tanık ile cümle

tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
13
ORT. KELİME
Bu, yanınıza üçüncü gelişim olacak. Her suçlama iki ya da üç tanığın tanıklığıyla doğrulanmalıdır.В третий уже раз иду к вам. При устах двух или трех свидетелей будет твердо всякое слово.
Bu, yanınıza üçüncü gelişim olacak. Her suçlama iki ya da üç tanığın tanıklığıyla doğrulanmalıdır.Понеже се радваме, когато ние сме немощни, а вие сте силни; и за това се молим – за вашето усъвършенствуване.
Bu, yanınıza üçüncü gelişim olacak. Her suçlama iki ya da üç tanığın tanıklığıyla doğrulanmalıdır.Се вже втрете йду до вас. При устах двох сьвідків або трох стане кожне слово.
Bu, yanınıza üçüncü gelişim olacak. Her suçlama iki ya da üç tanığın tanıklığıyla doğrulanmalıdır.זאת הפעם השלישית אשר אבוא אליכם על פי שנים עדים או שלשה עדים יקום כל דבר׃
Bu, yanınıza üçüncü gelişim olacak. Her suçlama iki ya da üç tanığın tanıklığıyla doğrulanmalıdır.هذه المرة الثالثة آتي اليكم. على فم شاهدين وثلاثة تقوم كل كلمة.
Bu, yanınıza üçüncü gelişim olacak. Her suçlama iki ya da üç tanığın tanıklığıyla doğrulanmalıdır.這 是 我 第 三 次 要 到 你 們 那 裡 去 。 憑 兩 三 個 人 的 口 作 見 證 、 句 句 都 要 定 準
Bu, yanınıza üçüncü gelişim olacak. Her suçlama iki ya da üç tanığın tanıklığıyla doğrulanmalıdır.這是 我 第三 次 要到 你 們那裡 去 。 憑兩三 個 人 的 口作 見證 、 句句 都 要 定準
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Bo zbyt długo staliśmy na uboczu, zadowoleni z bycia świadkiem, robiąc jedynie zdjęcia.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.För att så länge som jag har stått vid sidan nöjd med att vara ett vittne, och bara ta fotografier.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Karena sudah lama kita berdiri di sisi jalan puas hanya menjadi saksi, hanya mengambil foto.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Ker predolgo že stojim na robu zadovoljen kot priča, samo fotografiram.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.왜냐하면 저는 아주 오랫동안 그저 옆에 서서 그냥 사진이나 찍으며 목격자로의 역할을 만족해 하고 있거든요.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Pentru că în tot acest timp am stat pe margine mulţumit să fiu martor, doar făcând fotografii.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Porque durante mucho tiempo he estado al margen, contento de ser un testigo, sólo tomando fotografías.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Porque estive tanto tempo à margem contentando-me em ser uma testemunha, limitando-me a tirar fotografias.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Protože dlouho jsem postával stranou spokojený s rolí svědka a jenom fotil.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Vì đã từ rất lâu tôi chỉ đứng ở ngoài đóng vai là một nhân chứng, chỉ chụp hình.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Επειδή τόσο καιρό στεκόμουν αμέτοχος, αρκούμενος στο να είμαι μάρτυρας, στο να τραβάω απλά φωτογραφίες.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Защото толкова дълго време стоя настрани, в ролята си на свидетел, просто правейки снимки.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.Потому что так долго я стоял на границе как незаинтересованный свидетель, просто фотографируя.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.מכיוון שבמשך זמן כה רב עמדתי מהצד נכון להיות עד, רק לצלם תמונות.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.لأني -ولفترة طويلة- وقفت على الهامش مكتفيا بكوني شاهدا على المآساة، مكتفيا بأخذ الصور.
Çünkü ben bu kadar zamandır fotoğraf çeken bir tanık olmaya razı olarak kenarda durdum.目撃者に甘んじて ただ写真を撮るだけでした なぜなら解決策は過去の ずっと遠くにあるように感じられ
Çünkü bu sırada olaylara tanık olan kişileri sorgulayabilirdik.En cuanto lo recorto entonces? OBAMA:
Çünkü tanık oldum.Mert részese voltam.
Çünkü tanık oldum.Επειδή το είδα.
Çünkü tanık oldum.لانني مررت به
Dahs sonra ise Dördüncü Koalisyon'un daha da fazla bölgeyi kaybetmesine tanık oluyoruz. .그리고 제 4차 대 프랑스 동맹 전쟁이 있었고, 그 후 그들은 심지어 더 많은 영토를 잃었습니다.
Dahs sonra ise Dördüncü Koalisyon'un daha da fazla bölgeyi kaybetmesine tanık oluyoruz. .De Vierde Coalitie verliest nog meer terrein.
Dahs sonra ise Dördüncü Koalisyon'un daha da fazla bölgeyi kaybetmesine tanık oluyoruz. .Następnie IV Koalicja, w wyniku której tracą jeszcze więcej terytorium.
Dahs sonra ise Dördüncü Koalisyon'un daha da fazla bölgeyi kaybetmesine tanık oluyoruz. .Pak dají dohromady čtvrtou koalici, a ztratí další území.
Dahs sonra ise Dördüncü Koalisyon'un daha da fazla bölgeyi kaybetmesine tanık oluyoruz. .Poi la quarta coalizione, e perdono ancora più territorio.
Dahs sonra ise Dördüncü Koalisyon'un daha da fazla bölgeyi kaybetmesine tanık oluyoruz. .Било малко глупаво от страна на Прусия.
Dahs sonra ise Dördüncü Koalisyon'un daha da fazla bölgeyi kaybetmesine tanık oluyoruz. .Під час Четвертої коаліції вони втратили ще більше території.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Die Welt kann euch nicht hassen; mich aber haßt sie, denn ich zeuge von ihr, daß ihre Werke böse sind.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Il mondo non può odiare voi, ma odia me, perché di lui io attesto che le sue opere sono cattive
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.세상이 너희를 미워하지 못하되 나를 미워하나니 이는 내가 세상의 행사를 악하다 증거함이라
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Nemůžeť vás svět nenáviděti, ale mneť nenávidí; nebo já svědectví vydávám o něm, že skutkové jeho zlí jsou.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Nie możeć was świat nienawidzieć, ale mnie nienawidzi; bo ja świadczę o nim, iż sprawy jego złe są.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.O mundo não vos pode odiar; mas ele me odeia a mim, porquanto dele testifico que as suas obras são más.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Pe voi lumea nu vă poate urî; pe Mine Mă urăşte, pentrucă mărturisesc despre ea că lucrările ei sînt rele.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Teitä ei maailma voi vihata, mutta minua se vihaa, sillä minä todistan siitä, että sen teot ovat pahat.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Thế gian chẳng ghét các ngươi được; nhưng ghét ta, vì ta làm chứng nầy về họ rằng công việc họ là ác.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Thế_gian chẳng ghét các ngươi được ; nhưng ghét ta , vì ta làm_chứng nầy về họ rằng công_việc họ là ác .
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Världen kan icke hata eder, men mig hatar hon, eftersom jag vittnar om henne, att hennes gärningar äro onda.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Vas ne more svet sovražiti; mene pa sovraži, ker jaz pričujem o njem, da so dela njegova hudobna.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Vás nemôže svet nenávidieť, ale mňa nenávidí, lebo ja svedčím o ňom, že jeho skutky sú zlé.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Verden kan ikke hade eder; men mig hader den, fordi jeg vidner om den, at dens Gerninger ere onde.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Verden kan ikke hate eder; men mig hater den fordi jeg vidner om den at dens gjerninger er onde.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.want de wereld kan jullie niet haten. De wereld haat Mij omdat Ik haar beschuldig van slechte dingen.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Δεν δυναται ο κοσμος να μιση εσας εμε ομως μισει, διοτι εγω μαρτυρω περι αυτου οτι τα εργα αυτου ειναι πονηρα.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Вас мир не может ненавидеть, а Меня ненавидит, потому что Я свидетельствую о нем, что дела его злы.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Исус, прочее, излезе вън носещ трънения венец и моравата дреха. Пилат им казва: Ето човекът!
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.Не може сьвіт ненавидіти вас, мене ж ненавидить; бо я сьвідкую про него, що діла його лихі.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.לא יוכל העולם לשנוא אתכם ואתי ישנא באשר אני מעיד עליו כי רעים מעלליו׃
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.لا يقدر العالم ان يبغضكم ولكنه يبغضني انا لاني اشهد عليه ان اعماله شريرة.
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.世 人 不 能 恨 你 們 、 卻 是 恨 我 . 因 為 我 指 證 他 們 所 作 的 事 是 惡 的
Dünya sizden nefret edemez, ama benden nefret ediyor. Çünkü yaptıklarının kötü olduğuna tanıklık ediyorum.世人 不 能 恨 你 們 、 卻是 恨 我 . 因為 我 指證 他 們 所 作 的 事 是 惡 的
Dürüst tanık can kurtarır, Yalancı tanık aldatıcıdır.A testemunha verdadeira livra as almas; mas o que fala mentiras é traidor.
Dürüst tanık can kurtarır, Yalancı tanık aldatıcıdır.Een eerlijke getuige kan levens redden; een vals getuige kan iemand door bedrog de dood injagen.
İlgili Sayfalar