tanımı ile cümle

tanımı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Eylem belirli bir zamanda gerçekleştirilen etkinliğin tanımıdır.Účinnosti nabývá okamžikem, který se v rozhodnutí stanoví.
Tiyatroda sahnenin iki tanımı vardır.Současné divadlo má dvě divadelní scény.
Fakat bu kavramın her iki tanımı da asıl cevabı vermemektedir.Zaměňování obou názvů však nepřináší žádné praktické potíže.
Bunlara “fizik tanımı” ve “ kristal bilimii tanımı” denir.Pro tento článek budou nazvány „fyzikální definice“ a „krystalografická definice“.
Böylece devlet kontrolündeki dil ve beraberinde insan düşüncesi de devletin gerçeklik tanımına bağlı kalır.Stav řešení podnětu a odpověď úředníka občanovi vidí v systému i veřejnost.
Genel görelilikte, yerçekimsel stres enerji-momentum pseudotensörünün birçok olası farklı tanımı mevcuttur.V obecné relativitě existuje mnoho možných definic pseudotenzoru gravitační hybnosti-energie.
Ukrayna hükümeti hem Urumların hem de Rumeylerin azınlık haklarını tanımış ve güvence altına almıştır.Práva menšin uznala Ukrajinská vláda jak Rumejům tak Urumům, a přijala je pod svoji záštitu.
Bu g fonksiyonu tanımı f' in bir Legendre dönüşümüdür.Výsledná funkce F bude opět elektrický signál.
Onlar uyumluluk için Glauber kuantum tanımını sağlarlar.Do maximální dokonalosti dovedl tuto představu Klaudios Ptolemaios.
Bazı bilim adamlarına göre coğrafi merkez tanımı bilimsel değildir.Podle jiných antropologů nebyly jeho výzkumné metody dostatečně vědecké.
Marenka gelir ve onun kim olduğunu tanımıştır ama kendinin kim olduğunu ona hiç açıklamak istememektedir.Zjišťuje kdo jej zná a proč jej nikdo nemá rád.
"'Türkiye halkı'nın tanımı: İki dil, bir bavul".Indické sčítání lidu definuje své vlastní dva pojmy: „jazyk“ a „mateřský jazyk“.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.Fotoelektrický jev mohl být úplně vysvětlený až po dozrání kvantové mechaniky.
1995 yılından bu yana ABD Dünya AIDS Gününü resmi olarak tanımıştır.Din 1995, Președintele Statelor Unite ale Americii a proclamat oficial Ziua mondială SIDA.
Finans sektöründe riskin tek bir tanımı yoktur.În finanțe, riscul nu are o definiție unică.
Simetrinin hassas tanımının değişik ölçüleri ve işlemsel tanımları vardır.Noțiunile de simetrie precise au diferite măsuri și definiții operaționale.
Birbirlerini yurtta tanımışlar ve hemen kaynaşmışlardır.Ei se întâlnesc de asemenea în casele lor și în locuri mici de întâlnire.
Burada kimse onu tanımıyordu.N-o știa nimeni.
Eylem belirli bir zamanda gerçekleştirilen etkinliğin tanımıdır.O acțiune este o descriere a unei activități ce urmează a fi executată la un anumit moment.
Teizm, en geniş tanımıyla, en az bir adet tanrının var olduğuna yönelik inançtır.Teismul, in sensul cel mai larg, este credința că cel puțin o zeitate există.
İş Tanımı aynı zamanda özet bir belge niteliğindedir.Același lucru este valabil și la formatarea unei partiții de fișiere.
Sınır tanımıyor, azgınlık yapıyorlardı."Nu știu dacă a fost calea cea bună, ci mai degrabă cea ludică!”
Tarih boyunca birçok devlet tanımı yapılmıştır.De-a lungul istoriei au fost stabilite diferite teorii.
Terimin kabul edilmiş açık bir tanımı yoktur.Terorismul nu are o definiție unanim acceptată.
İşkencenin tanımı.Reeducarea prin tortură.
Kimi yazarlar hastalığın tanımının viral kanamalı ateşe ya da nekrotizan fasiite benzediğini ileri sürdü.Un scriitor aseamănă descrierea cu cea a unei febre hemoragice virale sau fasceită necrozantă.
Ayrıca mezhep hürriyeti de tanımıyordu.Nu s-a înțeles nici amploarea revoltei sociale.
Daha ince bir tanımı ise tam sayılar üzerinden tanımlanacak bir denklik bağıntısıyla yapılabilir.Cel mai sigur este dacă faci o combinație de un cuvânt cu o cifră.
Torkun tanımı: Tork = radyan x kuvvet.Exemplu: n! ridicarea la putere și extragerea radicalului.
Aldatmanın tanımı kültürden kültüre veya çiftler arasındaki anlaşmalara göre farklılık gösterebilir.Aceste studii au arătat că sexul în afara căsătoriei variază în funcție de culturi și între sexe.
Bu gömleği tanımıyorum. O kimin?Nu recunosc acest tricou. Al cui este?
Kızların her ikisini de tanımıyorum.Nu le știu pe ambele fete.
Komşum olmasına rağmen onu çok iyi tanımıyorum.Cu toate că este vecinul meu, nu îl cunosc foarte bine.
Komşum olmasına rağmen onu çok iyi tanımıyorum.Cu toate că este vecina mea, nu o cunosc foarte bine.
Beni bile tanımıyorsun.Nici măcar nu mă cunoști.
Konu hiçbir açıklamaya olanak tanımıyor.Subiectul nu admite nici o explicație.
Mühimmat envanter tanımı Sd.Kfz.A páncéltörőlöveget az Sd.Kfz.
Anayasa Kongre'ye Birliğe yeni eyaletleri kabul etme yetkisi tanımıştır.A Kongresszusnak áll jogában új államok belépését jóváhagyni az unióba.
Fotoelektrik teorisinin eksiksiz bir tanımı kuantum mekaniğinin olgunlaşmasından sonra gerçekleşmiştir.A fényelektromos jelenségről teljes képet csak a kvantummechanika kidolgozása után kaptunk.
Küme tanımına göre bir öge ya kümenin içindedir ya da değildir.Tudta, hogy valaki a kegyelem állapotában van-e vagy nincsen.
Çöğürün tanımı ile ilgili süregelen tartışmalar vardır.A számítógépes biztonsággal foglalkozók körében mindig éles vitákat vált ki.
Ama biz birbirimizi hiç tanımıyorduk.De mintha nem ismernék egymást.
1959 Antarktika Antlaşmasıyla tanımını kullanılmaya başlanmıştır.1959 óta viszont ezt megtiltja az Antarktiszi Egyezmény.
Tarihte bilinen ilk anemometre tanımını 1450 yılı civarında Leon Battista Alberti yapmıştır.A szélmérőt Leon Battista Alberti találta fel 1450 körül.
→Bu makale oktanın kimyasal bileşik tanımı üzerinedir.A vegyértéksáv felett van a vezetési sáv.
Kavramın tanımı ülkeden ülkeye veya aynı ülkede çağdan çağa farklılık gösterebilir.A szó jelentése időről időre, országról országra eltérő lehetett.
Tiyatrodan sinemaya aktarılan sahnenin iki tanımı vardır.A Színházi adattárban regisztrált bemutatóinak száma kettő.
Romano henüz küçükken onu tanımış ve onu çok şirin bulmuştur.Andy már akkor érdeklődött utána, amikor még kislány volt, és most is vonzónak találja.
Ancak, sicim esaslı güçlü kuvvetin tanımı deneysel bulgulara ters düşen çok fazla öngörüde bulunmuştur.A központi hatalom gyengülése szinte azonnal elszakadási kísérletekhez vezetett.
Ancak tanımı hala değişmektedir ve kullanan kişiye göre anlam değişebilir.Az üzenet egyértelmű: az ember megváltozhat.
Niçin beni tanımıyormuş gibi davranıyorsun?Miért tettél úgy, mintha nem ismernél engem?
Benjamin Franklin’in ‘insan alet yapan hayvandır’ tanımına atıf yapılmıştır – yani ‘yapan insan’dır.Benjamin Franklin määritteli ihmisen olevan työkaluja käyttävä eläin.
İşkencenin tanımı.Kärsimyksen tarkoitus.
Sovyet Rusya Hükümeti 31 Aralık’ta Fin bağımsızlığını tanımıştır.Neuvosto-Venäjän johto tunnusti Suomen itsenäisyyden 31. joulukuuta.
Bugüne dek 150 ülke tarafından imzalanan sözleşmeyi Türkiye 2006 yılında tanımıştır.Palestiinan on toistaiseksi tunnustanut 138 maata.
2000 Engel Tanımıyorum 2001 Bütün Resmi sitesiKritiikin Kannukset 2000 Viralliset sivut
"'Türkiye halkı'nın tanımı: İki dil, bir bavul".Ossi Sivén kannatti ”yksi kansa, kaksi kieltä” -ajattelua.
Tiyatroda sahnenin iki tanımı vardır.Teatterin käytössä on kaksi näyttämöä.
Mühimmat envanter tanımı Sd.Kfz.Intendentuuritunnus Sd.Kfz.
Riemann geometrisinin yardımı sayesinde, Einstein yerçekiminin geometrik tanımı için bir formül keşfetti.Einsteinin teoria käyttää geometrianaan Riemannin epäeuklidista geometriaa.

İlgili Sayfalar