tanımı ile cümle

tanımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
"Teori" kelimesinin bilimsel tanımı günlük dildeki anlamından farklıdır.Hänen merkityksensä sanalle "tiede" on erilainen kuin mitä tieteellisellä menetelmällä nykyään käsitetään.
Bu sayede Ukrayna hem imajını geliştirmiş, hem de şehrinin kadınlarına yeni ve daha iyi fırsatlar tanımıştır.Naton taholta atlantismin on nähty tarjoavan sen jäsenmaille uuden ja positiivisemman kuvan.
Ama biz birbirimizi hiç tanımıyorduk.Kumpikaan persoonista ei tunne toisiaan.
Din tanımını sınırlandırmak, dinî özgürlüklere müdahale anlamına gelebilmektedir.Vertauskuvallisesti pakkopaidaksi voidaan kutsua mitä tahansa, mikä rajoittaa ihmisen toiminnan vapautta.
Ferrando kadını tanımıştır.Siinä Ferrando esittelee hänet.
"Süper model" tanımını ilk yapan kişi, idi..Häntä on pidetty "ensimmäisenä supermallina" ("The first supermodel").
Modern anlamda ilk "element" tanımını yapmıştır.Yhtenä ensimmäisistä hän käytti termiä biologia sen nykyaikaisessa merkityksessä.
Konstantin de Osmanlı hükümdarlığını tanımıştır.Myös Northumbria tunnusti Wessexin ylivallan.
Mantraların genel kabul görmüş bir tanımı bulunmamaktadır.Katujengillä ei ole yhtä yleisesti hyväksyttyä määritelmää.
RAID’in birçok tanımı yıllar içinde tartışılmıştır.Vuosien saatossa on käyty paljon keskustelua Rielin todellisista motiiveista.
Aerodinamikçiler hipersonik akış kesin tanımına katılmıyorlar.Näin lukijat eivät kohtaa 'puolivalmista' sisältöä.
Hiçbirimizi tanımıyor.Hän ei tunne ketään meistä.
Eğer beni bu şekilde tanımıyor idiysen, kısaca beni tanımamışsın demektir.Jos et tuntenut minua tällä tavalla, et yksinkertaisesti tuntenut minua.
Boston'da kimseyi tanımıyorum.En tunne ketään Bostonissa.
İsrail Kosova'yı tanımıyor, ancak her iki devlet iyi ilişkileri destekliyor.Το Ισραήλ δεν αναγνωρίζει το Κόσοβο ως κράτος, ωστόσο και τα δυο κράτη διατηρούν καλές σχέσεις μεταξύ τους.
Burada kimse onu tanımıyordu.Δεν τους ήξερε κανένας.
HTML5 tanımı, 2007’de yeni W3C HTML çalışma grubunun başlangıç noktası olarak benimsenmiştir.Το πρότυπο HTML5 υιοθετήθηκε ως αρχικό βήμα για τις εργασίες της νέας ομάδας εργασίας HTML του W3C το 2007.
Çok fazla tanımıyordum ama harika bir insan olduğunu biliyordum.Παρότι δεν είναι πολλά γνωστά γι΄ αυτόν, θεωρείται ότι ήταν ένας καλός βασιλιάς.
Şimdi w = z½ 'nin tam bir tanımını verebiliriz.Μπορούμε τώρα να δώσουμε μια ολοκληρωμένη περιγραφή του w = z 1 / 2 {\displaystyle w=z^{1/2}} .
Kimyasal aromalar ^ "Zirai mücadelenin tanımı".«H Χημεία των Αρωμάτων».
Terimin kabul edilmiş açık bir tanımı yoktur.Δεν υπάρχει επιβεβαιωμένη περαιτέρω εξήγηση του ονόματος.
Bir putperestlik tanımının temeli, put kavramının tanımına yatar.Ένας άλλος τρόπος να ορίσουμε το ορίο συνάρτησης είναι να χρησιμοποιήσουμε την έννοια του ορίου ακολουθίας.
Oksoloji, en kaba tanımıyla gelişme bilimidir.Ο σολιψισμός είναι η πιο ακραία μορφή του γνωσιολογικού ιδεαλισμού.
Bu tanım aslında önceki tanımından farklı değildir.Η τελευταία έχει διαφορετικό νόημα από την αρχική.
Mühimmat envanter tanımı Sd.Kfz.Το Jagdpanzer IV, Sd.Kfz.
Onu çok iyi tanımıyorum.Δεν τον γνωρίζω πολύ καλά.
Onu çok iyi tanımıyorum.Δεν τη γνωρίζω πολύ καλά.
Tom partide herhangi birini tanımıyormuş gibi görünmüyordu.Ο Θωμάς δε φαινόταν σα να μην ξέρει κανέναν στο πάρτι.
Kenya'da belirgin bir tek tip kültür tanımı bulunmamaktadır.Kenya har ingen kultur, som specifikt identificerer hele landet.
"Teori" kelimesinin bilimsel tanımı günlük dildeki anlamından farklıdır.En teori i videnskabelig forstand adskiller sig væsentligt fra brugen af "teori" i almindelig sprogbrug.
Mühimmat envanter tanımı Sd.Kfz. 181'dir (özel amaçlı taşıt 181).Den havde også navnet Sonderkraftfahrzeug 181 (Sd.Kfz.
Bu tankın ordudaki envanter tanımı Sd.Kfz.II samt panservogne af typen Sd.Kfz.
Bu durum da kafiye tanımına uygun olduğundan kafiye olarak kabul edilecektir.Af samme grund anser hun det for at være på sin plads at straffe dem kollektivt for terrorisme.
Bir anlamda bu tanım metropolitan alan tanımıdır.Det er defineret som en Site of Metropolitan Importance.
Ama biz birbirimizi hiç tanımıyorduk.De kender heller ikke hinanden.
SGML'nin yapısının pratik kullanımda nasıl olduğu görmek için XML tanımına bakabilirsiniz.På denne måde opfattes XML skemaet som en form for skabelon for hvorledes en speciel type XML skal opbygges.
Permakültür’ün diğer bir tanımı "sürdürülebilir yerleşimler" tasarlamaktır.Givet en tilstand kan *-repræsentationen eksplicit konstrueres.
Burada kimse onu tanımıyordu.Ingen erkendte ham selv.
Bu eleştirilerden biri de, içgözlemin tanımına ilişkindir.Ganske kort fortalt handler det simpelthen om at fokusere på åndedrættet.
1995 yılından bu yana ABD Dünya AIDS Gününü resmi olarak tanımıştır.Siden 1995 har USAs president gitt en offisiell uttalelse på verdens aidsdag.
Birbirlerini yurtta tanımışlar ve hemen kaynaşmışlardır.De bygges ved land og taues til sitt bestemmelsessted.
Ama biz birbirimizi hiç tanımıyorduk.De møtte hverandre aldri.
Çoğu optik olay ışığın klasik elektromanyetizma tanımı ile açıklanabilmektedir.De fleste optiske fenomener kan forklares ved hjelp av den klassisk elektromagnetismes beskrivelse av lys.
Burada kimse onu tanımıyordu.Ingen på stedet kjente ham.
"Terra Sigillata'nın tanımı".«Why Terra Nullius?
Ateş ağacı tanımı, akrabası olmayan başka ağaç türleri için de kullanılmaktadır.Navnet engfly brukes også på noen arter som tilhører andre, nærtstående slekter.
Mühimmat envanter tanımı Sd.Kfz. 181'dir (özel amaçlı taşıt 181).Den hadde også navnet Sonderkraftfahrzeug 181 (Sd.Kfz.
Bu da suç tanımının belirgin ve açık biçimde kanunla düzenlenmesini gerektirir.Det innebærer at loven angir en bestemt og nøyaktig straff.
Yaşayan fosil tanımını hak etmektedirler.Det er bare beskrevet ni fossile arter.
Verilen bu iki sözde dışbükeylik tanımı birbirine denktir.Hva de to like summasjonsindeksene kalles, spiller ingen rolle.
Bir anlamda bu tanım metropolitan alan tanımıdır.Det er definert som en Site of Metropolitan Importance.
Ekstrem metal tanımına death metal, black metal, avangart metal gibi türler girer.Bandet assosieres med undersjangre som black metal, death metal og avantgarde metal.
24 Mart 2009'da Japon hükûmeti Tsutomu Yamaguchi'yi çift hibakusha olarak tanımıştır.Pada tanggal 24 Maret 2009, pemerintah Jepang secara resmi mengakui Tsutomu Yamaguchi sebagai hibakusha ganda.
Bu yasaların çoğu rahatsız edici bilim tanımına düşmüşlerdir.Banyak dari hukum itu jatuh dalam bidang sains yang tak enak.
Bu türün genel bir tanımı yoktur.Spesies ini tidak memiliki nama umum.
Bu gelişme Güney Kore'nin dış borç seviyesini azaltmaya başlamasına imkan tanımıştır.Kemajuan ini membuat Korea Selatan dapat membayar utang kepada pihak asing.
Teizm, en geniş tanımıyla, en az bir adet tanrının var olduğuna yönelik inançtır.Teisme, dalam penggunaannya yang paling luas, adalah kepercayaan terhadap satu dewa.
Marcel de onu tanımıştır.Julius juga diakui.
Bu orantılılık direncin tanımını verir.Cara memegang akan sangat menentukan bentuk serangan.
Bu tanımı o tarihten sonraki soyadı olarak kullandı.Ia dikenal dengan gelar tersebut pada masa selanjutnya.

İlgili Sayfalar