Tom bana kendini tanıttı.Tom made himself known to me.
Bana gerçekten tanıdık görünüyorsun.You seem real familiar to me.
Onu bir yerden tanıdığıma eminim.I'm sure I know him from somewhere.
Daha önce sizinle tanışma şerefine ermedim.I don't believe I've had the pleasure.
Tom bana bir tanışma randevun olduğunu söyledi.Tom told me you had a blind date.
Yeni arkadaşımla tanışmanı istiyorum.I want you to meet my new squeeze.
Bence birbirimizi yeterince iyi tanıyoruz.I think we know each other well enough.
Tom'u işten tanıyorum.I know Tom from work.
Tanıştığımıza memnun oldum, hanımefendi.It's a pleasure to meet you, ma'am.
Sanırım Tom'la tanışmak istiyorum.I think I want to meet Tom.
Şey, Tom'la tam olarak tanışmadım.Well, I didn't exactly meet Tom.
Bir bakıma Tom'la hiç tanışmadığıma memnunum.In a way, I'm glad I never met Tom.
Tom hakkında garip bir biçimde tanıdık bir şey var.There's something oddly familiar about Tom.
Tom hakkında son derece tanıdık bir şey var.There's something awfully familiar about Tom.
Tom'u tanımak istediğimden emin değilim.I'm not sure I want to get to know Tom.
Ben sadece en şaşırtıcı kadınla tanıştım.I just met the most amazing woman.
Tanıştığım birçok insan çocuklarla ilgilenmiyor.Most men I meet aren't interested in children.
Gerçekten tanıdık görünüyorsun.You seem really familiar.
Birbirimizi tanımak istediğimizden bile emin değiliz.We're not even sure we want to get to know each other.
Tom ve Mary anında birbirlerini tanıdılar.Tom and Mary instantly recognized one another.
Tom'un muhtemelen saldırganını tanıdığını düşünüyoruz.We think that Tom probably knew his attacker.
Kayınpederimi daha iyi tanımak istiyorum.I want to get to know my father-in-law better.
Sizinle tanışmak bir zevkti, efendim.It's a pleasure to meet you, sir.
Arkadaşlarımızı tanımak isteyeceğinizi umuyordum.I was hoping you would want to get to know our friends.
Tom çok tanıdık yüzler gördü.Tom saw many familiar faces.
Sen güvenilmez bir tanıksın.You're an unreliable witness.
Senin ebeveynlerini tanıdığıma inanmıyorum.I don't believe I know your parents.
Tom beni sima olarak tanır, bundan eminim.Tom knows me by sight, I'm sure of that.
Bu şekilde tanıştık.That's how we met.
Sen şimdiye kadar tanıdığım en inanılmaz insansın.You're the most amazing person I've ever met.
Merhaba, ben Tom. Şimdiye kadar tanıştığımızı sanmıyorum.Hi, I'm Tom. I don't think we've ever met.
Bahsettiğin kişiyi tam olarak tanıyorum.I know exactly the one you're talking about.
Seni tanıdığımı biliyordum.I knew I recognized you.
Sizinle tanışmak gerçek bir zevk.It's a real pleasure to meet you.
Sizinle tanışmak gerçek bir onur.It's a real honor to meet you.
Sizinle tanışmak büyük bir onur.It's a great honor to meet you.
Sonunda sizinle tanışmak çok güzel.It's so good to finally meet you.
Sonunda sizinle tanışmak bir zevk.It's a pleasure to finally meet you.
Onlar sadece seni tanımak istiyorlar.They just want to get to know you.
Tom tanıdığım en kibar erkeklerden biri.Tom is one of the most decent men I know.
Tanıklık etmeye gönüllülüğün için gerçekten teşekkür ederim.I really appreciate your willingness to testify.
Tom, ailenin eski bir tanıdığıdır.Tom is an old acquaintance of the family.
Düşmanını tanı.Know your enemy.
Tom Mary'ye tanıdık görünüyordu.Tom looked familiar to Mary.
Tanıtım konusunda endişelenmek zorunda değilsin.You don't have to worry about publicity.
Seni bir yerden tanımıyor muyum?Don't I know you from someplace?
Beni nasıl tanımlardın?How would you describe me?
Normali nasıl tanımlıyorsun?How do you define normal?
Bu yeri iyi tanıyor musun?Do you know this place well?
Tom'la ilişkinizi nasıl tanımlardın?How would you describe your relationship with Tom?
Tom'a projeyi nasıl tanımladın?How did you describe the project to Tom?
Sen Tom'u ne zamandır tanıyordun?How long did you know Tom?
Tom'u tanıyabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can identify Tom?
Bir tanık olduğunu neden bize söylemedin?Why didn't you tell us there was a witness?
İlk tanıştığımız yer o değil mi?Isn't that where we first met?
Boston Polis Departmanı'nda kimi tanıyorsun?Who do you know at the Boston Police Department?
Tom bugün seninle tanışmak için geliyor mu?Is Tom coming in to meet with you today?
Seni son kız arkadaşımdan daha iyi tanıyorum.I like you better than my last girlfriend.
Harvard'ta ikinci sınıf öğrencisi iken Tom'la tanıştım.I met Tom when I was a sophomore at Harvard.
Tom'un sesi kolay tanınabilir.Tom's voice is unmistakable.