tan ile cümle

tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onunla yurt dışında tanışacağı hiç aklına gelmezdi.She never dreamed she'd meet him overseas.
Tom ve Mary Yılbaşı partisinde tanıştı.Tom and Mary met at a New Year's party.
Mary tanınmış bir pop yıldızıdır.Mary is a famous pop star.
Büyük Frederick patatesi Prusya'ya tanıttı.Frederick the Great introduced the potato to Prussia.
Palmiye ağaçları gibi yabancı bitkilerin tanıtımı ekosistemlere zarar verebilir.Introducing foreign plants, such as palm trees can damage ecosystems.
Yabancı bitkilerin ve hayvanların tanıtımı ekosistemler için ciddi hasara sebep olabilir.The introduction of foreign plants and animals can cause severe damage to ecosystems.
Bu çiftin yedi tane çocuğu var.The couple have seven children.
Kaç tane insan İngilizce öğrenmeye çalışıyor?How many men are trying to learn English?
Onu çok az tanımama rağmen, sanırım aşığım.Even though I know so little about her, I think I'm in love.
Kaç tane kimyasal element, suyu oluşturur?Of how many chemical elements is water composed?
Su kaç tane kimyasal elementten oluşur?Of how many chemical elements is water composed?
Benim için başka bir tane var mı?Do you have another one for me?
Pedro, kaç tane dil biliyorsun?Pedro, how many languages do you know?
Uzun süredir onunla tanışmak istiyorum.I've wanted to meet him for a long time.
Bu gömleği sevmiyorum. Bana bir tane daha göster.I don't like this shirt. Show me another one.
Ben bu gömleği sevmiyorum. Lütfen bana başka bir tane gösterin.I don't like this shirt. Please show me another one.
Bay Smith onun bir tanıdığıdır.Mr. Smith is an acquaintance of hers.
O, babamla tanıştığını söylüyor.He says he met my father.
Onu daha önce hiç görmediğim için onu tanımadım.Since I'd never met her before, I didn't know her.
O 5 tane şiir okumamı istedi.She asked me to read 5 poems.
Hikayende kaç tane karakter var?How many characters are there in your story?
Partide Bay Kimura diye biriyle tanıştım.I met a Mr. Kimura at the party.
Onunla geçen yıl bir partide tanıştım.I met him last year at a party.
Bir aktörün izleyicisini tanıması bir zorunluluktur.It is a must for an actor to know his audience.
Yangın kentin doğusundaki dört tane evi yakıp kül etti.The fire burnt down four houses in the east of the city.
Maç için iki tane biletim var.I have two tickets for the game.
Onunla Londra'da kalırken tanıştım.I met him when I was staying in London.
Orada beni tanımıyorlar.They don't know me there.
Daha önce Bay Smith'le tanıştınız, değil mi?You've met Mr. Smith already, haven't you?
Sizi Bay White'a tanıtmama izin verin.Allow me to introduce you to Mr. White.
Sizi Bay White ile tanıştırayım.Let me introduce you to Mr. White.
Bay Brown ile tanışmanı istiyorum.I'd like you to meet Mr. Brown.
Seni Bay Brown ile tanıştırayım.Let me introduce you to Mr. Brown.
Yıllardır Bay Smith'i tanıyorum.I've known Mr. Smith for many years.
John Robert'tan daha yaşlıdır.John is older than Robert.
Sizi Bay Tanaka ile tanıştırayım.Let me introduce you to Mr. Tanaka.
Sizlere Tanaka Bey'i takdim etmeme izin veriniz.Let me introduce you to Mr. Tanaka.
Sana bakan adamı tanıyor musun?Do you know the man that's staring at you?
Ağlayan şu erkek çocuğunu tanıyor musun?Do you know that boy who's crying?
Sizi tanıyor muyum?Do I know you?
Bay Tanaka şu anda masasında değil.Mr. Tanaka is not at his desk right now.
Bay Tanabe şimdi dışarıda.Mr. Tanabe is out now.
O beni tanımıyormuş gibi davrandı.He pretended not to know me.
Beni tanımıyor numarası yaptı.He pretended not to know me.
Artık Bay Tanaka ile görüşmüyorum.I don't associate with Mr. Tanaka any more.
Tom bir tanıtım etkinliğine katıldı.Tom took part in a promotional event.
Yalnızca dört tane at yarıştaydı.Only four horses were in the race.
Bu dün orada tanıştığım çocuk.This is the boy I met there yesterday.
Evrende kaç tane galaksi var?How many galaxies are there in the universe?
Yüce Tanrı, Tanrı olmayı unuttu.The utmost God has forgotten to be God.
Bay Tani ve karısı partide mevcuttu.Mr. Tani and his wife were present at that party.
Lisemizde yaklaşık bin tane öğrenci var.There are about 1,000 students at our high school.
Tom Tanrı ile şeytan arasındaki farkı bilmiyor.Tom doesn't know the difference between God and the Devil.
Gemide 48 tane denizci vardır.Forty-eight sailors are on the ship.
Dün öğleden sonra tanıştığım kızdan çok hoşlanıyorum.I like the girl I met yesterday afternoon very much.
İngilizce öğretmenim Bay Taniguchi'ye saygı duyuyorum.I respect my English teacher, Mr. Taniguchi.
Marius, Marcus'tan daha uzundur.Marius is taller than Marcus.
Tom'la nerede tanıştın?Where did you meet Tom?
Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom.
Bay Tanaka bize yeni doğmuş çocuğunun bir sürü resmini gösterdi.Mr. Tanaka showed us many pictures of his newborn baby.

İlgili Sayfalar