tan ile cümle
tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tanah, Yahudi İncilidir.The Tanakh is the Jewish Bible.
Bir zamanlar, Tango adında bir kedi varmış.Once upon a time, there was a cat whose name was Tango.
O tamamen siyahtı ve bu nedenle Tango the Black Cat deniliyordu.He was completely black and was therefore called Tango the Black Cat.
Tango küçük bir köyde küçük bir çocukla yaşıyordu.Tango lived with a small boy in a small village.
Küçük çocuk Tango'nun tek dostuydu.The small boy was Tango's only friend.
Küçük çocuk hariç hiç kimse Tango ile oyun oynamak istemedi.No one wanted to play with Tango except the little boy.
Kendini tanımak çok zordur.It's very difficult to know yourself.
Tanrının yasasına göre yaşıyor.He lives according to the law of the Lord.
Bu resimdeki kişiyi tanıyabilir misin?Can you recognise the person in this picture?
O, nişanlısını tanıttı.He introduced his fiancee.
Kaç tane misafir davet ettin?How many guests did you invite?
Aşk sınır tanımaz.Love knows no limits.
Onlar tanrılara kurban olarak bir keçi öldürdüler.They killed a goat as a sacrifice to the gods.
Latince konuşan bir adam tanıyorum.I know a man who speaks Latin.
Onları tanımıyorum.I don't know them.
O, tanıdık görünüyor.It looks familiar.
O, tanıdık geliyor.It sounds familiar.
Tanrım, beni arkadaşlarımdan kurtar, düşmanlarımla kendim ilgileneceğim!Save me, Lord, from my friends, I will deal with my enemies myself!
İnsan değerini tanıyan kişinin uğruna ölür.Man dies for the sake of the one who recognizes his worth.
Tom'un arabası tamponunda büyük bir göçük olduğu için kolaylıkla tanınabilir.Tom's car is easily recognizable since there is a big dent in the front bumper.
Tom Mary ile asla tanışmamış olmayı diledi.Tom wished he'd never met Mary.
Tom orkestra üyelerinden bazıları ile tanışıp tanışamayacağını görmek için kulise gitti.Tom went backstage to see if he could meet some of the band members.
Tom Mary'yi daha iyi tanımak istiyor.Tom wants to get to know Mary better.
Tom, Mary'nin annesiyle tanışmasını istiyor.Tom wants Mary to meet his mother.
Tom Mary'yi daha iyi tanımak istedi.Tom wanted to get to know Mary better.
Tom bir soprano saksafon almak istedi fakat bir tane almaya gücü yetmedi.Tom wanted to buy a soprano sax, but couldn't afford one.
Tom Mary'den ebeveynleri ile tanışmasını istedi.Tom wanted Mary to meet his parents.
Tom Mary'ye karşı tanıklık etmek için isteksiz gibi görünüyor.Tom seems to be unwilling to testify against Mary.
Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha hızlı koşar.Tom runs faster than anyone else I know.
Tom, Mary'yi John'a tanıştırdığından pişmanlık duyuyor.Tom regrets having introduced Mary to John.
Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha çok kitap okur.Tom reads more books than anyone else I know.
Tom tanıdığım herkesten daha iyi gitar çalar.Tom plays the guitar better than anyone else I know.
Tom Mary ile birkaç yıl önce tanıştı.Tom met Mary a couple of years ago.
Tom kızı Boston'da yaşayan bir adam tanıyor.Tom knows a man whose daughter lives in Boston.
Tom Fransızca konuşan bir adam tanıyor.Tom knows a man who speaks French.
Tom babası Vietnam Savaşında bir helikopter pilotu olan bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom, babası Vietnam Savaşı sırasında helikopter pilotluğu yapmış bir adam tanıyordu.Tom knew a man whose father was a helicopter pilot during the Vietnam War.
Tom tanıdığım en zeki adamdır.Tom is the smartest man I know.
Tom tanıdığım en zengin kişidir.Tom is the richest man I know.
Tom tanıdığım en şişman insandır.Tom is the fattest man I know.
Tom tanıdığım en iyi-görünüşlü kişidir.Tom is the best-looking man I know.
Tom üvey oğlunu Mary'nin üvey kızına tanıttı.Tom introduced his stepson to Mary's stepdaughter.
Tom kendini Mary'nin eski-kocası olarak tanıttı.Tom introduced himself as Mary's ex-husband.
Tom Mary'yi çocukluğundan beri tanımaktadır.Tom has known Mary since childhood.
Tom tanıştığı her kadına âşık olur.Tom falls in love with every woman he meets.
Tom tanıdığım başka herhangi birinden daha çok içer.Tom drinks more than anyone else I know.
Tom onu herhangi birinin tanıyacağını düşünüyordu.Tom didn't think that anyone would recognize him.
Tom partide hiç tanıdık yüzler görmedi.Tom didn't see any familiar faces at the party.
Tom bir tanıtım dublörü olarak onu yaptı.Tom did it as a publicity stunt.
Tom yeni icadını hem John'a hem de Mary'ye tanımladı.Tom described his new invention to both John and Mary.
Tom şirketin en yeni ürününü kalabalığa tanıttı.Tom demonstrated the company's newest product to the crowd.
Tom kesinlikle polisin bize verdiği tanıma uyuyor.Tom certainly fits the description that the police gave us.
Tom ve Mary birbirlerini tanıyorlardı.Tom and Mary got to know each other.
Tom ve Mary birbirlerini tanımazlar.Tom and Mary don't know each other.
Tom neredeyse Mary'yi tanımadı.Tom almost didn't recognize Mary.
Ne kadar zamandır Tom'u tanıyorsun?How long have you known Tom?
Geçen hafta bana tanıştırdığın senin şu arkadaşına ne oldu?What happened to that friend of yours that you introduced me to last weekend?
İnsanlar tanrının var olduğuna inanırlar.People believe that god exists.
Kaç tane mango istiyorsun?How many mangoes do you want?
Onun düşündüğü bütün şey onunla tanışmak.All he is thinking about is meeting her.