tan ile cümle

tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Karısıyla istasyonda tanıştım. Çok çekici.I met his wife at the station. She's very attractive.
Brezilya on tane ülke ve Atlantik Okyanusu ile çevrilidir.Brazil is surrounded by ten countries and the Atlantic Ocean.
O kadını kesinlikle tanımıyorum.I absolutely don't know that woman.
O kadını gerçekten tanımıyorum.I really don't know that woman.
Tom ve Mary, online bir dating web sitesi aracılığıyla tanıştılar.Tom and Mary met through an online dating website.
Tom tanışma randevusuna gitti.Tom went on a blind date.
Mars savaş tanrısıdır.Mars is the god of war.
Onun biri uzun ve diğeri biri kısa iki tane kurşunkalemi vardır.He has two pencils. One is long and the other one is short.
O bir tanrı gibi güzel!He is beautiful like a god!
Bütün memelilerin yedi tane boyun omuru vardır.All mammals have seven cervical vertebrae.
Mary doğru adamla tanışmak istiyor.Mary wants to meet the right man.
Bazen seni tanıdığıma inanmıyorum.Sometimes I don't believe I know you.
Bay Smith ve ben uzun süredir birbirimizi tanıyoruz.Mr. Smith and I have been acquainted with each other for a long time.
Ben üzgünüm. Ben senin adını tanımadım.I'm sorry. I didn't catch your name.
Bay Ichiro Fukuoka, yakın bir arkadaşım, seninle tanışmak istiyor.Mr. Ichiro Fukuoka, a close friend of mine, would like to meet you.
Bay Tanaka küçük bir kırtasiye dükkanı çalıştırarak geçimini yapıyor.Mr. Tanaka makes a living by running a small stationery shop near the station.
Bir sorunu tanımlayabilen kişi zaten onun yarısını çözmüştür.The one that is able to define a problem, already solved half of it.
Daha önce tanıştınız mı?Have you already met?
Önceden birbirinizle tanıştınız mı?Have you already met each other?
Ablanla tanışmak istiyorum.I want to meet your older sister.
İstersen sana bir tane ödünç verebilirim.I can lend you one if you want.
Onunla tanışmak şerefine nail olmadım.I haven't had the honor of meeting him.
Onlar bizi tanır mı?Do they know about us?
Birbirimizi önceden tanıyoruz.We already know each other.
Tom ve Mary bir partide tanıştılar.Tom and Mary met at a party.
Burada çok Esperantistle tanıştın mı?Have you met a lot of Esperantists here?
Tanrı Amerika'yı korusun.God bless America.
"Tanrı seni korusun." "Ben ateistim.""God bless you." "I'm an atheist."
Ben kimseyi tanımıyorum.I don't recognize anyone.
Evde kaç tane bilgisayar var?How many computers do you have at home?
Yakında seninle tanışabileceğimi düşünüyorum.I think that i will be able to meet you soon.
Tanrı bir işaret gönderdi.God sent a sign.
Tanrım! Cüzdanı odamda unuttum!My God! I left the wallet in my room!
Tom'u tanımadığına emin misin?Are you sure you don't know Tom?
Oh Tanrım! Cüzdanı odamda bıraktım!Oh My God! I left the wallet in my room!
Tanrı var ama şifreyi unutmuş.God exists, but he forgot the password.
Asem o gece beş tane tabak kırdı.That night, Asem broke five dishes.
Bu kentteki hiç kimseyi tanımıyorum.I know no one in this city.
Tom dün geceki maçta üç tane touchdown yaptı.Tom scored three touchdowns in last night's game.
Resimdeki insanlardan hiçbirini tanımıyorum.I don't recognize any of the people in the picture.
Kendini nasıl tanımlarsın?How would you describe yourself?
Kendinizi nasıl tanımlarsınız?How would you describe yourself?
Siz ikiniz nasıl tanıştınız?How did you two meet?
Tanrım, onları bağışla; zira onlar ne yaptıklarını bilmiyorlar.Father, forgive them; for they know not what they do.
Bill, Bob'tan daha hızlı koşar.Bill runs faster than Bob.
İsmin tanıdık geliyor.Your name sounds familiar to me.
Tanaka zaten döndü mü?Has Tanaka already returned?
Hemen tanıdım onu.I recognised him immediately.
Tanrı'nın Sözü'nü küçük bir grup imanlıya vaaz ediyor.He was preaching God's Word to a small group of believers.
Neden sadece bir tane muz aldınız?Why did you buy only one banana?
Annemin üç tane köpeği var.My mum has three dogs.
Onların zaten üç tane kedisi var, başka birine ihtiyaçları yok.They already have three cats, they don't need another one.
Dua bir tanrıya ulaşmanın tek yoludur.A prayer is one way to appeal to a deity.
Tanaka bu sabah yaklaşık saat sekizde kalktığını söyledi.Tanaka has said that he got up this morning around eight o'clock.
Onun kaç tane kedisi olduğunu biliyor musun?Do you know how many cats she has?
Kaç tane tabak getirmemiz gerektiğini hatırlamıyor.She doesn't remember how many plates we have to bring.
Kaç tane insanı iyi biliyorsun?How many people do you know well?
Annem onu hiç tanımıyor.My mum doesn't know him at all.
Onun annesini tanıyor musun?Do you know his mum?
Herkes onu tanır.Everybody knows her.

İlgili Sayfalar