Herhangi biriniz Tom'la tanıştı mı?Have any of you ever met Tom?
Sen şimdiye kadar tanıştığım en ilginç kadınlardan birisin!You're one of the most interesting women I've ever met!
Ben onu birkaç kişiyle tanıştırabilirim.I could introduce her to some people.
Daha önceden bir yerde tanışmış mıydık?Have we met somewhere before?
Onu çok iyi tanırım.I know him quite well.
Onu benim tanıdığımdan daha iyi tanırsın.You know him better than I do.
Onu benim tanıdığımdan daha iyi tanırsınız.You know him better than I do.
Tom dünyaca tanınmış bir otobüs biletçisidir.Tom is a world-famous bus conductor.
Daha önce tanıştığımız için onu hemen tanıdım.I recognized him immediately since we had previously met.
Görünüşe göre Ann'ı tanıyor.It seems he knows Ann.
Bu köpek tanımadığı herkese havlar.This dog barks at everyone he doesn't know.
Tom ve Mary'nin birbirlerini tanıdıklarından emin olduğundan eminim.I'm sure you were aware Tom and Mary knew each other.
Cuma akşamı, tanımadığım biriyle buluşmaya gidiyorum.I'm going to go on the blind date Friday evening.
Tanımadığım birinden tavsiye almıyorum.I'm not taking advice from someone I don't know.
Tom Mary'yi tanımadığını söylediğinde yalan söylüyordu.Tom was lying when he said he didn't know Mary.
Burada senin tanıdığından daha fazla insan tanıdığıma eminim.I'm sure I know more people here than you do.
Tom seninle tanışmaya can atıyor.Tom has been looking forward to meeting you.
Eğer istersen seni Tom'la tanıştırırım.I'll introduce you to Tom if you want me to.
Tom ve Mary birbirlerini ne kadar zamandır tanıyorlar?How long have Tom and Mary known each other?
Tom'u seni tanıdığımdan daha uzun süredir tanıyorum.I've known Tom longer than I've known you.
Tom'la tanışmaya gerçekten can atıyorum.I'm really looking forward to meeting Tom.
Tom'u tanımayan tek kişi ben değildim.I wasn't the only one who didn't know Tom.
Siz ikinizin birbirinizle tanışmanız gerektiğini düşündüm.I thought you two should meet each other.
Hiç kimsenin bizi tanımadığını söylediğini düşündüm.I thought you said nobody knew about us.
Ben istasyonda Tom'la tanışan adamım.I'm the guy who met Tom at the station.
Tom çok ayrıntılı bir tanım yazdı.Tom wrote a very detailed description.
Tom her şeye tanık olduğunu söylüyor.Tom says he witnessed the whole thing.
Seninle tanıştığım için memnunum.I'm pleased to make your acquaintance.
Seninle tanıştığım için onur duyuyorum.I'm honored to make your acquaintance.
Bu, Tom'un Mary ile tanıştığı yer.This is the place where Tom met Mary.
Tom'la tanışıp tanışmayacağımızı merak ettim.I wondered if we ever would meet Tom.
Seninle tanışmayı dört gözle bekliyordum.I was looking forward to meeting you.
Sizin Tom'la tanışmak isteyebileceğinizi düşündüm.I thought you might like to meet Tom.
Beni patronunla tanıştırır mısın?Would you introduce me to your boss?
Tom'u bazı insanlarla tanıştırmama izin ver.Let me introduce Tom to some people.
Tom'u bazı insanlarla tanıştırayım.Let me introduce Tom to some people.
Tom Mary'yi ailesine tanıttı.Tom introduced Mary to his parents.
Tom Mary'yi arkadaşlarına tanıştırdı.Tom introduced Mary to his friends.
Seninle tanışmayı dört gözle bekliyorum.I'm looking forward to meeting you.
Sadece seni tanımaya çalışıyorum.I'm just trying to get to know you.
Ben Tom'un sesini herhangi bir yerde tanırdım.I'd recognize Tom's voice anywhere.
Tom ve Mary'nin tanışması gerektiğini düşündüm.I thought Tom and Mary should meet.
Onu tanıdığımı sandım ama tanımadım.I thought I knew him, but I didn't.
Sen tanıdığım en akıllı kişisin.You're the smartest person I know.
Sen Tom'la tanışan tek kişisin.You're the only one who's met Tom.
Tom'un Mary ile daha önce tanıştığını düşündüm.I thought Tom had met Mary before.
Sen Tom'u tanımazdın.You wouldn't have recognized Tom.
Tom'u gerçekten tanıyan kişi benim.I'm the one who really knows Tom.
Tom ile tanışmıyorsun, değil mi?You're not meeting Tom, are you?
Seni tanıdığıma çok sevindim.I'm very glad I got to know you.
Burada herkesi tanıyor gibi görünüyorsun.You seem to know everyone here.
Tom'un tanışmak istediği kişi benim.I'm the one Tom wanted to meet.
Tom her şeye tanık oldu.Tom witnessed the whole thing.
Tom'u daha iyi tanımış olmayı diledim.I wished I'd known Tom better.
İlk defa nerede tanıştığımızı hatırlıyorum.I remember where we first met.
Tom'la tanışmanıza memnun oldum.I'm glad you got to meet Tom.
Nihayet tanıştığımıza sevindim.I'm glad to finally meet you.
Tom Mary ile havaalanında tanıştı.Tom met Mary at the airport.
Gerçekten Tom'la tanışmak istiyorum.I'd really love to meet Tom.
Keşke Tom'u daha iyi tanısaydım.I wish I'd known Tom better.