tanık ile cümle

tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Защото мнозина лъжесвидетелствуваха против Него, но свидетелствата им не бяха съгласни.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Ибо многие лжесвидетельствовали на Него, но свидетельства сии не были достаточны.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Многі бо криво сьвідкували проти Него, й не сходились сьвідчення їх.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.כי רבים ענו בו עדות שקר אך העדיות לא היו שות׃
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.لان كثيرين شهدوا عليه زورا ولم تتفق شهاداتهم.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.因 為 有 好 些 人 作 假 見 證 告 他 、 只 是 他 們 的 見 證 、 各 不 相 合
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.因 為 有 好些 人 作假 見證 告 他 、 只是 他 們的見證 、 各 不 相合
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak: Ben ve ekibim orada olacağız.Un giorno il Tribunale Penale Internazionale richiederà dei testimoni: il mio equipaggio ed io saremo lì.
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Een dag het Internationaal Rechtbank zal vragen om getuigen:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Eines Tages wird der Internationale Gerichtshof nach Zeugen suchen:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:En dag kommer den Internationella brottmålsdomstolen kommer att kräva vittnen:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Nekega dne bo Mednarodno kazensko sodišče poklicalo priče:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Pewnego dnia, Międzynarodowy Trybunał Karny będzie wzywał świadków.
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Suatu hari nanti Mahkamah Pidana Internasional akan memanggil saksi:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:Un jour, la Cour pénale internationale lancera un appel à témoins:
Bir gün Uluslararası Ceza Mahkemesi tanık arayacak:يومًا ما ستطلب المحكمة الجنائية الدولية شهودًا،
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.A tu berú desiatky ľudia, ktorí mrú, ale tamto ten, ktorému sa dáva svedoctvo, že žije.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.A tuć dziesięciny biorą ludzie, którzy umierają; tam zasię on, o którym świadczono, iż żyje.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.A tuto desátky berou smrtelní lidé, ale tamto ten, o němž se vysvědčuje, že jest živ.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.És itt halandó emberek szednek tizedet, ott ellenben az, a ki bizonyság szerint él:
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.Inoltre, qui riscuotono le decime uomini mortali; là invece le riscuote uno di cui si attesta che vive
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.In tukaj jemljejo desetine umrjoči ljudje, tam pa on, o katerem se priča, da živi.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.Ja täällä kuolevaiset ihmiset ottavat kymmenyksiä, mutta siellä se, jonka todistetaan elävän.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.또 여기는 죽을 자들이 십분의 일을 받으나 저기는 산다고 증거를 얻은 자가 받았느니라
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.Og her er det dødelige Mennesker, som tager Tiende; men der er det en, om hvem der vidnes, at han lever.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.Og her er det dødelige mennesker som tar tiende, men der en som har det vidnesbyrd at han lever.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.und hier nehmen die Zehnten die sterbenden Menschen, aber dort einer, dem bezeugt wird, daß er lebe.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.Και εδω μεν θνητοι ανθρωποι λαμβανουσι δεκατα, εκει δε λαμβανει ο μαρτυρουμενος οτι ζη.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.защото за Него свидетелствува: "Ти си свещеник до века Според чина Мелхиседеков";
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.И здесь десятины берут человеки смертные, а там – имеющий о себе свидетельство, что он живет.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.І тут беруть десятини люде, що мруть, а там - той, про кого сьвідчить ся, що він живе.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.ופה בני אדם שימותו לקחים את המעשר אבל שם לקחו מי שהועד עליו כי הוא חי׃
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.وهنا اناس مائتون يأخذون عشرا واما هناك فالمشهود له بانه حيّ.
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.在 這 裡 收 十 分 之 一 的 都 是 必 死 的 人 . 但 在 那 裡 收 十 分 之 一 的 、 有 為 他 作 見 證 的 說 、 他 是 活 的
Birinde ölümlü insanlar ondalık alıyor, ötekinde yaşadığına tanıklık edilen biri alıyor.在 這裡 收 十分之一 的 都 是 必死 的 人 . 但 在 那 裡收 十分之一 的 、 有為 他 作見證 的 說 、 他 是 活的
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.Dans l'esprit d'un homme et d'une femme, nous regardons constamment la contradiction entre mâle et femelle.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.En las mentes de un hombre y una mujer miramos constantemente la contradicción entre masculino y femenino.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.I manden og kvindens sind leder vi konstant efter modsætningen mellem mand og kvinde.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.In den Köpfen eines Mannes und einer Frau sehen wir immer nur den Unterschied zwischen männlich und weiblich.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.În mintea unui bărbat şi a unei femei, căutăm constat contradicţia dintre mascul şi femelă.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.남자와 여자의 마음에서, 우리는 끊임없이 남성과 여성의 모순을 보고 있으면서
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.Nella mente di un uomo e di una donna, cerchiamo costantemente la contraddizione tra uomo e donna.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.W umyśle mężczyzny i kobiety ciągle patrzymy na sprzeczność pomiędzy tym, co męskie i żeńskie.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.В душе мужчины и женщины мы постоянно видим противоречие между мужским и женским началом.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.В ума на един мъж и една жена постоянно гледаме противоречието между мъжко и женско.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.У думках чоловіка і жінки ми увесь час є свідками протистояння чоловічого і жіночого начал.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.במוחם של גבר ואישה, לעולם אנו נחפש אחר הקונפליקט בין זכר לנקבה.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.في عقل الرجل وعقل المرأة، نحن دوما في مواجهة التناقض بين الذكر والأنثى.
Bir kadın ve erkeğin zihinlerinde, sürekli kadınla erkeğin çelişkisine tanıklık ediyoruz.常に男性と女性の 矛盾があります 私たちはその中で調和を見いだそうとするのです
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Dacă eşti în autobuz şi auzi o conversaţie intresantă poţi scrie despre asta.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.당신이 버스를 타고 가다 재미있는 대화를 들었다면, 대화를 모두 적어 볼 수 있습니다.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Nếu bạn ở trên một chiếc xe buýt và nghe một cuộc đối thoại thú vị, bạn có thể viết xuống.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Se vais num autocarro e ouves uma conversa interessante, podes tomar nota dela.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Si vas en un autobús y oyes una conversación interesante, puedes anotarla.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Si vous êtes dans un bus et vous entendez une conversation intéressante, vous pouvez l'écrire.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Słysząc ciekawą rozmowę w autobusie, można ją zapisać.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Wenn man im Bus eine interessante Unterhaltung hört, kann man alles notieren.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.Если вы в автобусе подслушали интересный разговор, то его можно записать.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.אם אתם נוסעים באוטובוס ושומעים שיחה מעניינת, אתם יכולים לכתוב אותה.
Bir otobüsteyseniz ilginç bir konuşmaya tanık olursunuz, bunu yazarsınız.إذا كنت راكبا حافلة وسمعت محادثة مثيرة للاهتمام، يمكنك أن تكتب كل شيء.
İlgili Sayfalar