Ana içeriğe geç
Sözlük

tanin ile cümle

tanin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ressam sağlığında Gürcistan ve Rusya dışında pek tanınmamaktadır.His works are better known outside Russia.
Olağanüstü bir hafızaya sahip olduğu için Megasavant olarak tanınmaktadır.Brumm was known for having a very mechanical mind.
Fighting Demon, The Pugilist, Counted Out gibi adlarla da tanınır.Ludi allies himself with the demon known as Dweller-in-Darkness.
Kalabalık açık hava etkinlikleri için yaptığı çalışmalarla tanınmıştır.She is notable for her open-air performance pieces.
Tanınmış kişilerin fotoğraflarına dayalı çalışmaları da bulunmaktadır.Photographs of noted people.
Gönenli Mehmed Efendi olarak tanınmaktadır.It mentions Mehmed as his overlord.
Bu eserler onun bilim çevrelerinde "Örümcek Koch" olarak tanınmasına sebep olur.His work earned him worldwide reputation as "Spider Koch".
Masalcı Baba olarak tanındı.The priest was known as Father Patrick.
Tanınmış rollerinden biri de Beethoven's Big Break'deki Billy'dir.He played the role of Eddie in Beethoven's Big Break.
Bu tarihlerde geniş bir coğrafyada tanınmaktaydı ve iki bin kadar halifesi bulunmaktaydı.I collected them and had a couple of thousand of them.
Mach, ayrıca bilim ile yakın etkileşim içinde gelişen felsefesiyle tanındı.Mach also became well known for his philosophy developed in close interplay with his science.
Tanınmış bir Floransa'lı ailenin üyesidir.It was used by an ancient noble family of Florence.
Bunlar "28 Bolşevik" olarak tanınacaklardır.The most famous of these were collectively called the 28 Bolsheviks.
Hensel, p-sel sayıların ilk kurgulayıcısı olarak tanınmıştır.Hensel is well known for his introduction of p-adic numbers.
Ancak Sovyet yönetimince Eylül 1991 tarihine kadar ülkenin bağımsızlığı tanınmadı.The state and its leadership were not recognized internationally until September 1991.
Bu bağımsızlık hiçbir devlet tarafından tanınmamıştır.Not recognized by any sovereign state.
Webern ancak erken ölümünden sonra yavaş yavaş farkedilip tanınmaya başlandı.Soon after her death, Dowson began to decline rapidly.
Bu başarısı onun tanınmasını sağladı.This success made his reputation.
Kaplan ayrıca Avrupa tarzı yönetimi inceleyen çalışması ile tanınmaktadır.The fourth Chapter also defines the role of student governments.
Başrol oynadığı Türkan dizisiyle tanınır.They are categorized by the primary industry they served.
1940 - 1950'li yıllarda meşhur olan sanatçı Cinema de Rumberas adlı yapımla tanındı.He went on to be the host of a 1950s and 1960s television show called Christopher Closeup.
Kendisi ilmi yönden tanınan bir aileye mensuptur.He belongs to a family known for politics.
Ama hala kitleler tarafından tanınmıyordu.Not yet known in cultivation.
Annesine düşkünlüğüyle tanınır.I knowed his ma.
Türk-Ermeni ilişkilerine ilişkin araştırmaları ile tanınır.For more information see Greco-Turkish relations.
Kulüp futbol takımı ile tanınmaktadır.The club was known for their football team.
Yunusgillerden farklı olarak o kadar tanınmış değillerdir ve bakımları o kadar kolay değildir.They're so appreciative, and they're not so jaded, and they're real.
Ayrıca Astrolog olarak da döneminde tanınmıştır.He was also known as an astronomer.
Kosova'nın tanınması için lobi faaliyetleri yürüttü.She continues her lobbying for the recognition of the Republic of Kosovo.
(Leskofçalı Galip) Güzel söylenmiş ve herkesçe beğenilmiş bir mısra bazen tek başına olarak tanınır.A good one-liner is said to be pithy - concise and meaningful.
En çok Bill Mollison ile birlikte yarattığı permakültür kavramıyla tanınır.He is best known as one of the co-originators of the permaculture concept with Bill Mollison.
Osmanlı İmparatorluğu'nda ilk başta herkes dini kimliği ile tanınıyordu.At the beginning of Ottoman Empire, everyone was known by their religion.
Varşova, ben ile tanıştım tanınmış avcısı olan Irene Adler.Warsaw, I made the acquaintance of the well-known adventuress, Irene Adler.
Bir umut ışığı: yemek artıklarıyla mücadele arayışı dünyaca tanınmaya başlandı.A silver lining: It has kicked off globally, the quest to tackle food waste.
Alan Kay "Geleceği tahmin etmenin en iyi yolu onu icat etmektir!" sözüyle tanınır.Alan Kay is famous for saying the best way to predict the future is to invent it.
Şimdi diyelim ki size bir seçme hakkı tanındı ve 1 no.lu kapıyı seçtiniz.Now, say you're given a choice, and let's say you choose door #1.
Ölmekle kalmazlar, bedenleri artık tanınacak vaziyette değildir.It doesn't just kill everybody, it mangles the bodies beyond all recognition.
Çünkü bütüncü yaklaşım psikolojisi, yeni şeklin tanınmasını önceki ahenkle örtüşmesine bağlar.Because Gestalt psychology emphasizes recognition of pattern over parts that comprise a pattern.
Onları oraya yerleştirmek daha tanınmış yapıyor.Putting them there made them more recognizable.
Onlara bir erkek kadar insan olduğumu, tanınmaya değer olduğumu anlatmak istiyorum.I want to tell them I'm just as human as the man, that I'm just as worthy of acknowledgement.
Dava 'Westley Apple'a karşı' olarak tanındı.Taj slu�aj je postao poznat kao "Westley protiv Applea".
Kanserden kurtulan biri olarak değil, kanseri fetheden biri olarak tanınmak istiyorum.I want to be known not as a cancer survivor, but as a cancer conqueror.
Ve de /b/ sadece yarattığı "meme"ler ile değil faydalandıkları ile de fazlasıyla tanınıyor.And /b/ is known for, more than anything, not just the memes they've created, but the exploits.
Her zaman her yerde tanınırım.I get recognized all the time.
O zamana kadar İzlanda'da tipik kadın gibi kadınlar olarak tanınmıyorduk.We weren't known as the typical "women" women in Iceland up until then.
Eğer resmi olarak tanınmıyorsan... ...en azından Çin'ce olarak seslenebilirsin.So if you're not officially recognized, you can at least call them in Chinese.
Eğer resmi olarak tanınmasan da... ... en azından ona Çin'ce seslenebilirsin.So if you're not officially recognized, you can at least call them in Chinese.
70'lerin sonunda, tasarımlarım çok tanınır oldu.By the end of the '70s, actually, the stuff became known.
Bu bir yana dursun, tamamen ideolojikleşmiş, tanınmaz hale gelmiş bir ülke buldum karşımda.But instead, I found a country that was totally ideological and that I didn't recognize anymore.
Kendisi Meksika'da tanınan bir ressam, ABD'ye davet ediliyor.He was already an established painter who was famous in Mexico and was invited to the united states
Anayasamızda tanınmış 23 tane resmi dilimiz var.We have 23 official languages that are recognized in our Constitution.
Aynı zamanda Hamid olarak tanınırdı.Also known as Hamid,
Fakat Çin'de bu adam tanınır. tavuklarıyla değil, savaşla..But in China, this guy's actually known for war and not chicken.
Periyodik tablo kolayca tanınabilir.The periodic table is instantly recognizable.
Sonraki misafir, çoğunlukla Kings ve Queens geldi ve aralarında Alice tanınanNext came the guests, mostly Kings and Queens, and among them Alice recognised the
Bu...., yeni tanınan Flamenko şarkıcısı.That's Pepe Linares, the renowned Flamenco singer.
Merhaba, ben Brice Chaplet. Mr. Xerty olarak da tanınırım.Hi, I'm Brice Chaplet, also known as Mr. Xerty.
Sadece tanınmış olmayabilir, çünkü I mekanik avantaj ve tork kaplı.You just may not have recognized it, because I covered it in mechanical advantage and torque.
Anne babası Wisconsin Üniversitesi'nden iki tanınmış ekonomi profesörüydü.And Jenny was this wonderful person who had grown up in Madison, Wisconsin.
Bugün daha çok Pullsart ismiyle tanınmaktayım.Most people know me as "Pulssart".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod