tanıklık ile cümle

tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Kajti Jezus sam je pričal, da prorok nima časti v svoji domovini.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.친히 증거하시기를 선지자가 고향에서는 높임을 받지 못한다 하시고
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.lebo sám Ježiš vysvedčil, že prorok nemá cti vo svojej vlasti.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Ma Gesù stesso aveva dichiarato che un profeta non riceve onore nella sua patria
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Mert Jézus maga tett bizonyságot arról, hogy a prófétának nincs tisztessége a maga hazájában.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Nebo sám Ježíš byl svědectví vydal, že prorok v vlasti své v vážnosti není.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Porque Jesus mesmo testificou que um profeta não recebe honra na sua própria pátria.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.porque Jesús mismo dio testimonio de que un profeta no tiene honra en su propia tierra
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Sillä Jeesus itse todisti, ettei profeetalla ole arvoa omassa isiensä maassa.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Thi Jesus vidnede selv, at en Profet ikke bliver æret i sit eget Fædreland.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Ty Jesus vittnade själv att en profet icke är aktad i sitt eget fädernesland.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.( vì chính Ngài đã phán rằng một người tiên_tri chẳng bao_giờ được tôn_kính trong quê_hương mình ) .
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.(vì chính Ngài đã phán rằng một người tiên tri chẳng bao giờ được tôn kính trong quê hương mình).
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Yesus sendiri telah berkata, "Seorang nabi tidak dihormati di negerinya sendiri.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Διοτι αυτος ο Ιησους εμαρτυρησεν οτι προφητης εν τη πατριδι αυτου δεν εχει τιμην.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.ибо Сам Иисус свидетельствовал, что пророк не имеет чести в своем отечестве.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.Сам бо Ісус сьвідкував, що пророк у своїй отчинї чести не має.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.כי הוא ישוע העיד כי נביא בארץ מולדתו איננו נכבד׃
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.لان يسوع نفسه شهد ان ليس لنبي كرامة في وطنه.
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.因 為 耶 穌 自 己 作 過 見 證 說 、 先 知 在 本 地 是 沒 有 人 尊 敬 的
İsanın kendisi, bir peygamberin kendi memleketinde saygı görmediğine tanıklık etmişti.因 為耶穌 自己 作 過見 證說 、 先知 在 本地 是 沒 有 人 尊敬 的
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.Ale pýcha Izraelova svedčí do jeho tvári. A Izrael a Efraim klesnú pre svoju neprávosť, klesne s nimi i Júda.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.Dlatego ociosywałem ich przez proroków, zabijałem ich słowy ust moich, aby światłość sądów twoich weszła.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.이스라엘의 교만이 그 얼굴에 증거가 되나니 그 죄악을 인하여 이스라엘과 에브라임이 넘어지고 유다도 저희와 한가지로 넘어지리라
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.Mod Israel vidner dets Hovmod; Efraim styrter for sin Brøde, med dem skal og Juda styrte.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.И гордость Израиля унижена в глазах их; и Израиль и Ефрем падут от нечестия своего; падет и Иуда с ними.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.וענה גאון ישראל בפניו וישראל ואפרים יכשלו בעונם כשל גם יהודה עמם׃
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.وقد أذلّت عظمة اسرائيل في وجهه فيتعثر اسرائيل وافرايم في اثمهما ويتعثر يهوذا ايضا معهما.
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.以 色 列 的 驕 傲 當 面 見 證 自 己 . 故 此 、 以 色 列 和 以 法 蓮 必 因 自 己 的 罪 孽 跌 倒 、 猶 大 也 必 與 他 們 一 同 跌 倒
İsrailin gururu kendine karşı tanıklık ediyor; Suç içinde tökezliyor İsraille Efrayim, Yahuda da birlikte.以色列 的 驕傲當面 見證 自己 . 故此 、 以色列 和 以法 蓮必 因 自己 的 罪孽 跌倒 、 猶大 也 必與 他 們一同 跌倒
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.A te szád kárhoztat téged, nem én, és a te ajakaid bizonyítanak ellened.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.A tua própria boca te condena, e não eu; e os teus lábios testificam contra ti.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Ce n`est pas moi, c`est ta bouche qui te condamne. Ce sont tes lèvres qui déposent contre toi.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Daardoor veroordeel jij jezelf en niet ik; de woorden die je spreekt, getuigen tegen je.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Dein Mund verdammt dich, und nicht ich; deine Lippen zeugen gegen dich.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Din egen munn domfeller dig, ikke jeg; dine leber vidner mot dig.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Din Mund domfælder dig, ikke jeg, dine Læber vidner imod dig!
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.너를 정죄한 것은 내가 아니요 네 입이라 네 입술이 너를 쳐서 증거하느니라
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Miệng ông định tội cho ông, chớ chẳng phải tôi; Và môi ông làm chứng dối nghịch cùng ông.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Miệng ông định_tội cho ông , chớ chẳng phải tôi ; Và môi ông làm_chứng dối nghịch cùng ông .
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Non io, ma la tua bocca ti condanna e le tue labbra attestano contro di te
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Nu eu, ci gura ta te osîndeşte, buzele tale mărturisesc împotriva ta.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Odsudzujú ťa tvoje vlastné ústa a nie ja; tvoje rty svedčia proti tebe.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Oma suusi julistaa sinut syylliseksi, enkä minä; omat huulesi todistavat sinua vastaan.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Potępiają cię usta twoje, a nie ja; a wargi twoje świadczą przeciwko tobie.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Potupují tě ústa tvá, a ne já, a rtové tvoji svědčí proti tobě.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Så dömes du nu skyldig av din mun, ej av mig, dina egna läppar vittna emot dig.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Tak perlu engkau kutuduh dan persalahkan, sebab oleh kata-katamu sendiri kau diadukan
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Tu boca te condena, no yo; y tus labios testifican contra ti
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Tvoja usta te obsojajo, ne jaz, in ustne tvoje pričajo zoper tebe.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Το στομα σου σε καταδικαζει, και ουχι εγω και τα χειλη σου καταμαρτυρουσιν εναντιον σου.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Твоите уста те осъждат, а не аз; Твоите устни свидетелствуват против тебе.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.Тебя обвиняют уста твои, а не я, и твой язык говорит против тебя.
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.ירשיעך פיך ולא אני ושפתיך יענו בך׃
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.ان فمك يستذنبك لا انا وشفتاك تشهدان عليك
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.你 自 己 的 口 定 你 有 罪 、 並 非 是 我 . 你 自 己 的 嘴 見 證 你 的 不 是
Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, Dudakların sana karşı tanıklık ediyor.你 自己 的 口定 你 有罪 、 並非 是 我 . 你 自己 的 嘴見證 你 的 不 是
Kendim için tanıklık eden bir ben varım, bir de beni gönderen Baba benim için tanıklık ediyor.››deci despre Mine însumi, mărturisesc Eu, şi despre Mine mărturiseşte şi Tatăl, care M'a trimes.``
Kendim için tanıklık eden bir ben varım, bir de beni gönderen Baba benim için tanıklık ediyor.››Én vagyok a ki bizonyságot teszek magamról, és bizonyságot tesz rólam az Atya, a ki küldött engem.
Kendim için tanıklık eden bir ben varım, bir de beni gönderen Baba benim için tanıklık ediyor.››Här är nu jag som vittnar om mig; om mig vittnar också Fadern, som har sänt mig.

İlgili Sayfalar