tanıklık ile cümle

tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,Men det vidner og den Hellige Ånd for oss; for efterat han har sagt:
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,Mengenai hal itu Roh Allah memberikan juga kesaksian-Nya kepada kita. Roh Allah berkata
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,Men også den Helligånd giver os Vidnesbyrd; thi efter at have sagt:
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,Questo ce lo attesta anche lo Spirito Santo. Infatti, dopo aver detto
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,Svědčíť pak nám to i sám Duch svatý. Nebo prve pověděv:
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,También el Espíritu Santo nos da testimonio, porque después de haber dicho
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,Todistaahan sen meille myös Pyhä Henki; sillä sanottuaan:
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,Μαρτυρει δε εις ημας και το Πνευμα το Αγιον διοτι αφου ειπε προτερον,
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,и нека се грижим един за друг, тъй щото да се поощряваме към любов и добри дела,
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,О сем свидетельствует нам и Дух Святый; ибо сказано:
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,Сьвідкує ж нам і Дух сьвятий; по реченому бо перше:
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,ואף רוח הקדש מעיד לנו על זאת כי אחרי אמרו׃
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,ويشهد لنا الروح القدس ايضا. لانه بعدما قال سابقا
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,聖 靈 也 對 我 們 作 見 證 . 因 為 他 既 已 說 過
Kutsal Ruh da bu konuda bize tanıklık ediyor. Önce diyor ki,聖靈 也 對 我 們作 見證 . 因為 他 既 已 說過
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.A Lában ju nazval aramejsky: Jegar-sohoduta, a Jakob ju nazval hebrejsky Gal-éd.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.És nevezé azt Lábán Jegár-Sahaduthának, Jákób pedig nevezé Gálhédnek.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.I nazval ji Lában Jegar Sahadutha, a Jákob nazval ji Gál Ed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.I nazwał ją Laban Jegar Sahaduta, a Jakób ją nazwał Galed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Ja Laaban antoi sille nimen Jegar-Saahaduta, mutta Jaakob antoi sille nimen Galed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.라반은 그것을 여갈사하두다라 칭하였고 야곱은 그것을 갈르엣이라 칭하였으니
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Laban a numit -o Iegar-Sahaduta (Movila mărturiei), şi Iacov a numit -o Galed (Movila mărturiei).
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.La-ban đặt trên đống đá đó là Y-ê-ga Sa-ha-du-ta ; còn Gia-cốp kêu là Ga-lét .
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.La-ban đặt trên đống đá đó là Y-ê-ga Sa-ha-du-ta; còn Gia-cốp kêu là Ga-lét.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Laban kaldte den Jegar-Sahaduta, og Jakob kaldte den Galed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Laban l`appela Jegar Sahadutha, et Jacob l`appela Galed.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Labán lo llamó Yegar-sahaduta; y Jacob lo llamó Galed
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Laban menamakan timbunan batu itu Yegar-Sahaduta, sedangkan Yakub menamakannya Galed
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Làbano lo chiamò Iegar-Saaduta, mentre Giacobbe lo chiamò Gal-Ed
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Labão lhe chamou Jegar-Saaduta, e Jacó chamou-lhe Galeede.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Och Laban kallade det Jegar-Sahaduta , men Jakob kallade det Galed .
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Og Laban kalte den Jegar-Sahaduta, men Jakob kalte den Gal-Ed*. / {* vidnesbyrdets stenrøs.}
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Und Laban hieß ihn Jegar-Sahadutha; Jakob aber hieß ihn Gilead.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Και ο μεν Λαβαν εκαλεσεν αυτον Ιεγαρ-σαχαδουθα ο δε Ιακωβ εκαλεσεν αυτον Γαλεεδ.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.И назвал его Лаван: Иегар-Сагадуфа; а Иаков назвал его Галаадом.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.Лаван я нарече Иегар Сахадута*, а Яков я нарече Галаад.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.ויקרא לו לבן יגר שהדותא ויעקב קרא לו גלעד׃
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.ودعاها لابان يجرسهدوثا. واما يعقوب فدعاها جلعيد.
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.拉 班 稱 那 石 堆 為 伊 迦 爾 撒 哈 杜 他 、 雅 各 卻 稱 那 石 堆 為 迦 累 得 。 〔 都 是 以 石 堆 為 證 的 意 思
Lavan taş yığınına Yegar-Sahaduta, Yakup ise Galet adını verdi. ‹‹Tanıklık yığını›› anlamına gelir.拉 班稱 那 石堆 為 伊 迦爾撒哈杜他 、 雅各 卻稱 那 石堆 為迦 累得 。 〔 都 是 以 石堆 為證 的 意思
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Den hop som var i følge med ham, vidnet da at han hadde kalt Lasarus ut av graven og opvakt ham fra de døde;
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Ðoàn dân ở cùng Ngài , khi Ngài kêu La-xa-rơ ra khỏi mộ và khiến từ kẻ chết_sống lại , đều làm_chứng về Ngài .
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Ðoàn dân ở cùng Ngài, khi Ngài kêu La-xa-rơ ra khỏi mộ và khiến từ kẻ chết sống lại, đều làm chứng về Ngài.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.나사로를 무덤에서 불러내어 죽은 자 가운데서 살리실 때에 함께 있던 무리가 증거한지라
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Skaren, som var med ham, vidnede nu, at han havde kaldt Lazarus frem fra Graven og oprejst ham fra de døde.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Świadczył tedy lud, który z nim był, iż Łazarza zawołał z grobu i wzbudził go od umarłych.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Vtedy svedčil zástup, ktorý bol s ním, keď vyvolal Lazara z hrobu a vzkriesil ho z mŕtvych.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Vydával pak o něm svědectví zástup, kterýž byl s ním, že Lazara povolal z hrobu a vzkřísil jej z mrtvých.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.И настъпи в Ерусалим празникът на освещението на храма. Беше зима;
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Народ, бывший с Ним прежде, свидетельствовал, что Он вызвал из гроба Лазаря и воскресил его из мертвых.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.Сьвідкував же народ, що був із Ним, як Лязаря викликав із гробу й воскресив Його з мертвих.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.ויעידו העם אשר היו אצלו בקראו אל לעזר לצאת מן הקבר ויער אתו מעם המתים׃
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.وكان الجمع الذي معه يشهد انه دعا لعازر من القبر واقامه من الاموات.
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.當 耶 穌 呼 喚 拉 撒 路 叫 他 從 死 復 活 出 墳 墓 的 時 候 、 同 耶 穌 在 那 裡 的 眾 人 、 就 作 見 證
Lazarı mezardan çağırıp ölümden dirilttiği sırada İsayla birlikte bulunan kalabalık buna tanıklık etti.當耶穌 呼喚 拉撒路 叫 他從死 復活 出墳 墓 的 時候 、 同耶穌 在 那裡 的 眾人 、 就 作 見證
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Deve manter seu progresso nativa, mas surcease: No calor, sem ar, deve depor tu vives;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Doit conserver ses progrès natif, mais répit: Aucune chaleur, aucun souffle, doit témoigner tu vivras;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Houdt zijn geboorteland vooruitgang, maar surcease: Geen warmte, geen adem, zal getuigen gij leeft;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;그의 기본 진행하지만, 찾을 수 없었다 유지한다 : 아니요 따뜻함, 아니 호흡, 그대가 livest 증언하여야한다;
Memleketi ilerleme, ancak bitme tutacaktır: sıcaklık, nefes, Sen livest tanıklık eder;Mantendrá su progreso nativo, pero tregua: No hay calor, hay espíritu, dará testimonio vives;

İlgili Sayfalar