Bu yüzden SIL International Sikkem yazı sistemini "Bodhi stili" olarak tanımlar.SIL International tak popisuje sikkimský písemný systém jako „bodhi styl“.
Sun JDS'i Solaris 10'un önemli bir parçası olarak tanımlar.JDS je začleněn od Solarisu 10.
RFC 791 belgesi IP parçalama, taşıma ve datagramların yeniden birleştirme prosedürünü tanımlar.RFC 791 popisuje postup pro fragmentaci IP datagramů, jejich přenos a zpětné sestavení.
Tacitus onu, döneminin en sevimli kadını diye tanımlar.Manehto ji popisuje jako nejkrásnější ženu své doby.
RFC 815 ise birleştirmenin kolaylaştırılmış algoritmasını tanımlar.RFC 815 popisuje zjednodušený algoritmus, který lze u síťových zařízení snadno realizovat.
Farklı tanımlar kullanılıyor olsa da, ücretsiz içerik açık içerik ile yalnızca yasal olarak benzerdir.I když je jinak definován, z právního hlediska je svobodný obsah velmi podobný otevřenému obsahu.
Her iki koşulda da API servise ulaşımı tanımlar.Zároveň se v obou případech zaznamená kontakt na rychloměrný proužek.
Visual Studio Shell, herhangi bir IDE'de gerekli işlevselliği sağlamak için bir dizi VSPackages tanımlar.Visual Studio Shell definuje sadu balíčků VSPackage, která poskytuje funkčnost potřebnou v jakémkoliv IDE.
Mikrokomuttaki koşulu tanımlar.Průhledy do mikrokosmu.
Birçok analizci bu yüzden onu deist olarak tanımlar.Většina odborníků však text považuje za podvrh.
Geleneksel olarak İsa'nın doğum tarihini tanımlar.Při prvním pohledu jde o klasickou scénu narození Ježíše Krista.
Bu tür tanımlar yeni bir bilgi vermez.Tyto příkazy dále nevrací žádnou další informaci.
İnsanların talep etme nedenlerine göre güvenirliğin farklı tanımları vardır.Podle toho, co od reklamy očekáváme, zvolíme různé účely.
Farklı para arzı tanımları vardır.Rozlišuje se několik druhů prachových per.
Tanımlar tartışma konusu olmaktadır.Druh stromů je předmětem diskuse.
Bir başka teori bu insanları Troya halkı olarak tanımlar.Tyto asteroidy jsou známé jako Trojáni.
Bu ağlayış sendromu tanımlar.Používá se k tomu tzv. synchronizátor.
Kendini "evet diyen" olarak tanımlar.Jeden druhého oslovovali „hej chlápku“.
Birincisi, negatif özgürlük bir tür özgürlük alanı (yasaların yokluğunu) tanımlar.Pojetí svobody je vymezeno vztahem „svoboda od“ (něčeho).
Evrensel tutarlı tanımlar momentum ve açısal momentum için vardır.Pro hybnost a moment hybnosti existují odpovídající globální definice.
Öyle ki, bazıları bu sistemi, ‘delege edilebilir vekillerle doğrudan demokrasi’ olarak tanımlar.Tyto tvary lze všechny vyložit jako „žena, která vládne“.
Yapılmaması yapılmasından daha iyi olan davranışları tanımlar.Mohou se chovat tak, jak by se jinak nechovali.
Metrik tensör uzayzamanın geometrisini tanımlar.Un tensor metric descrie o geometrie a spațiutimpului.
Hanna ailesini "güçlü ve soylu bir İrlanda-Amerikan aile" olarak tanımlar.Hanna și-a descris familia ca fiind „o familie de irlandezi americani plină de viață”.
Simetrinin hassas tanımının değişik ölçüleri ve işlemsel tanımları vardır.Noțiunile de simetrie precise au diferite măsuri și definiții operaționale.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.Teoria sintetică a evoluției definește evoluția ca o schimbare în timp în cadrul acestei variații genetice.
Sosyolog Martin Shaw ise Kamboçya soykırımını "Soğuk Savaş döneminin en mutlak soykırımı" olarak tanımlar.Martin Shaw a descris aceste atrocități ca „cel mai pur genocid din era Războiului Rece.”
Ana bilgi teknolojisi kaynaklarını tanımlar.Identificarea surselor de informații necesare .
Zamansal uyumluluk ise zamanda farklı anlarda gözlemlenen dalgalar arasındaki ilişkiyi tanımlar.Pentru conveniență, se va discuta despre semnalele care variază în timp.
Tanımlar tartışma konusu olmaktadır.Identificarea cuvintelor înrudite este problematică.
İsrail'deki dinsel Shas Partisi kendisini Sefaradların dinsel özelliklerinin koruyucusu olarak tanımlar.Evreii care locuiesc în Estonia pot acum să-și apere drepturile ca minoritate națională recunoscută.
Küme teorisinin dili, neredeyse bütün matematiksel cisimlerin tanımlarında kullanılabilir.Conceptele de bază ale teoriei sunt acum folosite în toată matematica.
Dil için yapılan diğer tüm tanımlar ise farklı bakış açılarını ifade eder.Orice altă considerație care ține de limbaj îi este străină.
The New Yorker dergisi kendisini "modern sinemanın en önemli yaratıcılarından biri" olarak tanımlar.The New York Times a numit-o „una din cele mai interesante actrițe care apar pe ecranul nostru.”
Sertifika, web sitesini doğru bir şekilde tanımlar (ör., Tarayıcı " (yardım)Cum să vă protejați datele atunci când utilizați un punct public Wi-Fi? ^ (ajutor)
Norwich, 717/718 kışını "bir insanın hatırlayabildiği en dayanılmaz kış" olarak tanımlar.Norwich leírása szerint a 717–718-as tél „a legkegyetlenebb volt emberemlékezet óta”.
Matematiksel olarak doğayı nasıl tanımlarız?Hogyan írható le a természet matematikailag?
Lipa, müzik tarzını "Dark Pop" olarak tanımlar.Lipa úgy véli, hogy az ő zenei stílusa "sötét pop".
ISO 15924, Yazı düzenlerinin isimlerinin temsili için kodlar, birkaç yazı sistemi için iki grup kod tanımlar.Az ISO 15924 szabvány két kódkészletet szab meg az írásrendszerek neveinek megjelenítésére.
Aşağıdaki kladogram ve filogenetik tanımları, evrimsel ilişkilerin mevcut kavramlarını yansıtmaktadır.Az alábbi kladogram és a filogenetikai definíciók az evolúciós kapcsolatok jelenlegi értelmezését tükrözik.
Robbie bu şarkıyı şöyle tanımlar "En iyilerinden biri, Angels şarkısından çok daha iyi".Az énekes így jellemezte a kislemezt: "Az egyik legjobb, jobb, mint az Angels."
Konuşma dilinin ve yazı dilinin tanımları).Nyelvük és írásuk).
Mikrokomuttaki koşulu tanımlar.A Microgadus halnem típusfaja.
Modern evrimsel sentez, evrimi, bu genetik varyasyonlarda zaman içinde oluşan değişimler olarak tanımlar.A modern evolúciós szintézis az evolúciót a genetikai változatosság időbeni változásaként definiálja.
Sovyetler Birliği ekonomisi, Sovyetler Birliği'nin ekonomik yapısını tanımlar.A SZU tagjaként gazdaságát a szovjet extenzív iparosítási politika határozta meg.
Diğer versiyonlarda daha başka yakıştırma tanımlar vardır.Az újabb verziók újabb funkciókat vezettek be.
Geleneksel olarak İsa'nın doğum tarihini tanımlar.Jézus születésének történetét jól ismerjük.
Kendisini ‘‘milliyetsiz’’ olarak tanımlar.Magát "nemzeti kommunista"-ként határozta meg.
Bu göreceli olmayan, kuantum olmayan büyük parçaların mekaniğini tanımlar.Tekintsük most a nem nulla tömegű objektumot.
(2) Kantonlar kendi resmî dillerini tanımlar.Kantonit määräävät viralliset kielensä itse.
M1'den M110'a kadar olan bu tanımlar, günümüzde hala büyük oranda kullanılmaktadır.Kohteiden koodit M1:stä M110:een ovat käytössä nykypäivänäkin.
Ayrıca, adaptasyon terimi, bir canlının hayatta kalması için önemli olan bir özelliği de tanımlar.Adaptaatio voi myös viitata piirteeseen, joka on tärkeä eliön selviytymiselle.
İkinci görüş simetriyi bilime ve teknolojiye göre tanımlar.Kolmas käsittelee symmetriaa sellaisena kuin se esiintyy tieteessä ja teknologiassa.
Ayrıca yeni kural dışı durum tanımları eklenebilir.Lisäksi voidaan lisätä epästandardeja pistettä.
Avustralya Türkleri, Avustralya'da yaşayan Türkleri tanımlar.Itävallan turkkilaiset ovat Itävallassa asuvia turkkilaisia.
Orta Çağ teknolojisi Orta Çağ'da Hristiyan Avrupa'da teknoloji kullanımını tanımlar.Keskiajan tekniikka tarkoittaa keskiajalla kristikunnassa tunnettua ja käytössä ollutta tekniikkaa.
Muhafızlar, kendilerini Pan-Arap, anti-Siyonist ve anti-emperyalist olarak tanımlar..Joukkueen kannattajat pitävät itseään antifasisteina, antirasisteina ja antiseksisteinä.
Alfred Dreyfus kendini "Nietzscheans" olarak tanımlar.Onfray kuvaa itseään ”nietzscheläiseksi vasemmistolaiseksi”.
Theon bu teoriyi tanımlar ancak desteklemez.Anatominen aineisto ei kuitenkaan tue tätä teoriaa.
Immanuel Kant; Saf Aklın Eleştirisi'nde analitik ve sentetik yargılar olmak üzere iki ayrı kavram tanımlar.Immanuel Kant erotti Puhtaan järjen kritiikki -nimisessä teoksessaan toisistaan dialektiikan ja analytiikan.