tan ile cümle
tan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanlarla arkadaş olmanın onları ne kadar süredir tanıdığınla bir ilgisi yoktur.Making friends with people doesn't have anything to do with how long you know them.
İnsanlarla tanışmakta iyi değilim.I'm not good at meeting people.
Bir kişinin karakterini tanı ve saygı duy.Recognize and respect the personality of a person.
Bir insanı tanımak için, onunla sadece bir hafta seyahat etmelisin.In order to know a man, you have only to travel with him a week.
Su tankı sivrisinek larvalarıyla dolu.The water tank teems with mosquito larvae.
Öğrencilerin teker teker ayağa kalktılar ve kendilerini tanıttılar.The students stood up one by one and introduced themselves.
Artık İncil'i bilmeyen insanlarla tanışmak oldukça yaygın.It is quite common now to meet with young people who do not know the Bible.
Jane'i sesinden derhal tanıdım.I recognized Jane at once by her voice.
Petrol tankerle nakledilir.Oil is transported by tanker.
Ofiste bir tane satın almak zorundasın.You have to buy one at the office.
Öğretmeni hemen tanıdım; çünkü onunla daha önce karşılaşmıştım.I recognized the teacher at once, because I had met him before.
Öğretmen Tanaka'yı övgü için ayırdı.The teacher singled out Tanaka for praise.
Geçen gün parkta kızla tanıştım ve onu tekrar gördüm.I met the girl in the park the other day, and I saw her again.
Daha önce onunla tanıştım.I have met her before.
Onunla daha önce karşılaştığım için onu bir kerede tanıdım.Having met him before, I recognized him at once.
Seni gelecek vadeden genç bir yazarla tanıştırayım.Let me introduce a promising young writer to you.
Penceredeki kızla tanışmak ve konuşmak istedim.I wanted to meet and talk with the girl at the window.
Pencerenin yanında duran kızı tanıyor musun?Do you know the girl standing by the window?
Köydeki herkes onu tanırdı.Everybody in the village knew him.
Bana bir tane daha gösterir misin?Could you show me another one?
Başka bir tane gösterebilir misin?Could you show me another one?
Birçok Avrupalı modern Japonya'yı tanımıyor.Many Europeans do not know modern Japan.
Tanrım! Araba anahtarlarını kaybettim.My goodness! I have lost the car keys.
Onu tanıyan bir var mı?Does anybody know him?
Kimseyle tanışmadım.I didn't meet anyone.
Kimle tanıştığım hiç fark etmez.It makes no difference who I meet.
Herkes çocuğu gerçek bir deha olarak tanır.Everyone recognizes the boy as a real genius.
Herkes onu görkemli bir piyanist olarak tanıdı.Everyone recognized him as a brilliant pianist.
Kimse ona uygun bir fırsat tanımadı.No one gave him a good chance.
15 dolarlık el fenerlerinden on tane hemen yollayabilir misin?Can you please send ten $15 flashlights immediately?
Sınıf öğretmenimiz Bay Tanaka evlendi.Mr. Tanaka, our homeroom teacher, got married.
Yerküre gezegenlerden bir tanesidir.The earth is one of the planets.
Depremde hissettiğimiz korku tanımlamanın ötesindeydi.The fear we felt at the earthquake was beyond description.
Bir kuş ötmesiyle ve bir insan konuşma tarzıyla tanınır.A bird is known by its song and a man by his way of talking.
Bahçedeki bütün ağaçları tanımlayabiliyor musun?Can you name all the trees in the garden?
Uygun bir fırsat varsa, sizi onunla tanıştıracağım.If there is a suitable occasion, I'll introduce you to him.
Bay Tanaka telefona istendiniz.Mr Tanaka, you are wanted on the phone.
Bayan tanaka daktiloyla yazabilir, değil mi?Ms. Tanaka can type, can't she?
Bay Tanaka bizim arkadaşımızdır.Mr Tanaka is a friend of ours.
Tanaka ailesi onlarla yemek yemem için beni davet etti.The Tanakas invited me to dine with them.
Bay Tanaka çok zengin görünüyor.Mr Tanaka appears very rich.
Profesör Tanaka birinin kendisine çalışmasında yardım etmesini istiyor.Professor Tanaka wants somebody to help him with his study.
Son altı aydır Tanaka'dan haber almadım.I haven't heard from Tanaka for the last six months.
Bay Tanaka piyanoyu iyi çalabilir.Mr. Tanaka can play the piano well.
Bay Tanaka şövalye gibi bir adamdır.Mr Tanaka is a chivalrous man.
Bay Tanaka bir doktor, değil mi?Mr Tanaka is a doctor, isn't he?
Size Bay Tanaka'yı tanıtabilir miyim?May I introduce Mr. Tanaka to you?
Bayan Tanaka yıllardır Amerika'da bulunduğu için çok iyi İngilizce konuşur.Having been in America for many years, Miss Tanaka is a very good speaker of English.
Dr. Tanaka üç yüz fare üzerinde iki yıldır deneyler gerçekleştirdi.Dr. Tanaka carried out tests for two years on three hundred rats.
Onu trende ilk başta tanımadım.I didn't recognize him at first on the train.
Bir trende şans eseri onunla tanıştım.I met her by chance on a train.
Cumartesi günleri kaç tane dersiniz var?How many classes do you have on Saturdays?
Sana yeni bir tane alayım.Let me buy you a new one.
İki kızın her birini tanıyor musun?Do you know either of the two girls?
Vücut ve ruh ikizdir: Sadece Tanrı hangisinin hangisi olduğunu bilir.Body and spirit are twins: God only knows which is which.
Gök kuşağında kaç tane renk görüyorsun?How many colors do you see in the rainbow?
Hioka Park'tan sizin ofise nasıl giderim?How do I get to your office from Hioka Park?
Japon sporcular kaç tane madalya topladı?How many medals did the Japanese athletes collect?
Japon satrancında kaç tane farklı parça var?How many different pieces are there in Japanese chess?
Japonya o ülkenin yeni hükümetini tanıdı.Japan recognized the new government of that country.