arayıcının Efsanesi dizisinde Richard Cypher rolü ile tanındı. ^Il est surtout connu pour son rôle de Richard Cypher dans la série télévisée Legend of the Seeker.
Birçok ayrım tablo değişkenleri fdisk olarak tanınır.Les taux de change entre les différents taels étaient bien connus.
Anselmo heavy metal tarzındaki gruplarda vokalist rolü ile tanınmıştır.Shaman se fait progressivement connaître dans la scène heavy metal.
Rühmann artık tüm Almanya'da tanınıyordu.De plus, les volontaires étaient désormais recrutés dans toute l'Allemagne.
Yapılandırma kuramı ve modern toplumlar üzerindeki bütünsel görüşleriyle tanınır.Il est connu pour sa théorie sur la structuration et sa vision holistique des sociétés contemporaines.
Karısı Bernoulli’nin tanınmış ailelerinden gelmekteydi.Il est issu d'une famille de notables bernois.
The New Yorker'daki çalışmalarıyla tanınır.Il est connu pour ses travaux réalisés pour le Jordan Times.
100'den fazla ülke ve Birleşmiş Milletler tarafından tanınmıştır.Elle est reconnue dans plus de 40 pays du monde et par l'Unesco.
Bu tanınmayı Lozan Antlaşması ile birlikte elde etmişlerdir.Je veux donc vous conter ce fameux lai.
Madhuri Dixit (15 Mayıs 1967), Bollywood'da yer aldığı filmlerle tanınan Hint aktris.Madhuri Dixit, actrice indienne née le 15 mai 1967 à Mumbai.
Onun fikirleri, bağımsızlık mücadelesinde tanınmış kişiler için de ilham kaynağı oldu.Ses idées inspirèrent également quelques grandes figures de la lutte indépendantiste indonésienne.
Bu manastırların en tanınmışı Burgondiya'daki Cluny Manastırı'ydı.C'était le monastère de chartreux le plus ancien de Bohême.
En çok tanındığı eserleri zarif genç kadınları konu aldığı portreleridir.Le roman contient les plus beaux portraits de femmes de La Comédie humaine.
Dünyaca tanınmış liderlerle röportaj yaptı.C'est un officier aux compétences de leadership mondialement reconnues.
Kerala'da bulunan Hint filleri Asya fillerinin üç alt türünden biri olarak tanınmıştır.Un observatoire au niveau des tigres de Malaisie permet d'observer les trois espèces de tigres.
Annesine düşkünlüğüyle tanınır.Il est adoré par sa mère.
1965 yılında, Sendler, Polonyalı Uluslararası Dürüst biri olarak Yad Vashem tarafından tanındı.En 1964, il sera reconnu Juste parmi les nations par l'institut Yad Vashem.
Bu parfüm hala dünyada en çok tanınan kozmetiklerin başında gelmektedir.Il s'agit peut-être aujourd'hui du parfum le plus connu au monde.
Her bir maddenin adlandırılması için 20 saniye süre tanınır.Il faut environ 20 seconde pour répondre à chaque item.
Sonra çok gezip gününün tanınmış kişileri ile tanıştı.Il se lia d'ailleurs avec les hommes les plus distingués de son temps.
Whistler, yaşadığı dönemde dünyaca tanınma şansına erişmiş bir ressamdır.Whistler a été mondialement reconnu de son vivant.
Patatesi ile tanınır.Il fut nommé en référence à la patate.
Bu nedenle grup resmi olarak tanınmamış ve desteklenmemiştir.Le parti est officiellement interdit et n’est pas toléré.
Aufderheide muhtemelek kadın Ragtime müzisyenleri arasında en çok tanınandı.Elle est probablement la plus connue des compositrices femmes de ragtime.
Kendisi 400 yıl önceki Japon kahramanı olarak tanınsa da kötüdür.Sur son profil, il déclarait être un Japonais de 40 ans.
Günümüzde iki ayrı tür olarak tanınırlar.De nos jours, ils sont effectivement considérés comme deux traités distincts.
Tanınan uluslararası maçlarda görev almış hakem ve eski bir kadın futbol oyuncusuydu.L'homme était un avocat renommé et la femme une ancienne championne sportive.
DTÖ, Dünya Tuvalet Günü için küresel tanınma için bastırmaya başladı.L’ONU a ainsi initié la journée mondiale des toilettes, World Toilet Day en anglais.
Arap dünyasının en tanınmış şairlerinden biridir.Elle fait partie des chanteuses les plus renommées dans le monde arabe.
Yer aldığı Disney yapımı televizyon dizileriyle tanındı.La collaboration a permis à l'équipe de Disney d'appréhender le milieu de la production télévisuelle.
Japonca’da Daikan Enō adıyla tanınır.On en consomme également au Japon sous le nom de namako.
Tanınmış beldeler Saint-Tropez, Antibes, Cannes, Nizza, Monako ve Menton'dur.Saint-Raphaël, Cannes, Nice, Monaco, Menton.
1930: Kadınlara belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanındı.1919 : les femmes obtiennent le droit de vote et d'égibilité aux élections législatives.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod