tanınan ile cümle

tanınan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.Họ kêu và hỏi đây có phải là nơi Si-môn tức Phi - e-rơ ở chăng .
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.Họ kêu và hỏi đây có phải là nơi Si-môn tức Phi -e-rơ ở chăng.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.In pokličejo ter vprašajo, če Simon, s priimkom Peter, tu gostuje.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.ja tiedustelivat kuuluvalla äänellä, majailiko siellä Simon, jota myös Pietariksi kutsuttiin.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.불러 묻되 베드로라 하는 시몬이 여기 우거하느냐 하거늘
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.Lalu mereka memanggil orang dan bertanya, "Apakah di sini ada tamu yang menginap, yang bernama Simon Petrus?
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.och ropade på någon för att få veta om Simon, som ock kallades Petrus, gästade där.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.Og de råbte og spurgte, om Simmon med Tilnavn Peter havde Herberge der.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.og de ropte inn og spurte om Simon som kaltes med tilnavn Peter, bodde der.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.riefen und forschten, ob Simon, mit dem Zunamen Petrus, allda zur Herberge wäre.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.şi au întrebat cu glas tare dacă Simon, zis şi Petru, găzduieşte acolo.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.vroegen of daar ook een zekere Petrus logeerde.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.και φωναξαντες ηρωτων αν ο Σιμων ο επονομαζομενος Πετρος ξενιζεται ενταυθα.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.И докато Петър още размишляваше за видението, духът му рече: Ето, трима човека те търсят.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.и, крикнув, спросили: здесь ли Симон, называемый Петром?
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.і покликнувши спитали: Чи тут гостює Симон, на прізвище Петр?
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.ויקראו וידרשו היש מתגורר שם שמעון המכנה פטרוס׃
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.ونادوا يستخبرون هل سمعان الملقب بطرس نازل هناك‎.
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.喊 著 問 、 有 稱 呼 彼 得 的 西 門 住 在 這 裡 沒 有
Evdekilere seslenerek, ‹‹Petrus diye tanınan Simun burada mı kalıyor?›› diye sordular.喊 著問 、 有 稱呼 彼得 的 西門 住在 這裡 沒有
Fish olarak tanınan Abdullah Hassan, Kenya'daki mülteci kampı Dadaab'da 23 yıldır yaşıyor.Abdullah Hassan, conocido como Fish, vivió en el campo de refugiados Dadaab en Kenia durante 23 años.
Fish olarak tanınan Abdullah Hassan, Kenya'daki mülteci kampı Dadaab'da 23 yıldır yaşıyor.Abdullah Hassan, surnommé Fish, a vécu 23 ans dans le camp de réfugiés de Dadaab, au Kenya.
Fish olarak tanınan Abdullah Hassan, Kenya'daki mülteci kampı Dadaab'da 23 yıldır yaşıyor.Абдулла Хассан, по прозвищу Фиш, прожил в лагере беженцев Дадааб в Кении 23 года.
Hindistan'da Khiri ve Nainital Rana Tharular'ı kanunen tanınan kabileler.Di India, Rana Tharus-Khiri dan Nainital adalah suku yang dilindungi.
Hindistan'da Khiri ve Nainital Rana Tharular'ı kanunen tanınan kabileler.En India, los Rana Tharus de Khiri y de Nainital se encuentran en tribus.
Hindistan'da Khiri ve Nainital Rana Tharular'ı kanunen tanınan kabileler.În India, populația Tharu din Khiri și Nainital este considerată populație defavorizată.
Hindistan'da Khiri ve Nainital Rana Tharular'ı kanunen tanınan kabileler.In Indien gehören die Rana Tharu aus Khiri und Nainital zu der Gruppe registrierter Stämme und Völker.
Hindistan'da Khiri ve Nainital Rana Tharular'ı kanunen tanınan kabileler.Στην Ινδία, οι Rana Tharus του Κίρι και Ναϊνιτάλ είναι οργανωμένες φυλές.
Hindistan'da Khiri ve Nainital Rana Tharular'ı kanunen tanınan kabileler.В Индии рана ххару из Кхири и Найнитала - это племя, включенное в списки .
İşte, 'Amerikalı zenci' olarak tanınanlara giderdi.Er ginge zum sogenannten "Amerikanischen Negro". Gefängnis, 1946
İşte, 'Amerikalı zenci' olarak tanınanlara giderdi. [Hapishane, 1946]그는 소위 미국의 흑인 될 것 이다.
İşte, 'Amerikalı zenci' olarak tanınanlara giderdi. [Hapishane, 1946]Θα πήγαινε σε αυτόν που ονομάζουν Αμερικάνο νέγρο.
İşte, 'Amerikalı zenci' olarak tanınanlara giderdi. [Hapishane, 1946]سيذهب للمدعوين الأمريكان الزنوج.
Kendisi Meksika'da tanınan bir ressam, ABD'ye davet ediliyor.Той вече е бил утвърден художник, известен в Мексико, и са го поканили в Щатите.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.C'était un révolutionnaire connu à Paris à cette époque.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Dia adalah seorang revolusioner terkenal di Paris pada saat itu.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.El era un binecunoscut revoluţionar din Parisul acelor vremuri.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Era un famoso revolucionario en París en ese momento.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Era un noto rivoluzionario nella Parigi di allora.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Er war zu jener Zeit ein bekannter Pariser Revolutionär.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Hij stond in Parijs bekend als revolutionair.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Jól ismert forradalmár volt akkoriban Párizsban.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.그는 당시 파리에서 잘 알려진 혁명 당원이었지요.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Znany w Paryżu rewolucjonista.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Εκείνο τον καιρό, ήταν γνωστός επαναστάτης στο Παρίσι.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.В той час він був добре відомим революціонером у Парижі.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Он был известным в то время в Париже революционером
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.Той бил известен революционер в Париж по онова време.
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.הוא היה מהפכן ידוע בפריז של אותה התקופה
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.كان ثوريا معروفا أنذاك في باريس
Kendisi o zamanlar Paris' te tanınan bir devrimciydi.ガロアは地元の病院で
Merkez'de bile tanınan simyacılar.De är berömda alkemister, till och med i högkvarteret.
Merkez'de bile tanınan simyacılar.De er berømte alkymister.
Merkez'de bile tanınan simyacılar.He ovat tunnettuja alkemisteja Centralissakin.
Merkez'de bile tanınan simyacılar.Są cenionymi alchemikami, nawet w Central City.
Merkez'de bile tanınan simyacılar.São alquimistas bem conhecidos, até na Central.
Merkez'de bile tanınan simyacılar.Son alquimistas conocidos, incluso en Central.
Merkez'de bile tanınan simyacılar.Sono alchimisti molto conosciuti, anche a Central City.
Merkez'de bile tanınan simyacılar.Είναι γνωστοί αλχημιστές, ακόμη και στο Σέντραλ.
Merkez'de bile tanınan simyacılar.Они алхимики, хорошо известные даже в Централе.
İlgili Sayfalar