Ana içeriğe geç
Sözlük

tanı ile cümle

tanı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tanıştığımıza memnun oldum, Bayan Jones.Nice to meet you, Mrs Jones.
Onunla tanıştın mı?Have you met her?
Onunla daha önce tanıştın mı?Have you already met him?
Onu tanıyorum ama adını bilmiyorum.I know him, but I don't know his name.
Onu tanıyorum ama onun adını bilmiyorum.I know him, but I don't know his name.
Karısıyla İnternet üzerinden tanıştı.He met his wife online.
Lütfen beni sevimli bir kızla tanıştır.Please introduce me to a cute girl.
Biz birbirimizi tanımıyoruz.We don't know each other.
Bir gün başka bir Esperantist ile gerçekten tanışmak istiyorum...I really would like to meet another Esperantist some day...
Bir gün gerçekten başka bir Esperantist ile tanışmak istiyorum.I really would like to meet another Esperantist some day...
Pantone benzersiz sayısal tanımlayıcılar ile binlerce renk sınıflandırır.Pantone classifies thousands of colors with unique numerical identifiers.
Seni tanıdığım için kendimi şanslı hissediyorum.I feel fortunate to have known you.
Ülke genelinde iyi tanınırdı.He was well known throughout the country.
Onu gördüğünde, tanıyacağını söyledi.He said he would recognize it when he saw it.
Onlardan bazılarını savaştan önce tanıyordu.He had known some of them before the war.
Hoover, Amerikalılar için iyi tanınmış biriydi.Hoover was well-known to Americans.
Lincoln iyi tanınmıyordu.Lincoln was not well-known.
Birçok bilim adamı onu tanıyordu.Many scientists knew him.
Tiyatrodaki birçok kişi onu tanıyordu.Many in the theater recognized him.
Johnson yasayı tanımayı reddetti.Johnson refused to recognize the law.
Daha önce bir zamanlar onunla karşılaştığım için, onu derhal tanıdım.Since I had met him once before, I recognized him right away.
Ben kadını hiç tanımıyordum.I didn't know the woman at all.
Kısa sürede diğer Erasmus öğrencilerini tanıdı.He soon got to know the other Erasmus students.
O, devrimin tanınmamış kahramanlarından biriydi.He was one of the unsung heroes of the revolution.
O isimde birini tanımıyorum.I don't know anybody by that name.
Onun kendisi şiir olmadıkça, şiirle ilgili hiçbir tanım yeterli değildir.No definition of poetry is adequate unless it be poetry itself.
Kusura bakmayın, tanımadığım insanların içeri girmesine izin vermem.I'm sorry, I don't let in people I don't know.
Yaşarken tanınmayan birçok büyük düşünür ölümden sonra ünlü oldu.Many great thinkers who were unknown while alive became famous after death.
O kadar yoğun yandı ki çocukları onu artık tanımadı.She was burned so extensively that her children no longer recognized her.
Hiçbirimizi tanımıyor.He knows none of us.
Ben Alex. Biz geçen hafta otelde tanışmıştık.I'm Alex. We met last week at the hotel.
Belli belirsiz tanıdık geliyor.Sounds vaguely familiar.
Beni tanıyıp tanımayacağını göreceğiz.We will see whether he will recognize me or not.
O yaşlı avcı, şerifi tanıyor.That old trapper knows the sheriff.
Merhaba. Ben Jarmila Kucerova. Tanıştığımıza memnun oldum.Hello. I'm Jarmila Kučerová. I'm glad to meet you.
Mattias'la İspanya'da tanıştım.I met Mattias in Spain.
Bu hanımı tanımıyorum.I do not know this lady.
Sadece sezon sebzeleri yiyen çok zengin bir kız tanıyorum.I know a very rich girl who only eats seasonal vegetables.
Yeni insanlarla tanışmaktan hoşlanmıyorum.I don't like meeting new people.
Otelde iki tanınmış artist vardı.There were two famous artists at the hotel.
Ben Smith adında bir adam tanıyorum.I know a guy named Smith.
Grup, yeni albümlerinden birkaç şarkı tanıtıyor.The group is introducing some songs from their new album.
O, onu ebeveynlerimle tanıştırmak için bizim eve getirdi.She brought him to our place to meet my parents.
O, uzun süredir onu tanımaktadır.She has known him for a long time.
Çocukluklarından beri onu tanır.She has known him since they were very young.
İki yıldan daha önce o, kız kardeşini ona tanıttı.She introduced her sister to him more than two years ago.
O, kız kardeşini ona tanıttı.She introduced her sister to him.
O, partide beni ona tanıttı.She introduced me to him at the party.
O onunla plajda tanıştı.She met him on the beach.
O onunla bu sabah tanıştı.She met him this morning.
O, onu derhal tanıdı.She recognized him immediately.
O, onun öldürülüşüne tanıklık etti.She witnessed him being killed.
Dün tanıştığım kızı seviyorum.I love the girl I met yesterday.
Tanımadığın insanlardan gelen e-mail'ları hiçbir şey yokmuş gibi cevaplayamazsın.You can't just answer emails from people you don't know.
Taro'yu on yıldır tanımaktayım.I have known Taro since ten years ago.
Nancy'nin arkadaşlarından bazılarını tanıyorum.I know some of Nancy's friends.
Bay Bingley'i tanıyor musunuz?Do you know Mr. Bingley?
Birbirinizi ne kadar zamandır tanıyorsunuz?How long have you known each other?
Polonya, Türkiye Cumhuriyeti'ni tanıyan ilk ülkelerden biriydi.Poland was one of the first countries to recognize the Republic of Turkey.
O beni kızıyla tanıştırdı.He introduced me to his daughter.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod