Ben hiç tanımadığım bir kişiden mektuplar aldım.I got letters from a person I've never met.
Bu adamla tanışmayı umuyorum.I hope to meet this man.
Otobüste bir kadınla tanıştım.I got acquainted with a woman in the bus.
Burada kimseyi tanımıyorum.I know no one here.
Ben uzun bir süredir sizinle tanışmak istiyordum.I've wanted to meet you for a long time.
Bu, tanımlamak için zor bir terim.It's a difficult term to define.
Onu neredeyse tanımıyorum.I barely know him.
"Red Dragon" tanınmış bir kumar ve esrarkeş batakhanesi.The "Red Dragon" is a well-known gambling and opium den.
Bu adamları tanıyor musun?Do you recognize these men?
Bu tişörtü tanıyor musun?Do you recognize this T-shirt?
Tom'un arkadaşlarından herhangi biriyle tanıştın mı?Have you met any of Tom's friends?
Şu adamları tanıyor musun?Do you recognize those men?
İnsanın aptallığı hiçbir sınır tanımaz.Human's stupidity doesn't know any limits.
Tom Mary ile tanışmadan önce kızlara karşı oldukça çaylaktı.Tom was quite inexperienced with girls before he met Mary.
Bu isimlerden hiç birini tanımıyorum.I don't recognize any of these names.
Bu adamlardan hiçbirini tanımıyorum.I don't recognize any of these men.
Neredeyse tanıdığım herkes Fransızca konuşabilir.Almost everyone I know can speak French.
Neredeyse tanıdığım herkesin bir bisikleti var.Almost everyone I know has a bicycle.
Neredeyse tanıdığım herkes nasıl yüzeceğini bilir.Almost everyone I know knows how to swim.
Neredeyse tanıdığım herkes yarınki konsere gitmek istiyor.Almost everyone I know wants to go to tomorrow's concert.
Buralarda kiralamak için bir yeri olan birini tanıyor musunuz?Do you know anybody around here who has a place to rent?
Bunları tanıyor musun?Do you recognize these?
Bu anahtarı tanıyor musun?Do you recognize this key?
Bunu tanıyor musun?Do you recognize this?
Belirtileri tanımıyor musun?Don't you recognize the symptoms?
Tom'a Fransızca öğreten birini tanıyıp tanımadığını sordum.I asked Tom if he knew anybody who taught French.
Tom'u tanıyan bir arkadaşım var.I have a friend who knows Tom.
Tom Jackson'ı tanıyan bir adamı tanıyan bir adam tanıyorum.I know a guy who knows a guy who knows Tom Jackson.
Tom'la üç yıl önce tanıştım.I met Tom three years ago.
Sana yardım edebilecek birini tanıyabilirim.I might know somebody that could help you.
En kısa zamanda Tom'la tanışmak istiyorum.I want to meet Tom as soon as possible.
Birbirimizi daha iyi tanıyabileceğimizi umuyordum.I was hoping we could get to know each other better.
Senin ve benim birbirimizi daha iyi tanıyabileceğimizi umuyordum.I was hoping you and I could get to know each other better.
Tom ve Mary'nin birbirlerini tanımadıklarından oldukça eminim.I'm pretty sure Tom and Mary don't know each other.
Seninle tanıştığıma gerçekten memnun oldum.I'm really glad I got to meet you.
Sen doğmadan öncesinden beri babanı tanıyorum.I've known your father since before you were born.
Tom'un bir cinayete tanık olduğu doğru mu?Is it true that Tom witnessed a murder?
Seni her zaman tanıdım gibi geliyor.It feels like I've known you forever.
Hayatımın en iyi günü Mary ile tanıştığım gündü.The best day of my life was the day I met Mary.
Polis kurbanın katilini tanıdığına inanıyor.The police believe the victim knew his killer.
Birbirimizi neredeyse tanımıyoruz.We hardly know each other.
Uzun zamandır birbirimizi tanıyoruz.We've known each other a long time.
Dün Tom bana Mary'yi tanımadığını söyledi.Yesterday, Tom told me he didn't know Mary.
Tom'la bu gece tanışabilirsin.You can meet Tom tonight.
Tom'la bu gece tanışabilirsiniz.You can meet Tom tonight.
Tom ile bu gece tanışabilirsiniz.You can meet Tom tonight.
Tom ile bu gece tanışabilirsin.You can meet Tom tonight.
O bilgiyi bize bulabilecek birini tanıdığını söyledin.You said you knew someone who could get us that information.
Tom'la tanışmalısın.You should meet Tom.
Tom'la tanışmalısınız.You should meet Tom.
Tom ile tanışmalısın.You should meet Tom.
Tom ile tanışmalısınız.You should meet Tom.
Onu bir dahaki görüşünde Tom'u güçlükle tanıyacaksın.You'll hardly recognize Tom the next time you see him.
Tanıdığım herhangi başka birine benzemiyorsun.You're not like any other person I know.
Tanıdığım en muhteşem insanlardan birisin.You're one of the most brilliant people I know.
Burada Tom'u tanımayan tek kişisin.You're the only one here who doesn't know Tom.
Tom ve ben zaten birbirimizi tanıyoruz.Tom and I already know each other.
Tom ve ben şimdi iyi arkadaşız fakat ilk tanıştığımızda birbirimizden hoşlanmamıştık.Tom and I are good friends now, but we didn't like each other the first time we met.
Tom ve ben güçlükle birbirimizi tanıyoruz.Tom and I barely know each other.
Tom ve ben birbirimizi tanımayız.Tom and I don't know each other.