tanıklar ile cümle
tanıklar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Появление этих свидетелей по мнению осуждённого могло бы повлиять на вердикт присяжных.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Очевидно, он был вынужден прыгать из горящего самолёта.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.По словам свидетелей, стрельба в учебном заведении продолжалось около 10 минут.
Görgü tanıklarına göre sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.وأكدوا أيضا أن الجنود الذين رفضوا إطلاق النار على المدنيين أعدموا على أيدي الجيش السوري.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.عهد على قول الحق..
İkisi birlikte çalılar önünde yürüyorlardı tanıklara göre.ويبدو أن أحدهما تم أكله، وفقا لشهود العيان.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.يتضمن تحقيقات تهمّ المشاهد لمدة ساعة من الوقت.
Olayın görgü tanıkları, Kuran yakma diye bir şeyin söz konusu olmadığını söylemişti.أقسم الضباط الذين كانوا موجودون بالحادثة علي عدم التفوه بكلمة واحدة.
Benjamin Radford'a göre hikâye, görgü tanıkları, incelemeler ve adlî delillerle çürütülmüştür.De acordo com Benjamin Radford, a história foi "refutada por testemunhas, investigações e provas forenses".
Görgü tanıklarının birçoğu 182 ve 257 arasında Texianın hayatını kaybettiğini bildirdi.As testemunhas relataram a morte de 182 a 257 texanos.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Eles juraram ser mentira.
Bu döneme ait belge ve bilgi eksikliğini o dönemin canlı tanıkları ile konuşarak tamamladı.Promessa feita e perfeitamente cumprida, afirmam testemunhas desta história.
Görgü tanıkları da polisin bazı geçiş noktalarını kapattığını anlattı.Um porta-voz da polícia local disse que ela passou por interrogatório.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.De acordo com relatórios das testemunhas, o Milagre do Sol durou aproximadamente dez minutos.
Görgü tanıklarına göre silahlı saldırganın sınıflarda ve koridorlarda rastgele ateş açtığını belirttiler.Ooggetuigen meldden dat de jongen het vuur opende en lukraak schoot in de klaslokalen en gangen.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Hij vraagt hem te zweren dat hij Andy de waarheid vertelde.
Görgü tanıkları da polisin bazı geçiş noktalarını kapattığını anlattı.Zijn vriend stelt dat het tijd werd dat de politie ook eens iets deed.
Kazanın tanıklarıydık.Wij waren getuigen van het ongeluk.
Görgü tanıkları bazı saldırganların Mısır Ordusu Üniforması giydiğini belirttiler .Według świadków napastnicy byli ubrani w wojskowe mundury.
Olay tanıkları da kayıt altına alınabilmektedir.Dokument podpisują także świadkowie.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.Świadkowie donieśli, iż atak trwał 30 minut.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Svor svaranden inte eden ansågs skulden vara bevisad.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Водою клянуться, її закликають в свідки.
Görgü tanıklarının birçoğu 182 ve 257 arasında Texianın hayatını kaybettiğini bildirdi.Інші очевидці вважали, що загинули від 182 до 257 техасців.
Görgü tanıklarının ifadelerine göre çatışmalar yaklaşık yarım saat sürdü.Згідно свідчення місцевих жителів, атака тривала 12 годин.
Bu görgü tanıklarının geminin su üzerinde ikiye ayrıldığı ifadelerini doğruluyordu.Екіпаж спробував приховати реальні факти того, що відбувається на борту.
Görgü tanıklarına göre sivillere ateş açmayı reddeden askerler Suriye Ordusu tarafından infâz edilmiştir.Několik vojáků, kteří odmítli střílet do civilistů bylo syrskou armádou popraveno.
Büyük jüri, belgelerin mahkemeye ibraz edilmesini ve tanıkların yeminli ifade vermelerini zorunlu kılabilir.Přísaha měla proběhnout před očima smírčího soudce podepsáním dokumentu o spojenectví.
Çoğu zaman yeminli tanıkların ifadeleri de kanıt sayılır.Někdy mluvíme také o ilokuční síle dané výpovědi.
Görgü tanıklarının birçoğu 182 ve 257 arasında Texianın hayatını kaybettiğini bildirdi.Martorii oculari au numărat între 182–257 texani uciși.
Bazı tanıklar olduğunu umuyorum.Sper că au existat niște martori.
Görgü tanıkları yoktu.Nu au existat martori oculari.
Bazı tanıkların belirttiğine göre Klaus Mann daha on iki yaşında iken her gün bir kitap bitiriyordu.A tizenkét éves Klaus Mann saját bevallása szerint naponta egy könyvet kiolvasott.
Bölgedeki tanıklar, ordu saldırısına başladığı zaman kentin neredeyse boş olduğunu söyledi.Szemtanúk szerint azonban mire a hadsereg megkezdte a támadását, a város szinte teljesen kiürült.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Szemtanúk arról számoltak be, hogy a gép lezuhanása előtt kigyulladt.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Todistajat vannovat valan, jonka mukaan he todistavat totuudenmukaisesti.
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.Tykkimies sai surmansa juostessaan pakoon lentokoneen rynnäköidessä tielle.
Görgü tanıklarına göre silahlı saldırganın sınıflarda ve koridorlarda rastgele ateş açtığını belirttiler.Poliisiasiakirjojen mukaan ampuja alkoi sattumanvaraisesti tulittamaan läheisiä rakennuksia ja ihmisiä.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.Με τον όρκο αυτό πιστοποιούσαν ότι θα έλεγαν την αλήθεια.
Görgü tanıkları denize dökülen bahriyelilere Rusların merhamet etmediğini söylüyorlardı.Og der blev holdt skarpt øje med de russiske servitricer, der serverede for søfolkene.
Görgü tanıkları bir suça tanıklık ettikten sonra olay sonrası bilgileriyle karşılaşabilirler.Etter partene føres eventuelle vitner.
Lisbet, tanıkların ifadesine göre, 1640'lardan beri şifacı olarak ün yapmıştı.Ifølge vitneutsagnene hadde Lisbet hatt ry som helbreder helt fra 1640-årene.
Görgü tanıkları da polisin bazı geçiş noktalarını kapattığını anlattı.Vitner påpekte for politiet at hun hadde en noe vrikkende gange.
Görgü tanıkları, çok kararlı olduğunu kaydetmişlerdir.Veddemålsbyråene skulle vise seg å ha helt rett.
Olay tanıkları da kayıt altına alınabilmektedir.Men vitner ble allikevel hørt under saken.
Bir buçuk yıl beklediğimiz tanıklar oldu.Han og noen få vitner ble forhørt i fire og en halv måned.
Bu görgü tanıklarının geminin su üzerinde ikiye ayrıldığı ifadelerini doğruluyordu.Det ble sagt av overlevende at han to ganger avslo å ta plass i livbåter selv.
Görgü tanıkları bazı saldırganların Mısır Ordusu Üniforması giydiğini belirttiler .Saksi mata menyatakan bahwa beberapa penyerang kemungkinan mengenakan pakaian seragam Tentara Mesir.
Tanıklar doğruyu söyleyeceklerine yemin ederler.あらゆる陪審員は証拠に従って真実の評決を行うことを誓う。
Bazı Amerikalı tanıklar, 12-13 yaşlarında kız çocuklarının da idam edildiğini bildirmiştir.2000年、BBCは12,13歳の少女がアメリカ人の目の前で処刑されたと報じた。
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.目撃情報では事故機は炎上しながら地面に落下した。
Tanıkların daha sonra baskı altında yönlendirilerek ifade verdiği ortaya çıkmıştır." dedi.但隨後有同謀者前來告密,其敘述的事情與信中相同。
Tanıkların hepsinin dürüst olduğuna ve gerçeği söylediklerine de inanır.他們拒絕接受所有的證據與真理。
Görgü tanıklarına göre yanan uçaktan kaçabilmek için ölümüne atlamışlardır.目击者称他们看到飞机坠落过程中起火。
Görgü tanıklarına göre silahlı saldırganın sınıflarda ve koridorlarda rastgele ateş açtığını belirttiler.목격자들은 범인이 무차별적으로 교실과 복도에 대고 총을 쏴댔다고 진술했다.
Tanıkların hepsi Tschudi ailesinin dostlarıydı.양친은 모두 교회 장로였다.
Orada tüm tanıklarla konuşur ve kanıt toplamaya çalışır.הם עוזרים לנו להגיע לדבר עם עדים, לברר תלונות.
Asker tanıkların ifadesine göre saldırgan ateşe başlamadan önce Allahu Ekber diye bağırdı.אחד הניצולים אמר כי היורה צעק "אללה אכבר" בהתקפה.
Davalı "çocuk", tanıklar da "yaşlı adam" ve "karşı sokaktaki kadın" şeklinde anılır.Обвиняемият е наричан „момчето“, а двамата свидетели съответно: „старецът“ и „жената през улицата“.
Tanıkların hepsinin dürüst olduğuna ve gerçeği söylediklerine de inanır.И четиримата младежи твърдят, че казват истината.
İlgili Sayfalar