tanır ile cümle

tanır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Eski bir Rus atasözü şöyle der: "Bir kişiyi onunla bir pud tuz yediğinde tanırsın."An old Russian proverb reads, "You know a man when you have eaten a pood of salt with him."
Bölge 4.2, destekleyici −35 öğesini tanır ve ona bağlanır. [1]Region 4.2 recognizes and binds to the promoter −35 element.[7]
St. John, aktör Robert Wagner ile evlidir ve onu 8 yaşından beri tanır.St. John is married to actor Robert Wagner and has known him since she was 18 years old.
Bu ilke, savaşan bir tarafın savaş yoluyla edindiği topraklarda hak iddia etmesine olanak tanır.This principle enables a belligerent party to claim territory that it has acquired by war.
Görsel kayıt teknolojisi, verileri manipüle edilmesine de olanak tanır.Visual recording technology also allows us to manipulate the data.
Telefos ve Auge daha sonra birbirlerini tanırlar.He and Auge then recognized each other.
Jeong Woo, Park Yi'yi Hye-young'dan özür dilemeye gittiğinde görmüştür ve onu tanır.Jeong Woo came to know Park Yi as Hye-young's friend when he had gone to apologise to her.
Yerleşik Seslendirme özelliği, sesin kaydedilmesine ve çekime eklenmesine olanak tanır.The built-in Voice over feature allows for recording voice and adding it to the footage.
Odak filtreleri, uygulamalarda etkin duruma göre farklı içerikler göstermesine olanak tanır.Focus filters allow apps to show different content based on the active status.
İslami gelenek, hem erkeklerin hem de kadınların cinsel arzularını tanır.The Islamic tradition recognizes the sexual desires of both men and women.
Kalabalığın içinde duran Aleksei ve Natasha birbirlerini tanır ve yeniden bir araya gelirler.Standing in the crowd, Aleksei and Natasha recognize each other and are reunited.
MÖ 1. yüzyıl) Glaukias'ı Kleitos'un ortadan kaybolmasından sonra İlliryalıların kralı olarak tanır.1st century BC) recognizes Glaukias as the king of Illyrians after the disappearance of Cleitus.
Biz onu tanırız.Wir kennen ihn.
Tom bizi iyi tanır.Tom kennt uns gut.
Ne kadar çok insan tanırsanız, onları ziyaret etmek için o kadar az zamanınız olur.Je mehr Leute du kennst, desto weniger Zeit hast du, sie zu besuchen.
Rabbimizi, “Rabb-ül-âlemin” olarak tanırız.(Erhebet eure Herzen!)“ Gemeinde: „Wir haben sie beim Herrn.
Şamanlar bu âlemlere yolculuk yapmak için birçok girişler tanırlar.Schamanen kennen mehrere Eingänge in diese Welten.
Ancak o zaman RPZ kalan noktalar için öncelik tanır.Erst dann greift zur Priorisierung der restlichen Punkte die RPZ.
Onu tanırdım Horatio.Gab Horaz heraus.
Biz birbirimizi 30 yıldır tanırız.Beide hatten sich bereits seit 30 Jahren gekannt.
Köy ahalisi topyekün birbirini tanır ve yardımlaşırdı.Die ländliche Bevölkerung musste und konnte sich selbst helfen.
Bendenizi yakından tanırsınız.Schnell lernen sich die beiden näher kennen.
Onu en iyi Watari tanır.Dazu kommt der beste Vizemeister.
O, bundan sonra başka benleri de tanır ve kabul eder.Seine Freunde erkennen das nun auch und akzeptieren es.
O şahıs onun manevi babası haline gelerek onu iyice tanır.Der Geist gibt sich ihm als der Geist seines Vaters zu erkennen.
Roach'u diğerlerinden daha çok tanır.Barry hat mehr Brochs ausgegraben als jeder andere.
Bazıları palindromik dizileri tanır, bazılarının tanıma dizileri ise asimetriktir.Die meisten wissen nicht, wo Panama liegt, und einige geben ihnen falsche Richtungsangaben.
"Tağmaç Paşa'yı biz de tanırız".Er ist auch als Şakir Paşa bekannt.
Brinker adamı tanır.Tscherwjakow erkennt den Herrn.
L'i çok iyi tanır.Ach, der, den kenne ich gut.
Burada herkes birbirini tanır, birbiriyle her şeylerini paylaşırmış.Beide hatten sich sehr gerne und teilten alles miteinander.
Onu göbeği olmadığından tanırlar.Hören kann sie diese nicht, da sie taub ist.
Onu çocukluğumdan beri tanırım.Je la connais depuis mon enfance.
Birçok insan onu tanır.De très nombreuses personnes le connaissent.
Onu çocukluğundan beri tanır.Elle le connait depuis l’enfance.
Uzun zamandan beri birbirlerini tanırlar.Ils se connaissent depuis très longtemps.
Rabbimizi, “Rabb-ül-âlemin” olarak tanırız.Sachez que Mawlâ-nâ (notre Seigneur) est le Résurrecteur (Qâ’im al-Qiyâma).
Onu tanırdım Horatio.Je l'ai connu, Horatio ».
Ona dokununca ellerinin şeklinden onu tanır.S'il en a connus il s'en est détourné.
Jack, Locke'ı ameliyat etmek üzereyken, onu tanır.Jack doit ensuite opérer Locke qu'il reconnait également.
2006 sonbaharı itibarıyla ARBA 47 tavşan ırkını ve 13 kobay ırkını tanır.Elle reconnaît 47 races de lapin et 13 races de cobaye.
"Ayşegül Sarıca'yı ne kadar tanırsınız?".Sais-tu combien je pais mon styliste maintenant ?"
Ne Kendi Tanır Ne de Söz Edeni Vardır (2000).Il n’est jamais révélé et ceux qui sont au courant n’en disent pas un mot.
Eskiden Kim'in babasını tanır.Il a jadis connu le père de Zia.
Biz birbirimizi 30 yıldır tanırız.Les deux hommes se connaissent depuis trois ans.
Bendenizi yakından tanırsınız.Les deux hommes se connaissent bien.
Aynı zamanda peri masalı yazarı George MacDonald'ı iyi tanırdı.Les travaux de l'ecclésiastique George MacDonald sont aussi très populaires.
Davarlarını otlatırlar ve çevreyi tanırlar.Il y explore le village et ses environs.
Genelde değişik dosya biçimlerini tanır.Souvent, elle reconnaît plusieurs formats de fichiers.
L'i çok iyi tanır.Je le connais bien.
Örneğin, üç tur sekiz oyuncunun, dört tur ise on altı oyuncunun sıralanabilmesine olanak tanır.Par exemple, 3 tours sont nécessaires pour 8 joueurs, 4 tours pour 16 joueurs et ainsi de suite.
Mikromercekleme yöntemi, çok az veya hiç ışık salmayan nesnelerin saptanmasına olanak tanır.La microlentille permet d'étudier les objets qui n'émettent que peu ou pas de lumière.
Jason Ivan'ı görünce tanır.Pour les articles homonymes, voir Ivan Johnson.
Corto ayrıca kimi tarihi şahsiyetleri bilir ve tanır.Castan y réalise également quelques histoires courtes et illustrations.
On yıldır Taro'yu tanırım.Conozco a Taro desde hace diez años.
Onu benim tanıdığımdan daha iyi tanırsın.Le conoces mejor que yo.
Onu çok iyi tanırım.Le conozco muy bien.
Herkes Bay Hashimoto'yu tanır.Todo el mundo conoce al señor Hashimoto.
Kötü günlerin de iyi tarafları vardır, insanları tanırsın.También hay un lado bueno en los días malos: así conoces a la gente.
Biz birbirimizi 30 yıldır tanırız.Que ambos nos conocemos desde siglos.
İlgili Sayfalar