tan ile cümle

tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
John seninle tanışıncaya kadar tembel bir kişiydi.John was a lazy person until he met you.
Halkın sesi, tanrının sesidir.The voice of the people is the voice of god.
Bir taneye sahiptim ama o çalındı.I used to have one, but it was stolen.
Başlangıçta Tanrı gökleri ve yeri yarattı.In the beginning God created the heavens and the earth.
Tom Jackson'larla tanışmak istiyordu.Tom wanted to meet the Jacksons.
Seni geçen gün bahsettiğim beyefendiyle tanıştırmak istiyorum.I'd like to introduce to you the gentleman I told you about the other day.
İç Savaş sırasında kaç tane atın öldüğünü merak ediyorum.I wonder how many horses died during the Civil War.
Seni ekiple tanıştıracağım.I'll introduce you to the team.
Seni tanıştırmak istediğim birisi var.There's someone I'd like you to meet.
Orada kaç tane kurban vardı?How many victims were there?
Bir bardak istiyor musun? Masanın üzerinde bir tane var.Do you want a glass? There is one on the table.
Senin Tanrın şimdi nerede?Where's your God now?
Tanrın şimdi nerede?Where is your God now?
Kaç tane insan öldü?How many people have died?
Sonunda doğru kadınla tanıştım.I finally met the right woman.
Birbirinizi nereden tanıyorsunuz?Where do you know each other from?
Sana bir tane borçluyum.I owe you one.
Tango küçük bir köyde küçük bir erkek çocuğuyla yaşar.Tango lives with a small boy in a little village.
Tom'un niçin Mary ile tanışmak istemediğinden emin değilim.I'm not sure why Tom didn't want to meet Mary.
Seninle kişisel olarak hiç tanışmadım.I have never met you in person.
Sizinle bizzat tanışmadım.I have never met you in person.
Bu caddede üç tane güzellik salonu var.There are three beauty salons on this street.
Erik; düne kadar tanıdığım en donuk insan olan Emily'den daha donuk.Erik is duller than Emily who, until yesterday, was the dullest person I knew.
Tanrı her şeyin sebebidir.God is the cause of everything.
Tektanrıcılar için, sadece tek bir Tanrı vardır.For monotheists, there only exists one God.
Monoteistler için, sadece tek bir Tanrı vardır.For monotheists, there only exists one God.
Monoteistler için, yalnızca tek bir tanrı vardır.For monotheists, there only exists one God.
Bizim dairemizin beş tane odası var.Our flat has five rooms.
İslam, Musevilik ve Hristiyanlık üç büyük tek tanrılı dindir.The three major monotheistic religions are Christianity, Islam and Judaism.
Seninle tanışmadan önce hiç bu şekilde hissetmedim.Before I met you, I never felt this way.
Seni iyi bir diş hekimi ile tanıştırayım.Let me introduce you to a good dentist.
Ben sizi eşime tanıtmak istiyorum.I'd like to introduce you to my wife.
" Şimdiye kadar tanıştığım en nazik kişisin." " Bunu herkese söyle. ""You're the kindest person I've ever met." "You say that to everyone."
Tom partiyi tanımayı diledi.Tom wished he'd known about the party.
Tom her gün tan ağarırken kalkar.Tom wakes up at the crack of dawn every day.
Tom Mary'yi tanıdığımı düşündü.Tom thought I knew Mary.
Bugün yeni bir felsefe öğretmeni ile tanıştım.Today, I met my new philosophy teacher.
Danimarka dünyanın ilk yağ vergisini tanıttı.Denmark has introduced the world's first fat tax.
Tom güçlükle Mary'yi tanıdı.Tom scarcely recognized Mary.
Diz çöktün, af için Tanrı'ya yalvarıyordun.You knelt down, begging God for forgiveness.
İlk başta birbirimizi hiç tanımıyorduk. Zamanla birbirimizi tanıdık.At first, we weren't familiar at all. Over time we got to know each other.
Amerikan bayrağının elli tane yıldızı vardır.The American flag has fifty stars.
Aileyi tanıyor musun?Do you know the family?
Geçen hafta onu seninle tanıştırmıştım.I introduced her to you last week.
Japonya'da tanıştığımız için memnunum.I am pleased to meet you in Japan.
Efsane, onun, kılıcını tanrıların kendi ellerinden aldığını söyler.The legend says he received his sword from the hands of the gods themselves.
Ben onu bir yıldır tanıyorum.I've known him for one year.
Bu bana tanıdık geliyor.That seems familiar to me.
Sen hâlâ iki yıl önce tanıdığım aynı şımarık küçük kızsın.You're still the same spoiled little girl I knew two years ago.
Tom uzun zamandır Mary'yi tanıyor.Tom has known Mary a long time.
Tom kendini tanıttı.Tom introduced himself.
Bay Tanaka dostlarımızdan biridir.Mr. Tanaka is one of our friends.
Beni tanıdığına emin misin?Are you sure that you know me?
Ben hatalarımdan çok şey öğrendim, birkaç tane daha yapmayı düşünüyorum!!I've learned so much from my mistakes, I'm thinking of making a few more!!
İki tane kız kardeşim var ve ikisi de evli.I have two sisters and both are married.
O Sao Paulo'nun içindeki dört tane çok büyük çiftliğin sahibidir.He is the owner of four very big farms in the interior of Sao Paulo.
Bu şapka çok küçük. Lütfen başka bir tane gösterin .This hat is too small. Please show me another one.
Tanrı bana mutluluk verir.God gives me happiness.
Senin projenle ilgilenebilecek birini tanıyorum.I know someone who may be interested in your project.
Tanrı, duamı duy.God, hear my prayer.

İlgili Sayfalar