Tom beni oda arkadaşıyla tanıştırdı.Tom introduced me to his roommate.
Mary beni oda arkadaşına tanıttı.Mary introduced me to her roommate.
Tom'un seninle tanışmasını istiyorum.I want Tom to meet you.
Sizi tanımak güzel.Nice to know you.
Bu sana tanıdık geldi mi?Does this look familiar to you?
Bu sana tanıdık geliyor mu?Does this look familiar to you?
Bu size tanıdık geldi mi?Does this look familiar to you?
Bu size tanıdık geliyor mu?Does this look familiar to you?
O adamı tanımıyorum.I don't know that guy.
Bu insanlardan hiçbirini tanımıyorum.I don't know any of these people.
Seninle daha önce tanıştığımı hiç hatırlamıyorum.I don't remember ever meeting you before.
Tom Jackson adında birini tanıdığımı sanmıyorum.I don't think I know anyone named Tom Jackson.
Bu makul bir tanı.It's a plausible diagnosis.
Onlar üniversite öğrencileri iken Tom ilk olarak Mary ile tanıştı.Tom first met Mary when they were college students.
Bize yardım edebilecek birini tanımıyorum.I don't know of anyone who can help us.
Burada tanışmak isteyebileceğin biri var.I have someone here you might like to meet.
Daha önce tanıştığımıza inanmıyorum.I don't believe we've ever met.
Ondan hoşlanmamak için Tom'u henüz yeterince iyi tanımıyorumI don't know Tom well enough to dislike him yet.
Onu sevip sevmediğimi anlamak için onu yeterince iyi tanımıyorum.I don't know Tom well enough to know whether I like him or not.
Bunu senden daha iyi yapacak birini tanımıyorum.I don't know anybody who does that better than you.
Tom gerçekten seninle tanışmak istiyor.Tom really wants to meet you.
Seninle ilk tanıştığım zamanı hatırlamaya çalışıyorum.I'm trying to remember the first time I met you.
Tanımadığım insanlarla konuşmayı sevmem.I don't like talking to people I don't know.
Dün eski kız arkadaşlarından biriyle tanıştım.I met one of your old girlfriends yesterday.
Şu adamı tanımıyor musun?Don't you recognize that man?
Tom ve Mary birbirlerini tanıyorlar mı?Do Tom and Mary know each other?
Ben de tanıştığımıza memnun oldum.Nice to meet you too.
Tom adında bir adamla tanıştık.We met a man named Tom.
Yirmi yıldan fazladır onu tanıyorum.I've known her for more than twenty years.
İki yabancıyla tanıştım: bir Kanadalı ve bir Britanyalı.I met two foreigners: a Canadian and a Brit.
Üniversiteden beri Tom'u tanıyorum.I've known Tom since college.
Şu insanlardan herhangi birini tanıyor musun?Did you recognize any of those people?
Burada başka kimi tanıyorsun?Who else do you know here?
İlk tanıştığımız zamanı hatırlıyor musun?Do you remember the first time we met?
Kral Süleyman bilgeliği ile tanınırdı.King Suleiman was known for his wisdom.
Onunla tanışmaya can atıyorum.I'm dying to meet her.
Tom’un da içinde olduğu talihsiz bir olaya hepimiz tanık olduk.We are all witnessed the unlucky incident included Tom.
Sizinle tanışmak şimdiye kadar başımdan geçen en iyi şeylerden biridir.Meeting you is one of the best things that ever happened to me.
Sonunda tanıştığımıza memnun oldum.I'm pleased to finally meet you.
Seni onunla tanıştırmak istiyorum.I want to introduce you to her.
İşyerindeki kültürü nasıl tanımlardın?How would you describe the culture of your workplace?
Sevgilinle nerede tanıştın?Where did you meet your girlfriend?
Bana Fransızca öğreten öğretmeni tanıyor musunuz?Do you know the teacher who taught me French?
Tom'u tanıyorum ama Mary'yi değil.I know Tom but not Mary.
Tom'un bir sürü tanıdığı olduğu hâlde çok az arkadaşı var.Tom has lots of acquaintances but very few friends.
Ben sizin için mükemmel kişiyi tanıyorum.I know the perfect person for you.
O zaman birbirimizi tanımıyorduk.We didn't know each other at the time.
Tom duruşmada tanıklık etti.Tom testified at the trial.
Tom'la ilk tanıştığımda kaç yaşında olduğumu tam hatırlayamıyorum.I can't remember exactly how old I was when I first met Tom.
Tom yaklaşık kendi yaşında bir kızla tanıştı.Tom met a girl about his age.
Bu kızı tanıyor musun?Do you know this girl?
Bu kızla tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet this girl.
Bay Smith, onun bir tanıdığıdır.Mr. Smith is an acquaintance of his.
O kızı tanıyor musun?Do you know that girl?
Sanırım benim arkadaşım senin arkadaşını tanıyor.I think my friend knows your friend.
Gönüllü itfaiyeciler bu durumda, tanınmamış gerçek kahramanlardır.The volunteer firefighters are the real unsung heroes in this situation.
İkinizin tanışık olmasına inanmıyorum.I don't believe you two are acquainted.
İkinizi tanıştıracağım.I'll let you two get acquainted.
Seni yeni kocamla tanıştırmak istiyorum.I want to introduce you to my new husband.
O yüzü tanıdığımı biliyordum.I knew I recognized that face.