tanımlama ile cümle
tanımlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
IPSec temel ipv6 protokol uyumunun zorunlu tanımlamasıdır fakat o zamandan beri seçimli olarak gelmektedir.Στην αρχή το IPsec ήταν βασικό χαρακτηριστικό του IPv6, αλλά στη συνέχεια έγινε προαιρετικό.
Sınıf ve metot tanımlamaları anahtar kelimelerle belirlenir.Οι ορισμοί κλάσεων και μεθόδων ξεχωρίζουν από λέξεις-κλειδιά.
AUP ayrıca uluslararası kabul görmüş ISO 9001:2008 tanımlaması vardır.Είναι πιστοποιημένη κατά ISO 9001:2008.
İlerleyen süreçte bu tanımlama ada ülkesinin tamamı için kullanılmaya başlanmıştır.Βαθμιαία, το όνομα άρχισε να χρησιμοποιείται για ολόκληρο τον οικισμό.
Geyik muhabbeti olarak tanımlamak ise hatadır.Η απόδοση του όρου ως ρομάντζι είναι εσφαλμένη.
Hayalet görmeyi tanımlamak için de bu tabir kullanılır.Επεχείρησε να εξηγήσει έτσι και τις εμφανίσεις φαντασμάτων.
Budo (武道, budō), savaş sanatlarını tanımlamak için kullanılan Japonca sözcüktür.Ντότζο (dōjō, ιαπωνικά: 道場) είναι το γιαπωνέζικο όνομα κάθε χώρου στον οποίο διδάσκονται πολεμικές τέχνες.
Gülsen Bozkurt kendini sosyal demokrat olarak tanımlamaktadır.Ο Ζακ Φρέσκο αυτοπροσδιορίζεται ως κοινωνικός μηχανικός.
Tanımlama için İsveç'e gönderildi.Πουλήθηκε στην Ελβετία για αξιολόγηση.
Web sayfaları, telefon, televizyon, radyo bu tanımlama için bazı örneklerdir.Περιοδικά, τηλεόραση, ραδιόφωνο έχουν αναφερθεί με σεβασμό γι’ αυτόν.
Teşvik, birey bir eylem gerçekleştirmek için motive eden tanımlama.Κίνητρο- Οι κινήσεις που γίνονται για την επίτευξη ενός σκοπού.
Ayrıca birkaç farklı "Sitemap" tanımlamalarda olabilir.Θα μπορούσαν να υπάρχουν άλλες δύο «κανονικές» ερμηνείες για το συγκεκριμένο αποτέλεσμα.
Phoebe Ursula'yı şeytan ikizi olarak tanımlamaktadır.Ο Αλέξανδρος Δουμάς (υιός) την περιγράφει ως διαβόητη ψεύτρα.
Durov kendisini liberal ve vejetaryen olarak tanımlamaktadır.Ο ίδιος χαρακτηρίζει τον εαυτό του ως φιλελεύθερο και συντηρητικό.
Groening, Bart'ı "eğer Eddie Haskell kendi şovuna sahip olsaydı ne olurdu" diye tanımlamaktadır.Groening beskriver Bart som "hvad der ville ske, hvis Eddie Haskell fik sit eget show".
Hiç biri özellikle Pearl Harbor'a saldırıyı tanımlamadı.Intet af det pegede dog mod et angreb på Pearl Harbor.
Panamax Panama Kanalından geçebilecek en büyük gemileri tanımlamada kullanılır.Betegnelsen Panamax bruges for de største skibe, som kan passere kanalen.
İlk sezon, "lise bir cehennemdir" konseptini tanımlamaktadır.Sæson 1 illustrerer "high school er helvede"-tankegange.
Günümüzde faaliyet gösteren birçok örgüt ve parti kendisini öncü parti kavramı kapsamında tanımlamaktadır.I dag er der stadig mange grupper og organisationer, som betragter sig selv om en del af denne bevægelse.
Ancak bu yetersiz bir tanımlamadır.Derfor er den ovenstående definition utilstrækkelig.
Ontolojide var olanların, varoluşunun gerekli ya da gerekli olmadığı durumları tanımlamak için de kullanılır.Du bliver nødt til at differentiere mellem hvad der er brugbart i nødsituationer og hvad der ikke er.
Kendisini "performans sanatçısı" olarak tanımlamaktadır.Hun beskriver sig selv som en eventyrer.
Sistemde kullanılan teknoloji pasif RFID(Radyo Frekansı ile Tanımlama) teknolojisidir.Teknologien kan også benytte radiofrekvens identifikation (RFID).
Karındeşen dosyasının analizi ve çalışmalarını tanımlamak için "ripperology" terimi ortaya çıkarılmıştır.Begrebet "ripperology" beskriver studiet og analyser af Ripper-mordene.
Kendini Sosyal Demokrat parti olarak tanımlamaktadır.Partiet beskriver sig selv som socialistisk eller social demokratisk.
2006 nüfus sayımına göre halkın %55,6'sı kendisini Hristiyan olarak tanımlamaktadır.Ved folketællingen i 2011 erklærede 58,6% af indbyggerne sig som kristne.
"Drama" tabiri, oyunun tüm aksiyonunu tanımlamak için kullanılmıştır.Ordet "drama" blev brugt som et begreb om den handling, der foregik i et teaterstykke.
Finger ise bu tanımlamayı hiçbir zaman alamadı.Det lykkedes aldrig Karl at overvinde denne følelse.
2001 verilerine göre halkın %72'si kendini hristiyan olarak tanımlamaktadır.Det vurderes, at omkring 70 % af Botswanas befolkning definerer sig selv som kristne.
Norveç İstatistik burayı köy olarak tanımlamaktadır.Københavns byområde defineres af Danmarks Statistik, som kalder det for Hovedstadsområdet.
Hiç biri özellikle Pearl Harbor'a saldırıyı tanımlamadı.Ikke noe av det pekte spesielt mot et angrep på Pearl Harbor.
Cesàro, 1887'de (C, n) toplamasını tanımlamaya çok yaklaşmış ama sınırlı sayıda örnekler vermiştir.I 1887 var Cesàro nær en definisjon på (C, n) summeringen, men han ga bare noen få eksempler.
Hellenistik ve Bizans İmparatorluğu içinde terim aynı zamanda bir askerî vali tanımlamak için kullanılmıştır.I hellenistisk og bysantinsk tid ble begrepet også brukt for å beskrive en militærguvernør.
Panamax Panama Kanalından geçebilecek en büyük gemileri tanımlamada kullanılır.Betegnelsen Panamax brukes på de største skipene som kan passere kanalen.
Bir veritabanı içindeki birincil anahtarlar tablolar arasındaki ilişkileri tanımlamak için kullanılır.Primærnøklene i en database brukes til å definere forholdet mellom tabellene.
Şimdilerde yüzlerce kitap, makale ve websitesi AS’i tanımlamaktadır.Hundrevis av bøker, artikler og nettsteder beskriver nå Aspergers syndrom.
Bu son tanımlamaya göre Papa öldüğü ya da istifa ettiği vakit 'Papalık Makamı' devam eder.Det holdes pavevalg når paven dør eller abdiserer.
Kendilerini güç verilmişler olarak tanımlamaktadır.De oppfatter seg sjøl som sterke autoriteter.
Teşvik, birey bir eylem gerçekleştirmek için motive eden tanımlama.Begrepet insentiv brukes for å betegne noe som motiverer noen til å utføre en bestemt handling.
Ama bu tanımlamalar görecelidir ve kesin sınırları yoktur.Det er snakk om æresgjeld, og den kjenner ingen grenser.
Tanımlama için İsveç'e gönderildi.Dette sendes til NICE for godkjenning.
DNA onarımı, DNA moleküllerindeki hataları onarım mekanizmalarını tanımlamak için kullanılan bir terimdir.DNA-reparasjon er cellenes mekanismer for korreksjon av lesjoner i DNA-molekylene.
Bu kelime özellikle ciddi bulaşıcı ya da kolayca bulaşabilen hastalıkları tanımlamak için kullanılmaktadır.Betegnelsen ble gjerne brukt om alvorlige eller dødelige sykdommer.
Bu Marks’ın tanımlamasıyla kıyaslanabilir.Dette har sammenheng med Marx' arbeidsverditeori.
Hayalet görmeyi tanımlamak için de bu tabir kullanılır.Denne lignelsen ble brukt til å beskrive menneskets sjel.
Ayrıca bu durumdaki kişileri tanımlamak için de kullanılır.Det benyttes også for å beskrive menneskene i regionen.
Kendini Sosyal Demokrat parti olarak tanımlamaktadır.Partiet erklærer seg som sosialdemokratisk.
Reston, VA: US Geological Survey. GEOnet Names Server GeoNet Tanımlamaları: Kodlar ve TanımlarGeographic Names Information System, U.S. Geological Survey. Offisielt nettsted
Bu nedenle, halkın çoğunluğu kendini "Manav" milleti olarak tanımlamaktadır.Et flertall av befolkningen i delstaten identifiserer seg som protestanter.
Belirli bir motor için tanımlama C6-3 gibi görünür.Motoren fikk kjennetegnet type C114.
Sorata onu "uzaylı" olarak tanımlamaktadır.Sorata sering menyebutnya sebagai " alien ".
Güç bir devletin kaynak ve imkân-kapasitelerini tanımlamada da kullanılır.Kekuasaan juga digunakan untuk menjelaskan sumber daya dan kapabilitas (kemampuan) suatu negara.
Ay taşı Ay'da oluşmuş olan taşları tanımlamak için kullanılır.Batuan Bulan diberikan untuk penyebutan batu yang ditemukan di Bulan.
Tüm erken blok zincirleri izinsiz olduğu için, blok zinciri tanımlaması üzerinde tartışmalar ortaya çıkmıştır.Karena semua blockchain awal tidak memiliki izin, kontroversi pun muncul atas definisi blockchain.
Kendisini "içe dönük bir çocuk" olarak tanımlamakta ama gizliden gizliye aktör olmayı istemekteydi.Meskipun ia merupakan anak introvert, ia diam-diam ingin menjadi aktor.
Bu kavram bir komünyonu ya da ortak dini gelenekleri tanımlamaz.Istilah ini bukan menggambarkan suatu persekutuan tunggal atau tradisi religius umum.
Şu anki geçerli tanımlama ise RFC 1939'dur.Protokol ini dispesifikasikan pada RFC 1939.
Karındeşen dosyasının analizi ve çalışmalarını tanımlamak için "ripperology" terimi ortaya çıkarılmıştır.Istilah "ripperologi" diciptakan untuk menggambarkan kajian dan analisis mengenai kasus Ripper.
Sokak çocukları, şehrin sokaklarında yaşayan çocukları tanımlamak için kullanılan bir terimdir.Anak jalanan adalah sebuah istilah yang mengacu pada anak-anak tunawisma yang tinggal di wilayah jalanan.
Çünkü kendilerini Tataristan'dan geldik diye tanımlamaktadırlar.Mereka hanya dapat menyatakan diri mereka sebagai orang Tatar.