Farklı tanımları ve kullanımları mevcuttur.Het heeft verschillende betekenissen en toepassingen.
Bu yüzden limbik sistem içerisindeki anatomik yapıların tanımları halen tartışmalı bir konudur.De indeling van de zoogdieren in ordes is nog steeds controversieel.
Beşli, müziklerini "doğaçlama barok harmonik pop" olarak tanımlar.De band beschrijft hun muziek als harmonische pop-barokmuziek.
Ok şeklinde gösterilen yönlü eğriler, bir geçişten önce ve sonra hangi yerlerin olduğunu tanımlarlar.De pijlen geven aan welke plaatsen pre- dan wel postcondities voor welke transities zijn.
Birçok analizci bu yüzden onu deist olarak tanımlar.De meeste onderzoekers beschouwen hem als een viseter.
Bu tanımların yanı sıra daha birçok tanım yapılmış ve kullanılmıştır.Mede om deze reden zijn er verschillende klonen ontwikkeld en gebouwd.
Birçok insan Ada’yı zarif biri olarak tanımlardı.Dr. Dre wordt door velen gezien als een perfectionist.
Mikrokomuttaki koşulu tanımlar.Widmanstättenstructuur) in de microstructuur verschijnen.
Diğer versiyonlarda daha başka yakıştırma tanımlar vardır.Het bijzondere is dat op alle versies andere bonustracks te horen zijn.
Tyler Müfredatı tanımlarken 4 ana soru içinde çalışılması gerektiğini önermektedir.Ze vertelt hem dat hij op zoek moet gaan naar de vier titanen voor extra kracht.
Üniversite kendisini Kudüs’te bulunan tek Arap üniversite olarak tanımlar.Jest on przedstawiany jako „jedyny arabski uniwersytet w Jerozolimie”.
Target : Hedef disketi tanımlar.Opis: unosi wskazany obiekt.
Kendini "evet diyen" olarak tanımlar.Sami określają się mianem "Iu Mien".
Nesneler, dış dünya ile etkileşimlerini metotlar aracılığı ile tanımlarlar.Obiekty wchodzą w interakcje ze światem zewnętrznym poprzez metody.
Karşılaşanlar onu "komik bir tip" olarak tanımlar.Przyjaciele nazwali je „Śmieszkami”.
Annesi onu "işe yaramaz" olarak tanımlar.Matka zwraca się do niego jako „beznadziejny przypadek”.
Kendisini Hristiyan kültürüne bağlı bir ateist olarak tanımlar.Osoba aktywnie udzielająca się jako animator kultury.
Bireyler arası: Kişinin başkalarının becerileri hakkında sahip olduğu bilgiyi tanımlar.Twierdzili oni między innymi, że człowiek jest w stanie osiągnąć poznanie rzeczy.
Suça olan eğilimine rağmen Bender'ı en yakın arkadaşı olarak tanımlar.Jego najlepszym przyjacielem jest Bender pomimo jego kryminalnych skłonności.
Devleti tanrının yeryüzündeki temsilcisi olarak tanımlar.Władca jest wykonawcą prawa boskiego na Ziemi.
Kendisini ‘‘milliyetsiz’’ olarak tanımlar.Sama określa się jako "raczej niewierząca".
Birçok analizci bu yüzden onu deist olarak tanımlar.Wielu badaczy zjawiska określa go jako podstawowy czynnik rozwoju.
Kilisenin üyeleri kendilerini Aziz Tomas Hristiyanları olarak tanımlarlar.Wspólnoty te uważają za swojego założyciela św. Tomasza.
Sahneyi "gerçekçi" ve "çarpıcı" olarak tanımlar.Rozmowy podsumowano jako „ciepłe” i „konstruktywne”.
Bu ölçek kesin, ısıbilgisi sıcaklık ve herhangi bir özel, bağımsız ısıbilgisi sistemin özelliklerini tanımlar.Zasada stanowi podsumowanie równoważności ciepła i pracy oraz stałości energii układu izolowanego.
Ancak kutsal değerleri saldırı içeren tanımlar yayınlanmamaktadır.Identyfikacja ukazanych świętych nie stanowi problemu.
Çoğu kimse Visby'yi "güllerin ve yıkıntıların kenti" olarak tanımlar.Visby kallas ”rosornas och ruinernas stad”.
O kadar ki Mark Twain , Çerimoya'yı "insanların bilebileceği en lezzetli meyvelerden biri olarak tanımlar."Mark Twain ansåg frukten vara "den allra mest delikata frukt som människan kände till".
Tacitus, Julio-Claudian hanedanı imparatorlarını genellikle adaletsiz olarak tanımlar.Tacitus beskrev de julisk-claudiska kejsarna som allmänt orättfärdiga.
Birçok insan kendilerini doğdukları eyalet ile tanımlar.Vissa personer föds med tillståndet.
Kendisini Hristiyan kültürüne bağlı bir ateist olarak tanımlar.Han har gjort sig känd som aktiv försvarare av den kristna tron.
Kod genellikle postaneyi tanımlar.Lagen kallas vanligen Agentlagen.
6 sigma’dan ayrı ve gelişen bir işletme süreç yönetim metodolojisini tanımlar.Sex Sigma delar mycket med managementstrategin totalkvalitet.
İyelik ekleri, ad soylu sözcüklere gelerek bu sözcüklerin sahibini tanımlar.I genitivkonstruktioner står ägaren efter det ägda.
Avustralya Türkleri, Avustralya'da yaşayan Türkleri tanımlar.Se till exempel kaniner i Australien.
Uluslararası Hidrografi Organizasyonu, Mozambik Kanalı'nın aşağıdaki sınırlar çerçevesinde tanımlar: Kuzeyde.International Hydrographic Organization definierar gränserna för Lincolnhavet enligt följande: I norr.
Freud, fobiyi bilinçaltı çatışmaları olarak tanımlar.Alltsedan Freud sysslar ju psykoanalysen med omedvetna konflikter.
Bir ifadeyi nasıl veya niye doğru veya yanlış olarak tanımlarız?Hur brukar folk använda ord som sann eller motsvarande, eller falsk eller motsvarande?
Bir diğeri ise olayların gerçekleşeceği yeri ya da dekoru tanımlar.Sedan blir en plats på orten döpt efter personen eller händelsen berättelsen handlar om.
Günümüzde bu tanımların yerini DSM-IV ve ICD-10 tarafından yapılan tanımlamalar almıştır.Det förekommer sporadiskt som symtom i ICD-10 och DSM-IV.
(2) Kantonlar kendi resmî dillerini tanımlar.(2) Кантони самі визначають свої власні офіційні мови… (англ.)
Sadece bir tür ağ mimarisini tanımlar, bu da internettir.Він тільки описує один тип архітектури мережі, Інтернету.
O zamanki tanımları şimdi potansiyel enerji olarak adlandırılabilecek tanımlarla eşdeğerdi.Його вираз відповідає тому, що ми сьогодні назвали б потенціальною енергією.
Diğer versiyonlarda daha başka yakıştırma tanımlar vardır.В інших версіях є і інші комплекси.
Immanuel Kant; Saf Aklın Eleştirisi'nde analitik ve sentetik yargılar olmak üzere iki ayrı kavram tanımlar.Іммануїл Кант у «Критиці чистого розуму» розділив судження на аналітичні й синтетичні.
Kendisini ‘‘milliyetsiz’’ olarak tanımlar.Він називав себе «антипатріотом».
Tekil rastgele olaylar tanımları gereği öngörülemezlerdir.Непередбачувані неспрямовані процеси носять випадковий характер.
Azerbaycan'ın posta tarihi ve posta pulları, Azerbaycan'daki posta sistemini ve posta pullarını tanımlar.Azərpoçt Історія пошти і поштових марок Азербайджану Azerbaijan.
Farklı tanımları ve kullanımları mevcuttur.Має такі самі характеристики й використання.
Uluslararası Hidrografi Organizasyonu, Mozambik Kanalı'nın aşağıdaki sınırlar çerçevesinde tanımlar: Kuzeyde.Міжнародна гідрографічна організація визначає межі Великої Австралійської затоки у такий спосіб: На півночі.
Dickens bu kitabını "küçük bir Noel Kitabı" olarak tanımlar.Діккенс об'єднав повісті заголовком «Різдвяні книги».
Soko, kendini biseksüel olarak tanımlar.Соко ідентифікує себе як бісексуалку.
AR(p) ifadesi pp. dereceden otoregresif bir modeli tanımlar.Позначення АР(p) стосується авторегресійної моделі порядку pp.
1.4Rj’de bulunan bir diğer 2:1 Lorentz resonansı ışık halkasının iç sınırlarını tanımlar.Інший 2:1 резонанс Лоренца на відстані 1,4 RJ визначає внутрішню межу кільця гало.
Zhuangca, tek bir dilden çok, çeşitli dil ya da lehçeden oluşan bir grubu tanımlar.Більшість суринамців володіє нею як другою або третьою мови.
Telsiz konuşmalarında Amerikan Hava Kuvvetleri Mig 25 olarak tanımlar.У часі війни — радіотелефоніст, 25-а окрема повітрянодесантна бригада.
İsrail'deki dinsel Shas Partisi kendisini Sefaradların dinsel özelliklerinin koruyucusu olarak tanımlar.Шаріатський суд є релігійним судом, що розглядає питання особистого статусу мусульман в Ізраїлі.
Yüce Hukuk olarak Federal Anayasa, İslam'ı "federasyonun dinini" olarak tanımlar.Згідно з конституцією, Федеральні Збори проголошувались «вищим органом Конфедерації».
Farklı ancak yakından ilişkili tanımları vardır.Це ім'я знають тільки близькі.
Mahalledeki çocuklar onu 'ahmak' diye tanımlar.Місцеві жителі називають її «Криничка».