tanıklık ile cümle

tanıklık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tanıklık etmek için onun isteksizliğinin farkına vardık.We noticed his reluctance to testify.
Buna tanıklık edebilirim.I can testify to that.
O, kazaya tanıklık etti.He witnessed the accident.
O cinayete tanıklık etti.He witnessed the murder.
O, tanıklık etmek için çağrıldı.He was called to give evidence.
O, onun aleyhine tanıklık etti.She testified against him.
O, onun öldürülüşüne tanıklık etti.She witnessed him being killed.
Eşim aleyhine asla tanıklık etmezdim.I'd never testify against my wife.
Tek tanığımız tanıklık yapmayı reddediyor.Our only witness is refusing to testify.
Savcı benim Tom aleyhinde tanıklık yapmamı istiyor.The DA wants me to testify against Tom.
Tom Mary'nin aleyhinde tanıklık etti.Tom testified against Mary.
Tom Mary'ye karşı tanıklık etmek için isteksiz gibi görünüyor.Tom seems to be unwilling to testify against Mary.
Seni tanıklık yapmaya zorlayamam.I can't force you to testify.
Tom tanıklık edebilir.Tom may testify.
Tanıklık edeceğim.I will testify.
O bizim için tanıklık yapacak.He's going to testify for us.
O tanıklık etmek için Cezayir'den bütün yolu seyahat etti.She traveled all the way from Algeria to testify.
Tom tanıklık etmeye hazır.Tom is willing to testify.
Tom duruşmada tanıklık etti.Tom testified at the trial.
Tanıklık etmeye gönüllülüğün için gerçekten teşekkür ederim.I really appreciate your willingness to testify.
Tom'un aleyhine tanıklık etmek istemiyorum.I don't want to testify against Tom.
Dan, Linda'nın bir uyuşturucu bağımlısı olmadığına tanıklık etti.Dan testified that Linda wasn't a drug addict.
Kurban tanıklık etmek zorunda değildi.The victim didn't have to testify.
O güçlü bir tanıklık yaptı.He gave a powerful testimony.
Tom tanıklık etmedi.Tom didn't testify.
Tom'un karısı ona karşı tanıklık etti.Tom's wife testified against him.
Tom ve Mary birbirlerine karşı tanıklık ettiler.Tom and Mary testified against each other.
Tom, Mary'ye karşı tanıklık yapmak istiyordu.Tom wanted to testify against Mary.
Tom, Mary'ye karşı tanıklık etmeyi kabul etti.Tom agreed to testify against Mary.
Tom tanıklık yapmayı reddetti.Tom declined to be a witness.
Ne zaman tanıklık edeceğim?When will I get to testify?
Ben tanıklık edebilirim.I may testify.
Tanıklık etmedim.I didn't testify.
Tom Mary'nin davasında tanıklık etti.Tom testified at Mary's trial.
Tom'un o gün tanıklık yapması bekleniyordu.Tom was expected to testify that day.
Sami'ye karşı tanıklık etmeniz sizin yararınızadır.It's in your best interest to testify against Sami.
Leyla tanıklık etmek için mahkeme salonuna girdi.Layla entered the courtroom to testify.
Tom'a karşı tanıklık etmek sizin yararınızadır.It's in your best interest to testify against Tom.
Sami, en yakın arkadaşının aleyhine tanıklık etti.Sami testified against his best friend.
Sami mahkemede tanıklık yapmayı reddetti.Sami refused to take the stand.
Sami, Leyla'nın adına tanıklık edecek.Sami will testify on Layla's behalf.
Sami tanıklık etmedi.Sami did not testify.
Sami tanıklık etmeyi reddetti.Sami refused to testify.
Sami cinayet davasında tanıklık etti.Sami testified in the murder case.
Sami tanıklık etti.Sami testified.
Sami tanıklık etmeye karar verdi.Sami decided to testify.
Sami stalkerına karşı tanıklık etti.Sami testified against his stalker.
Sami mahkemede tanıklık yaptı.Sami testified in court.
Sami tanıklık etmek istiyordu.Sami wanted to testify.
Sami, takipçisine karşı tanıklık edecek.Sami will testify against his stalker.
Sami, stalkerına karşı tanıklık edecek.Sami will testify against his stalker.
Birkaç tanık onun aleyhinde tanıklık etti ama o yine de beraat etti.Several witnesses testified against her but she was acquitted anyway.
Barok dönemi ayrıca müzik teorisinin öneminin artışına tanıklık etmiştir.The Baroque period also saw a rise in the importance of music theory.
İdama tanıklık eden Lilly, Meghan ile birlikte hapishaneye ulaşır.Lilly, who witnesses the execution, arrives at the prison with Meghan's body.
Şarm El-Şeyh hiç ölüme olayına tanıklık etmemişti ve orada çok az sorun çıkmıştı.Sharm el-Sheikh had seen no deaths and minimal trouble.
Duruşmalarda tanıklık yapması için Nürnberg'e getirildi ve Kasım 1946'da serbest bırakıldı.They were brought to Nuremberg to testify at the trials and were released in November 1946.
Ve yine tanıklık ederim ki, Muhammed Onun kulu ve elçisidir. .And I bear witness that Muhammad is His Servant and Messenger.
Mühür yüzüklerinin varlığı "Roma hükümet geleneklerinin azimliğine tanıklık eder".The existence of seal rings "testifies to the tenacity of Roman traditions of government".
Görgü tanıkları bir suça tanıklık ettikten sonra olay sonrası bilgileriyle karşılaşabilirler.Eyewitnesses can encounter post-event information after witnessing a crime.
Bu görevdeyken Soğuk Savaş'ın sonuna ve Alman yeniden birleşmesine tanıklık etti.His term as Secretary General saw the end of the Cold War and the German reunification.

İlgili Sayfalar