Ana içeriğe geç
Sözlük

tanım ile cümle

tanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, hiç kimse onu tanımasın diye bir maske taktı.He wore a mask so no one would recognize him.
Gabriel Roiter ölçüsünü tanımlamak için daha sezgisel olabilen ikinci bir yol vardır.There is a second way to define the Gabriel-Roiter measure which may be more intuitive.
Onlar birbirini çok iyi tanımıyorlar.They don't know each other very well.
Annemle babam birbirini dağlarda tanımış.My parents met each other in the mountains.
Eğer herhangi bir sayıyı sıfıra bölerseniz, sonuç tanımsızdır.If you divide any number by zero, the result is undefined.
Evin önünde tanımadığım bir adam var.There's a man that I don't know in front of the house.
Komşum olsa da onu iyi tanımıyordum.Even though he is my neighbour, I did not know him well.
Bu başarı tanımına ne ölçüde katılıyorsunuz veya katılmıyorsunuz?To what extent do you agree or disagree with this definition of success?
Dilbilim dili tanımlamayı amaçlayan bilim dalıdır.Linguistics is the discipline which aims to describe language.
Tom evi küçük olarak tanımlardı.Tom would describe the house as small.
Tom komşularını tanımıyor.Tom doesn't know his neighbors.
Hiç tanımlanamayan uçan nesne gördün mü?Have you ever seen an unidentified flying object?
Bu gömleği tanımıyorum. O kimin?I don't recognize this shirt. Whose is it?
Hiç kimse onu bu maskeyle tanımaz.No one will recognize her in this mask.
Sen hiç az önce tanımlanan belirtileri yaşadın mı?Did you ever have the symptoms which have just been described?
Onu hiç kimse tanımadı.No one knew it.
Ailenin tanımı yıllar içinde değişti.The definition of 'family' has changed over the years.
İnsan hakları kavramının açık bir tanımına ihtiyacımız var.We need a clear definition of the concept of human rights.
Hiç kör adam tanımıyorum.I don't know any blind men.
Brad beni buradaki birçok insan kadar tanımıyor.Brad doesn't know as many people here as me.
Onlar bile kendilerini tanımıyor.They didn't even know themselves.
Biz birbirimizi tanımıyoruz.We don't know each other.
Pantone benzersiz sayısal tanımlayıcılar ile binlerce renk sınıflandırır.Pantone classifies thousands of colors with unique numerical identifiers.
Johnson yasayı tanımayı reddetti.Johnson refused to recognize the law.
Ben kadını hiç tanımıyordum.I didn't know the woman at all.
O isimde birini tanımıyorum.I don't know anybody by that name.
Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.No definition of poetry is adequate unless it be poetry itself.
Kusura bakmayın, tanımadığım insanların içeri girmesine izin vermem.I'm sorry, I don't let in people I don't know.
O kadar yoğun yandı ki çocukları onu artık tanımadı.She was burned so extensively that her children no longer recognized her.
Hiçbirimizi tanımıyor.He knows none of us.
Beni tanıyıp tanımayacağını göreceğiz.We will see whether he will recognize me or not.
Bu hanımı tanımıyorum.I do not know this lady.
O, uzun süredir onu tanımaktadır.She has known him for a long time.
Tanımadığın insanlardan gelen e-mail'ları hiçbir şey yokmuş gibi cevaplayamazsın.You can't just answer emails from people you don't know.
Taro'yu on yıldır tanımaktayım.I have known Taro since ten years ago.
Sen beni tanıyorsun gibi görünüyor ama ben seni tanımıyorum.It seems like you know me, but I don't know you.
Görünüşe göre sen beni tanıyorsun ama ben seni tanımıyorum.You seem to know me, but I don't know you.
Arkadaşlarımdan birinin sayesinde onu tanımak zorundayım.I got to know her through one of my friends.
Birinin beni tanımasının oldukça olası olmadığını biliyorum.I know that it is highly unlikely that anyone knows me.
Birini iyi tanımak her zaman zaman alır.It always takes time to get to know someone well.
Bir bütün olarak tanımadan bir hatayı tekrarlamak hepsinin içinde en büyük hatadır.Repeating a mistake without recognizing it as one, is the biggest mistake of all.
Tom'un birbirlerini tanımayan iki kız arkadaşı var.Tom has two girlfriends who don't know about each other.
Tom o kadar çok değişmiş ki onu tanımadım.Tom had changed so much that I didn't recognize him.
Tom okulumuzda kimseyi tanımıyor.Tom doesn't know anyone at our school.
Tom Mary'yi küçük kızkenden beri tanımaktadır.Tom has known Mary since she was a little girl.
Tom Mary'yi yıllardır tanımaktadır.Tom has known Mary for years.
Tom uzun süredir Mary'yi tanımaktadır.Tom has known Mary for a long time.
Tom Mary'yi tanımıyor.Tom doesn't know Mary.
Tom Mary'yi tanımıyor ama onunla tanışmak istiyor.Tom doesn't know Mary, but he'd like to meet her.
Tom Mary'yi hiç tanımıyor.Tom doesn't know Mary at all.
Tom ne Mary'yi nede kız kardeşini tanımıyor.Tom doesn't know either Mary or her sister.
Tom Mary'nin arkadaşlarından hiçbirini tanımaz.Tom doesn't know any of Mary's friends.
Tom Mary'yi tanımadı.Tom didn't recognize Mary.
Tom, Mary'yi tanımadı.Tom didn't recognize Mary.
Tom ilk başta Mary'yi tanımadı.Tom didn't recognize Mary at first.
Tom ve Mary birbirlerini çok iyi tanımıyorlar.Tom and Mary don't know each other very well.
Tom Mary'yi tanımıyormuş gibi davrandı.Tom acted like he didn't know Mary.
Tom sanki Mary'yi tanımıyormuş gibi davrandı.Tom acted as if he didn't know Mary.
Tom, Mary'ye John'un karısını tanıyıp tanımadığını sordu.Tom asked Mary if she knew John's wife.
Tom Mary'ye John'u tanıyıp tanımadığını sordu.Tom asked Mary if she knew John.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
tanım ile cümle - Sayfa 3 - tanım kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App