tan ile cümle
tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
On bin tane cümle eklemek için dayanma gücüne çok ihtiyacın var.You need a lot of stamina to add ten thousand sentences.
Tom üç yıl önce ilk kez Mary ile tanıştı.Tom met Mary for the first time three years ago.
Tanıdıklarım arasında birçok Japonca konuşan Amerikalı vardır.Among my acquaintances are many Japanese-speaking Americans.
Benim bir tane erkek kardeşim ve iki tane kız kardeşim var.I have got one brother and two sisters.
Aman Tanrım.Good lord.
Ben bu çocuğu iyi tanıyorum.I know this boy well.
Danimarka'da bir tane hapishane vardır.Denmark has a prison.
Danimarka bir tane hapishaneye sahiptir.Denmark has one prison.
Tom kendini Mary'ye tanıttı.Tom introduced himself to Mary.
Belki daha ucuz bir tane vardır.Maybe there's a cheaper one.
Önce kedimi uygun şekilde tanıtmama izin verin.Allow me to properly introduce myself first.
Bu tanıdık geliyor mu?Does this sound familiar?
Tom, yeni dadınla tanış.Tom, meet your new nanny.
Tom yeni dadınla tanış.Tom, meet your new nanny.
Bir tane daha ister misiniz?Would you like another one?
Tom ve Mary birbirini tanıyor ama onlar tam olarak arkadaş değil.Tom and Mary know each other, but they're not exactly friends.
Tom ve Mary birbirini tanıyor ama onlar gerçek arkadaş değil.Tom and Mary know each other, but they're not really friends.
Tom ve Mary çocukluklarından beri birbirlerini tanımaktadır.Tom and Mary have known each other since they were kids.
Tom ve Mary'nin birkaç çocuğu var ama kaç tane olduğundan emin değilim.Tom and Mary have a few kids, but I'm not sure how many.
Seninle ilk tanıştığım gün mavi bir ceket giyiyordun.You were wearing a blue coat the day I first met you.
Üç tane olduğunu söyledin ama ben sadece iki tane bulabildim.You said there were three, but I could only find two.
Tom içkisini bitirdi ve bir tane daha ısmarladı.Tom finished his drink and then ordered another one.
Tom bardağını doldurdu ve sonra Bir tane de Mary için doldurdu.Tom filled his glass and then filled one for Mary.
Tom tanıdığı biriyle karşılaşmayı planlamamıştı.Tom didn't plan on running into anyone he knew.
Tom tanımadığı birinin yanında oturdu.Tom sat down next to someone he didn't know.
Tom ve Mary galiba birbirlerini tanımıyorlar.Tom and Mary probably don't know each other.
Tom'un ödünç alabileceği ekstra bir tanemiz var mı?Do we have an extra one that Tom can borrow?
Tom ve Mary üç yıl önce Boston'da tanıştı.Tom and Mary met in Boston three years ago.
Burada Tom'u tanıyan bir tek biz değiliz.We're not the only ones here who know Tom.
Biz birbirimizi tanıyoruz ancak pek de iyi değil.We know each other, but not all that well.
Tom Boston'da kimseyi tanımadığını söyledi.Tom said he doesn't know anyone in Boston.
Tom ve Mary birbirlerini tanımıyorlar bile.Tom and Mary don't even know each other.
Tom Boston'dan tanıdığım tek adam.Tom is the only guy I know from Boston.
Burada Tom'u tanıyan sadece biziz.We're the only ones here who know Tom.
Tom Mary ile tanıştığından söz etmedi.Tom didn't mention that he'd met Mary.
Tom Mary'nin evinde onunla tanışmanı istiyor.Tom wants you to meet him at Mary's.
Tom ve Mary birbirlerini tanıdılar.Tom and Mary recognized each other.
Güvenebileceğimiz birini tanıyor musun?Do you know someone we could trust?
Tom ve Mary'nin üç tane kızları var.Tom and Mary have three daughters.
Onların orada kaç tane olduklarını biliyorum.I know how many of them there are.
İlk olarak ne zaman tanıştığımızı hatırlıyor musun?Do you remember when we first met?
Kadınlarla tanışmaya başlaman gerek.You need to start meeting women.
Tom seninle tanışmayı çok istiyor.Tom very much wants to meet you.
Tom kimle tanıştığından söz etmedi.Tom didn't mention who he'd met.
Tom ve Mary lisede tanıştılar.Tom and Mary met in high school.
Yarın gece Tom'la tanışacaksın.You'll meet Tom tomorrow night.
Tom Mary'yi hemen tanıdı.Tom recognized Mary right away.
Tom bizimle tanışmayı kabul etti.Tom has agreed to meet with us.
Tanıtım için teşekkür ederim.Thank you for the introduction.
Sen doğmadan önce ben Tom'la tanıştım.I met Tom before you were born.
Tom, Mary'yi tanımadığını söylüyor.Tom says he doesn't know Mary.
Tom'un kız kardeşi ile tanışmanı istiyorum.I'd like to meet Tom's sister.
Daha önce tanıştık, değil mi?We've met before, haven't we?
Tom Mary'yi tanımadığını söyledi.Tom said he didn't know Mary.
Tom beni hemen tanıdı.Tom recognized me right away.
Tom, Mary'nin sesini tanıdı.Tom recognized Mary's voice.
Tom ve Mary hiç tanışmadı.Tom and Mary have never met.
Tom ve Mary'nin ikisi de John'u tanıyor.Tom and Mary both know John.
Onların tanesi otuz dolar.They're thirty dollars each.
Odamda sadece bir tane pencere var.My room has only one window.