Ana içeriğe geç
Sözlük

tanin ile cümle

tanin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Köy insanları yardımseverlik, misafirperverlik ve açık gönüllülükleri ile tanınır.Sie zeichnen sich durch Gastfreundschaft, Offenheit und Tatkraft aus.
Ülkeyi terk etmeleri için tanınan süre dört aydı.Den Ausgewiesenen wurden drei Monate Zeit gegeben, den Staat zu verlassen.
"Kızıl Kafalı Filozof" olarak tanınır.Ulpian als „wahrer Philosoph“.
Bugüne kadar 112 ülke tarafından tanındı.61 davon sind mittlerweile staatlich anerkannt.
Özellikle insanlardaki lenfatikleri keşfetmesiyle tanınır.Er ist vor allem für seine Entdeckungen von Exoplaneten bekannt.
Ayrıca kendine has buhar kıvrımlarından ve sedef parıltısından da tanınabilir.Sie können auch durch ihren etwas runderen Körper und abgerundete Flossenspitzen unterschieden werden.
Frederic’e sivil kıyafetleri vererek onun tanınmadan dolaşmasını sağlamıştır.Er zwingt Frederik, nur mit dem Nachthemd bekleidet nach Hause zu gehen.
Anayasayı değiştirme hakkı yalnızca parlamentoya tanınmıştır.Die entsprechenden Erlasse des Präsidenten sollten nur per Parlamentsbeschluss geändert werden können.
Önce tanınmalı.NN bekannt.
Herkese yaptığı iyiliklerle tanınır.Eure Güte werde allen Menschen bekannt.
Böylece başı derde girmiş kadınların dostu olarak tanınmaya başlandı.Damit kam sie als Ehefrau für standesgemäße Männer nicht mehr in Frage.
Aşağıda belirtilen ülkeler, hiçbir ülke tarafından tanınmayan, de-facto hükumetlerdir.In der Liste unten angefügt sind Staaten bzw. De-facto-Regime, die von der UN selbst nicht anerkannt werden.
Usta bir polemikçi olarak tanınır.Er war als kontroverser Abgeordneter bekannt.
Rusya bu notaya kayıtsız kaldı ve tanınan sürenin sonunda savaş fiilen başladı.Es findet sich keine negative Darstellung Russlands, mit dem sich das Dritte Reich damals im Krieg befand.
Alice Harikalar Diyarında, dünya çocuk edebiyatının en tanınmış klasiklerinden birisi olarak kabul edilir.Alice im Wunderland gilt als eines der hervorragenden Werke aus dem Genre des literarischen Nonsens.
Birçok tanınmış televizyon şovunda yer aldı.Es folgten zahlreiche Auftritte in bekannten Fernsehshows.
Topluluğun en tanınmış organizasyonu ise “Design Workshop” tur.Der am meisten anerkannte Event der EUROVIA ist der Design Workshop.
Sistemin güvenli bir şekilde çalışabilmesi için kullanıcıya kısıtlı izinler tanınmıştır.Begrenzter Einfluss des Anwenders auf das System.
Canlandırdığı karakterle özdeşleşmesi ile tanınır.Sie wurden aufgrund ihrer äußerlichen Ähnlichkeit verwechselt.
Özellikle mızıka ile beatbox yapmasıyla tanınır.Bekannt wurde er insbesondere als Beatbox-Pionier.
Özellikle yemekleri ve insanı tanınmaya değerdir.Sie schätzen vor allem Kultur und Wissen.
Akademik ve mesleki tanınırlığı kolaylaştırarak niteliklerin şeffaflığını artırır.Berufliche und akademische Bildung stärken – Potenziale heben.
Madonna'yla olan iş birliği sayesinde tanınmaktadır.Bray ist am besten bekannt für seine Zusammenarbeit mit Madonna.
Röportajları ve öyküleriyle tanındı.Ihre Namen und ihre Geschichten.
Kedigiller familyasının en seyrek rastlanılan ve en az tanınan türüdür.Sie gehört zu den seltensten und am wenigsten erforschten Arten ihrer Familie.
Daha sonraları kumarbaz olarak tanındı.Bekannt wurde er allerdings als Schachspieler.
Faras, bu dönemde tanınmış Herulili bir komutandır.Koch war seinerzeit ein verkannter Berufsstand“.
Bu süreçte grubun tanınırlığı giderek artmaya başladı.Im Rahmen dieses Prozesses wird ein immer höheres Niveau des Wissens erreicht.
Bu tanının konması, geri dönüşü mümkün olmayan bir şekilde ölüme delalet eder.Mati lässt einen Annäherungsversuch Sebis unbeantwortet.
Günümüze ulaşabilmiş portre çalışmaları ve manzara resimleri ile tanınır.Ich sehe sofort Szenen und Bilder.
Bazı botnet'ler tanınmış protokollerin özel sürümlerini devreye sokarlar.Carnap lehnt allerdings eine spezifische Form der Protokollsätze ab.
1973 yılında Edebiyat Bilimcisi olarak tanındı ve yaşamını yazar olarak sürdürmeye başladı.Er entschied sich 1973 für eine Existenz als freier Autor und gegen das Studium.
Film tanınmamış oyuncularla çekilmişti.Gesucht wurden unbekannte Schauspieler.
Pencaplı, tanınan bir aileden geliyor.Hækkerup stammt aus einer bekannten Politikerfamilie.
Sonrasında dünyaca tanınan bir film karakteri olmuştur.Ihr Mann war später ein bekannter Filmproduzent.
The New Yorker'daki çalışmalarıyla tanınır.Tatsächlich meldet sich ein Interessent bei dem New Yorker.
İsviçre'nin bağımsızlığı tüm taraflarca tanındı.Für beide steht die Reputation der Schweiz auf dem Spiel.
Cornald Maas, Hollanda'da sunduğu talk showlarla tanından Hollandalı bir televizyon sunucusu.Sie basiert auf der holländischen Fernsehsendung Ik hou van Holland.
Meksika'nın tanınmış simalarındandır.1) anerkannte Hunderasse aus Portugal.
Bu gol Dünya Kupası tarihinin uluslararası bir fiyaskosu olarak tanındı.Diese Zeit wurde von der FSFI als Weltrekord anerkannt.
Mısıra modern sanatı tanıtan kişi olarak tanınır.Sie gilt als Wegbereiterin der modernen indischen Kunst.
Aşk Kitabı şarkısı ile tanınmıştır.Bekannt wurde er mit dem Song Confidencias de amor.
Dünyaca tanınmış liderlerle röportaj yaptı.Begegnungen mit berühmten Persönlichkeiten in aller Welt.
Birleşmiş Milletler tarafından ancak 1976'da Samoa olarak tanınmıştır.Seit 1970 ist Samoa Mitglied des Commonwealth, seit 1976 auch der UNO.
Katar vatandaşı olmayanların bu yasa tahtında cezalandırılmaları ile ilgili tanınmış durumlar vardır.Es gibt bekannte Fälle, in denen auch Nicht-Bürger Katars unter das Strafgesetz gestellt wurden.
İlk başlarda Seven Up grubu ile tanınmıştır.Mickey: Am Anfang liebte uns der Underground.
Yaşayan 15 türü tanınmaktadır.Algaebase nennt 15 anerkannte Arten.
Genç yaşlarda çeşitli yerel törenler ve düğün gibi toplantılarda şarkılar söyleyerek tanınmaya başladı.So ist es üblich, dass man zu Familienfeiern stundenlang alte und neue Lieder singt.
Daha çok Nip/Tuck'daki sorunlu ergen Matt McNamara rolü ile tanınmaktadır.In Deutschland wurde er vor allem als Darsteller des Matt McNamara in der Fernsehserie Nip/Tuck bekannt.
Orada kısa zamanda ünlü bir edebiyatçı olarak tanındı.Sie wird gerade erst als ernst zu nehmendes literarisches Talent entdeckt.
Çoğunlukla evcil hayvan olarak tanınır.Die Art wird häufig als Haustier gehalten.
Türkiye'de ilk defa hava durumu bülteni hazırlayıp sunan kişi olarak tanınmaktadır.Es ist allerdings nicht mehr ermittelbar, wann er erstmals in Europa gehalten und gezüchtet wurde.
Kore tarihinin günümüze kadar gelen en eski kaydı olan Samguk Sagi'de derlenen tanınmış birisidir.Ihm angeschlossen ist Sachsens ältestes noch existierendes privates Weingut in Zadel.
Ressamlığının yanı sıra şair ve yazar olarak da tanınır.Er war neben seiner Politikkarriere auch als Künstler und Dichter bekannt.
Bu rol dünya çapında tanınmasını sağladı.Die Rolle machte ihn weltweit bekannt.
Prison Break dizisindeki Benjamin Miles "C-Note" Franklin rolüyle tanınmaktadır.Bekannt wurde er durch die Rolle des Häftlings Benjamin Miles „C-Note“ Franklin in der US-Serie Prison Break.
Birkaç yıl içinde tanınmış bir udi oldu.Im Laufe eines Jahres wurden dabei erstaunliche Strecken zurückgelegt.
Sonradan ise bu çizimler ilk dönem şaheserler olarak tanınmıştır.Später gelangten diese Kopien teilweise als vermeintliche Originale in den Kunstmarkt.
Adıgeler Türkiye'de Çerkes olarak tanınırlar.Leiern sind in Indonesien unbekannt.
Pek çok Tayland yemeği Batı'da tanınır.Historisch wurden Katzen auch im Westen gegessen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod