Ana içeriğe geç
Sözlük

tanım ile cümle

tanım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu okuldaki herkesi tanımıyorum.I don't know everybody in this school.
Bu dağı tanımak istiyorum.I want to know about this mountain.
Üç adamdan hiçbirini tanımıyorum.I know none of the three men.
İkizlerin hiçbirini tanımıyorum.I don't know either twin.
O kadını hiç tanımıyordum.I didn't know that woman at all.
Kızların her ikisini de tanımıyorum.I don't know either girl.
Çocukluğundan beri onu tanımaktayım.I have known him since he was a baby.
Onlardan hiçbirini tanımıyorum.I know neither of them.
Onların hiçbiri tanımıyorum.I know none of them.
Onlardan birini tanımıyorum.I do not know any of them.
Onların hepsini tanımıyorum.I don't know all of them.
Onu hiç tanımıyorum.I don't know him at all.
Onu tanımak için geldim.I came to know him.
Onu uzun süredir tanımaktayım.I've known her for a long time.
İki yıldır onu tanımaktayım.I have known her for two years.
Onu tanımıyorum ve tanımak istediğimi sanmıyorum.I don't know her and I don't think I want to.
Kendini tanımak zordur.It is difficult to know oneself.
Kendini tanıman gerekir.You should know yourself.
Bir sözlük kelimeleri tanımlar.A dictionary defines words.
Doğruyu söylemek gerekirse, ben onu iyi tanımıyorum.To tell the truth, I don't know him well.
Bir insanı tanımak için, onunla sadece bir hafta seyahat etmelisin.In order to know a man, you have only to travel with him a week.
Birçok Avrupalı modern Japonya'yı tanımıyor.Many Europeans do not know modern Japan.
Kimse ona uygun bir fırsat tanımadı.No one gave him a good chance.
Depremde hissettiğimiz korku tanımlamanın ötesindeydi.The fear we felt at the earthquake was beyond description.
Bahçedeki bütün ağaçları tanımlayabiliyor musun?Can you name all the trees in the garden?
Onu trende ilk başta tanımadım.I didn't recognize him at first on the train.
Japonlar kendilerini ait oldukları grupla tanımlamak eğilimindedir.The Japanese tend to identify themselves with the group they belong to.
Onun görünüşü o kadar çok değişti ki sen onu iyi tanımayabilirsin.His appearance has changed so much that you may well not recognize him.
Onun erkek kardeşlerinden herhangi birini tanımıyorum.I don't know either of his brothers.
Ben onun erkek kardeşlerinden hiçbirini tanımıyorum.I know neither of his brothers.
Anne ve babası dışında, hiç kimse onu iyi tanımıyor.Apart from his parents, no one knows him well.
Ebeveynlerinden başka hiç kimse onu çok iyi tanımıyor.Apart from his parents, no one knows him very well.
Onun tanımı gerçeğe benziyor.His description approximated to the truth.
Kenti tanımak için çevrede dolaştı.He walked around to see the town.
O, adamı tanımadığını söyledi, bu bir yalandı.He said he did not know the man, which was a lie.
Adamı örnek bir beyefendi olarak tanımladı.He described the man as a model gentleman.
O, hiçbirimizi tanımaz.He knows neither of us.
Bana babasını tanıyıp tanımadığını sordu.He asked me if I knew his father.
Bana bir tanıma tebessümü verdi.He gave me a smile of recognition.
Beni tanımadığına inandırdı.He made believe not to know me.
O, kendi deneyimini tanımladı.He described his own experience.
O, ona onu tanıyıp tanımadığını sordu.He asked her if she knew him.
Kızı minyon tipli olarak tanımladılar.They described the girl as being small.
Ona güvenmek için daha iyi tanımalıydın.You should have known better than to trust him.
Onu tanımam tamamen tesadüftü.It was pure accident that I came to know her.
Onu hiç tanımam.I don't know her at all.
Olay yerini detaylı olarak tanımladı.She described the scene in detail.
O beni tanımış gibi görünmüyordu.She didn't appear to recognize me.
O, onu yakışıklı olarak tanımladı.She described him as handsome.
Onu bir katil olarak tanımladı.She identified him as the murderer.
Onu bir dedektif olarak tanımladı.She described him as a detective.
Onlar çok iyi tanımadıkları biriyle aynı fikirde olmamayı kabalık olarak düşünüyorlar.They consider it impolite to disagree with someone they don't know very well.
Elbette, ortak insanlığımızı tanıma sadece bizim görevin başlangıcıdır.Of course, recognizing our common humanity is only the beginning of our task.
Onu tanımıyoruz.We don't know him.
Bunca yıldan sonra beni tanıyıp tanımayacağını merak ediyorum.I wonder if she'll recognize me after all these years.
Onu tanımıyorum, tanımak da istemiyorum.I don't know her, nor do I want to.
Eğer Anca'yı görsem, muhtemelen onu tanımam.If I saw Anca, I would probably not recognize her.
Uygurları tanımayan tek kişi benim.I'm the only one who doesn't know Uyghur.
Herkes seni tanımak ister; sen ünlüsün.Everyone wants to know you; you're famous.
Seni daha iyi tanımak istiyorum.I want to get to know you better.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod