Tom ve Mary birlikte zaman geçirirken birbirlerini daha iyi tanımaya başladılar.As Tom and Mary spent time together, they began to get to know each other better.
O gazetedeki tanıma uyuyor.He fits the description in the newspaper.
Kendini tanımak çok zordur.It's very difficult to know yourself.
Aşk sınır tanımaz.Love knows no limits.
Onları tanımıyorum.I don't know them.
Tom Mary'yi daha iyi tanımak istiyor.Tom wants to get to know Mary better.
Tom Mary'yi daha iyi tanımak istedi.Tom wanted to get to know Mary better.
Tom Mary'yi çocukluğundan beri tanımaktadır.Tom has known Mary since childhood.
Tom yeni icadını hem John'a hem de Mary'ye tanımladı.Tom described his new invention to both John and Mary.
Tom kesinlikle polisin bize verdiği tanıma uyuyor.Tom certainly fits the description that the police gave us.
Tom ve Mary birbirlerini tanımazlar.Tom and Mary don't know each other.
Tom neredeyse Mary'yi tanımadı.Tom almost didn't recognize Mary.
Tom partiyi tanımayı diledi.Tom wished he'd known about the party.
İlk başta birbirimizi hiç tanımıyorduk. Zamanla birbirimizi tanıdık.At first, we weren't familiar at all. Over time we got to know each other.
Bu çocuğu tanımadığını biliyorum.I know this kid you don't know.
Bu kasabada kimseyi tanımıyorum.I don't know anybody in this town.
Yeni bir kız arkadaşım var; tanımıyor musun?I got a new girlfriend; you didn't know?
Bu isimle kimseyi tanımıyorum.I don't know anyone by that name.
Bu fotoğrafı kullanan adamı tanımlayabilir misin?Can you identify the man using this picture?
Seni tanımak zordur.It is hard to recognize you.
Onu çok az tanımama rağmen, sanırım aşığım.Even though I know so little about her, I think I'm in love.
Onu daha önce hiç görmediğim için onu tanımadım.Since I'd never met her before, I didn't know her.
Bir aktörün izleyicisini tanıması bir zorunluluktur.It is a must for an actor to know his audience.
Orada beni tanımıyorlar.They don't know me there.
O beni tanımıyormuş gibi davrandı.He pretended not to know me.
Beni tanımıyor numarası yaptı.He pretended not to know me.
O kadını kesinlikle tanımıyorum.I absolutely don't know that woman.
O kadını gerçekten tanımıyorum.I really don't know that woman.
Ben üzgünüm. Ben senin adını tanımadım.I'm sorry. I didn't catch your name.
Bir sorunu tanımlayabilen kişi zaten onun yarısını çözmüştür.The one that is able to define a problem, already solved half of it.
Ben kimseyi tanımıyorum.I don't recognize anyone.
Tom'u tanımadığına emin misin?Are you sure you don't know Tom?
Bu kentteki hiç kimseyi tanımıyorum.I know no one in this city.
Resimdeki insanlardan hiçbirini tanımıyorum.I don't recognize any of the people in the picture.
Kendini nasıl tanımlarsın?How would you describe yourself?
Kendinizi nasıl tanımlarsınız?How would you describe yourself?
Annem onu hiç tanımıyor.My mum doesn't know him at all.
Onun öğrencilerinden hiçbirini tanımıyorum.I don't know any of her students.
Bu üçünden herhangi birini tanımıyorum.I don't know any of those three.
Beni tanımıyor musun?Don't you recognize me?
Beni tanımadınız mı?Don't you recognize me?
O, iki kardeşini de tanımıyor.He knows neither of his two brothers.
Bu peruk, bu bıyık ve gözlükle kimse beni tanımaz.With the wig, the mustache and the glasses, nobody recognizes me.
Doğa hiçbir sınır tanımaz.Nature knows no boundaries.
Onlar bizi tanımazlar.They don't know us.
Sen muhtemelen onu tanımıyorsun.You probably don't recognize her.
Ben bile onu tanımıyorum.I don't even know him.
Onu tanımıyorum bile.I don't even know her.
Ben onları tanımıyorum bile.I don't even know them.
Ben onu gerçekten tanımıyorum.I really don't know him.
Senin kadar ikiyüzlü bir insan daha tanımadım.I have never known someone as hypocritical as you.
O ne zaman beni görse beni tanımıyor gibi davranıyor.Whenever he sees me, he pretends he doesn't know me.
Henüz tanımadığım bir adamla nasıl konuşabilirim?How can I speak to a man I have not yet known ?
En garip nokta şu ki kimse beni tanımıyor.The strangest part is that no one recognizes me.
Hiç kimse ülkemi tanımak istemiyor.Nobody wants to know my country.
Hiç kimse ülkemi tanımak istemedi.Nobody wanted to know my country.
O benim komşum ama onu iyi tanımıyorum.He's my neighbour, but I don't know him that well.
Ben onu tanıyorum ama o beni tanımıyor.I know him but he doesn't know me.
Çok üzgünüm ama birbirimizi tanımıyoruz.I'm very sorry, but we don't know each other.
Seni tanımak istiyorum.I want to know you.