Onlar Mary'yi tanıyor.They know Mary.
Tom'u tanıyorsun, değil mi?You know Tom, don't you?
O, Tom'u tanıyor.He knows Tom.
Ken Tom'u tanıyor.Ken knows Tom.
Mary Tom'u tanıyor.Mary knows Tom.
Biz Tom'u tanıyoruz.We know Tom.
Ben Mary ile tanıştım.I met Mary.
O Mary'yle tanıştı.He met Mary.
O, Mary ile tanıştı.She met Mary.
Lucy Mary ile tanıştı.Lucy met Mary.
Biz Mary ile tanıştık.We met Mary.
Onlar Mary ile tanıştı.They met Mary.
O sohbet odasında bir sürü erkekle tanıştı.She met many boys in the chatroom.
Beni tanıdın, değil mi?You knew me, didn't you?
O beni tanıyordu.He knew me.
Tom beni tanıyordu.Tom knew me.
Mary beni tanıyordu.Mary knew me.
Tanıştığıma memnun oldum.Good to meet you.
Beni tanıyorsun, değil mi?You know me, don't you?
Beni tanıyorsunuz, değil mi?You know me, don't you?
Mary beni tanıyor.Mary knows me.
Arkadaşım Tom'la tanışmanı istiyorum.I want you to meet my friend, Tom.
O onu tanıyor.He knows her.
Onu tanıyor.He knows her.
Biz onu tanıyoruz.We know her.
Onu tanıyorlar.They know her.
Mary biriyle tanıştı.Mary has met someone.
O bir tanıtım dublörlüğüydü.It was a publicity stunt.
Birini tanıdım.I recognized one.
O, şüpheliyi tanımladı.She described the suspect.
Tom'u şahsen tanıyor muydun?Did you know Tom personally?
O tanıklık etmek için Cezayir'den bütün yolu seyahat etti.She traveled all the way from Algeria to testify.
Tom'u uzun süredir tanıyor musun?Have you known Tom long?
Bütün bu insanları tanıyor musun?Do you know all these people?
Oğlumu tanıyor musun?Do you know my son?
Tanıdığım herkesin bir tane var.Everyone I know has one.
Kendine biraz zaman tanı.Give yourself some time.
Babamı nasıl tanıyorsunuz?How do you know my father?
Tom bir görgü tanığı mı?Is Tom an eyewitness?
Tom'u tanımak zaman alır.It takes time to get to know Tom.
Bir tanık vardı.There was one witness.
Tom kimi tanıyor?Who does Tom know?
Bu neden bu kadar tanıdık?Why is this so familiar?
Güney Los Angeles'ta tanıdığım hiç kimse öldürülmedi.Nobody I know got killed in South Central L.A.
O kız kardeşini benimle tanıştırdıShe introduced her sister to me.
Tom Jobim çok tanınmış bir besteci idi.Tom Jobim was a very well-known composer.
Tom'u oldukça iyi tanıyor olmalısın.You must know Tom pretty well.
Tom adında başka kaç tane adam tanıyorsun?How many other guys named Tom do you know?
Fransızca konuşabilen kaç kişi tanıyorsun?How many people do you know that can speak French?
Bunu yapabilen kaç kişi tanıyorsun?How many people do you know who can do this?
Bizi kaç kişi tanıyor?How many people know about us?
Ne kadar tanıyorsun?How much do you know?
Birbirimizi biraz daha iyi tanımalıyız.We should get to know each other a little better.
Tom'la orada tanıştım.I met Tom there.
Boston'da çalışırken Tom'la tanıştım.I met Tom when I was working in Boston.
Kesinlikle onları tanımıyorum.I definitely don't know them.
Bu Ocak ayında Tom'la tanıştım.I met Tom this January.
Tanıdığım bir kemancı bir Stradivariusa sahip olduğunu iddia ediyor.A violinist I know claims that he owns a Stradivarius.
Tanıdığım bir kemancı bir Stradivariusa sahip olduğunu söylüyor.A violinist I know says that he owns a Stradivarius.
Tanıdığım herkes oradaydı.Everyone I know has been there.