tanık ile cümle

tanık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
12
ORT. KELİME
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.Voi stessi mi siete testimoni che ho detto: Non sono io il Cristo, ma io sono stato mandato innanzi a lui
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.Vós mesmos me sois testemunhas de que eu disse: Não sou o Cristo, mas sou enviado adiante dele.
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.Vosotros mismos me sois testigos de que dije: "Yo no soy el Cristo", sino que "he sido enviado delante de él"
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.Vous-mêmes m`êtes témoins que j`ai dit: Je ne suis pas le Christ, mais j`ai été envoyé devant lui.
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.Vy mi sami svedčíte, že som povedal: Ja nie som Kristus, ale že som poslaný pred ním.
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.Vy sami svědkové jste mi, že jsem pověděl: Nejsem já Kristus, ale že jsem poslán před ním.
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.Wy sami jesteście mi świadkami, żem powiedział: Nie jestem ja Chrystus, ale żem posłany przed nim.
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.Вы сами мне свидетели в том, что я сказал: не я Христос, но я послан пред Ним.
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.Самі ви менї сьвідкуєте, що я казав: Я не Христос, а що я посланий перед Ним.
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.ואתם עדי כי אמרתי אנכי אינני המשיח רק שלוח אני לפניו׃
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.انتم انفسكم تشهدون لي اني قلت لست انا المسيح بل اني مرسل امامه.
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.我 曾 說 、 我 不 是 基 督 、 是 奉 差 遣 在 他 前 面 的 、 你 們 自 己 可 以 給 我 作 見 證
‹Ben Mesih değilim, ama Onun öncüsü olarak gönderildim› dediğime siz kendiniz tanıksınız.我 曾 說 、 我 不 是 基督 、 是 奉 差遣 在 他 前面 的 、 你 們 自己 可以 給 我 作 見證
Bilgi bile senden sonra geldi çünkü bilgiye tanıklık eden sensin. Bilginin ve cehaletin bileni sensin.Dokonca aj poznanie prišlo až po tebe, pretože ty si svedkom poznania, si pozorovateľ poznania a neznalosti.
Bilgi bile senden sonra geldi çünkü bilgiye tanıklık eden sensin.Incluso el conocimiento llegó después de ti porque eres el testigo del conocimiento.
Bilgi bile senden sonra geldi çünkü bilgiye tanıklık eden sensin.Même la connaissance est venue après toi parce que tu es celle qui,en est le témoin.
Bilgi bile senden sonra geldi çünkü bilgiye tanıklık eden sensin.Даже знания пришли после тебя, ты свидетель этих знаний
Bilgi bile senden sonra geldi çünkü bilgiye tanıklık eden sensin.何故なら君が知識の目撃者で また理解者だからだ
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››A čo do veci, o ktorej sme hovorili, ja a ty, hľa, Hospodin bude svedkom medzi mnou a medzi tebou až na veky.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››A tego, o czemeśmy mówili ja i ty, tego Pan świadkiem będzie między mną a między tobą aż na wieki.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Còn về lời chúng ta đã nói nhau, nguyện Ðức Giê-hô-va làm chứng giữa anh và tôi đến đời đời.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Còn về lời chúng_ta đã nói nhau , nguyện Ðức_Giê - hô-va làm_chứng giữa anh và tôi đến đời_đời .
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Domnul este martor pe vecie pentru cuvîntul pe care ni l-am dat unul altuia.``
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››En moge de HERE ervoor zorgen dat wij onze beloften aan elkaar houden, want Hij is er getuige van geweest."
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››E quanto ao negócio de que eu e tu falamos, o Senhor é testemunha entre mim e ti para sempre.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››너와 내가 말한 일에 대하여는 여호와께서 너와 나 사이에 영영토록 계시느니라
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››L`Éternel est à jamais témoin de la parole que nous nous sommes donnée l`un à l`autre.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Men om det, vi to har aftalt sammen, gælder, at HERREN står mellem mig og dig for evigt!"
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Och i fråga om det som jag och du nu hava talat, är HERREN vittne mellan mig och dig till evig tid.»
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Og vedkommende det vi har talt om, jeg og du, så er Herren vidne mellem mig og dig til evig tid.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Řeči pak této, kterouž jsme mluvili já a ty, aj, Hospodin svědek bude mezi mnou a mezi tebou až na věky.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Riguardo alle parole che abbiamo detto io e tu, ecco è testimonio il Signore tra me e te per sempre»
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Semoga TUHAN menjaga agar kita selamanya memegang perjanjian antara kita berdua.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Was aber du und ich miteinander geredet haben, da ist der HERR zwischen mir und dir ewiglich.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››Za stvar pa, ki sva o njej govorila ti in jaz, glej, GOSPOD je priča med teboj in med menoj vekomaj!
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››А относно работата, която аз и ти сме говорили, ето, Господ да бъде свидетел между мене и тебе до века.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››а тому, что мы говорили, я и ты, свидетель Господь между мною и тобою во веки.
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››והדבר אשר דברנו אני ואתה הנה יהוה ביני ובינך עד עולם׃
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››واما الكلام الذي تكلمنا به انا وانت فهوذا الرب بيني وبينك الى الابد
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››至 於 你 我 今 日 所 說 的 話 、 有 耶 和 華 在 你 我 中 間 為 證 、 直 到 永 遠
Birbirimizle yaptığımız antlaşmaya gelince, RAB sonsuza dek seninle benim aramda tanık olsun.››至於 你 我 今日 所 說的話 、 有 耶和華 在 你 我 中 間為證 、 直到 永遠
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Albowiem ich wiele fałszywie świadczyli przeciwko niemu; ale świadectwa ich nie były zgodne.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.car plusieurs rendaient de faux témoignages contre lui, mais les témoignages ne s`accordaient pas.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.For mange vidnet falsk mot ham, men deres vidnesbyrd stemte ikke overens.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Kajti mnogi so pričali po krivem zoper njega, ali njih izpovedbe niso bile enake.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.이는 예수를 쳐서 거짓 증거하는 자가 많으나 그 증거가 서로 합하지 못함이라
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Lebo mnohí lživo svedčili proti nemu, ale tie ich svedoctvá neboly rovnaké.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Molti infatti attestavano il falso contro di lui e così le loro testimonianze non erano concordi
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Nebo ač mnozí křivé svědectví mluvili proti němu, ale svědectví jejich nebyla jednostejná.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Pentrucă mulţi făceau mărturisiri mincinoase împotriva Lui, dar mărturisirile lor nu se potriveau.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Porque contra ele muitos depunham falsamente, mas os testemunhos não concordavam.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Porque muchos daban falso testimonio contra Jesús, pero sus testimonios no concordaban
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.rt sokan tesznek vala [ugyan] hamis tanúbizonyságot ellene, de a bizonyságtételek nem valának megegyezõk.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Thi mange sagde falsk Vidnesbyrd imod ham, men Vidnesbyrdene stemte ikke overens.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Ty väl vittnade många falskt mot honom, men vittnesbörden stämde icke överens.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Useat kyllä todistivat väärin häntä vastaan, mutta todistukset eivät olleet yhtäpitäviä.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Vì có nhiều kẻ làm chứng dối nghịch cùng Ngài; nhưng lời họ khai chẳng hiệp nhau.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Vì có nhiều kẻ làm_chứng dối nghịch cùng Ngài ; nhưng lời họ khai chẳng hiệp nhau .
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Viele gaben falsch Zeugnis wider ihn; aber ihr Zeugnis stimmte nicht überein.
Birçok kişi Ona karşı yalan yere tanıklık ettiyse de, tanıklıkları birbirini tutmadı.Διοτι πολλοι εψευδομαρτυρουν κατ' αυτου, αλλ' αι μαρτυριαι δεν ησαν συμφωνοι.
İlgili Sayfalar