tanışmak ile cümle

tanışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom kütüphanede seninle tanışmak istedi.Tom voleva incontrarti in biblioteca.
Onunla tanışmak isterim.Lo invita a conoscerlo.
Don Vito ile gençlik zamanlarından tanışmaktadır.Don Vito confonde i sessi dei due giovani.
Onunla tanışmak için ben beklerim ama sakın onu kandırmayın ve çok üzerine gitmeyin.Я подожду, чтобы с ней познакомиться, но смотрите не уговаривайте её и сильно не настаивайте.
Onunla tanışmak isterim.Я очень бы желал с ним познакомиться.
İzlemek değil tanışmak için".«Остановиться, оглянуться».
İzlemek değil tanışmak için".فهو المحروم من رؤيتها " .
Tom kütüphanede seninle tanışmak istedi.أراد توم أن يلتقي بك في المكتبة.
Onunla tanışmak isterim.Prazer em conhecê-los.
İzlemek değil tanışmak için".«Razão para não ver».
Walter ve William'la uzun süredir tanışmaktadır.Ele e Mills conhecem-se há muito tempo.
Onunla tanışmak isterim.Je wilt het leren kennen.
Herkes seninle tanışmak istiyor.Sen ünlüsün!Iedereen wil je ontmoeten, je bent beroemd!
O seninle tanışmak istiyor.Hij wil je ontmoeten.
Onlar seninle tanışmak istiyor.Zij willen je ontmoeten.
Onunla tanışmak isterim.Jej pan bardzo pragnie się z nim spotkać.
Don Vito ile gençlik zamanlarından tanışmaktadır.Don Juanowi po jakimś czasie nudzi się jego kochanka.
Homer ve Marge, Krabappel ve okul psikologu Dr. J. Loren Pryor ile tanışmak üzere çağrılır.Föräldrarna Homer och Marge kallas till ett möte med Krabappel och skolpsykologen Dr. J. Loren Pryor.
Onunla tanışmak isterim.Han vill bli bekant med honom.
İzlemek değil tanışmak için".«Треба слухати, але не підслухувати».
Tom Mary ile tanışmak istiyor.Том хоче познайомитися з Мері.
Sonunda sizinle tanışmak büyük bir onur.Це велика честь нарешті вас зустріти.
Onunla tanışmak isterim.Chce se s ním sejít.
İzlemek değil tanışmak için".Proč se na mě nedíváš?"
Don Vito ile gençlik zamanlarından tanışmaktadır.Pro mládež založil oratoř Dona Boska.
Onunla tanışmak isterim.Találkozik vele.
İzlemek değil tanışmak için".Ők hánynak és megpróbálnak nem odanézni."
Los Angeles’a twitter üzerinden tanıştığı bir menajer ile tanışmak için gelmiştir.Erre az első menedzsere biztatta, akivel Los Angelesben találkozott.
Onunla tanışmak isterim.Minun täytyy tuntea hänet.
Tanışmak istediğim kişi sensin.Juuri sinuun olen halunnut tutustua.
Onunla tanışmak isterim.Ας την συναντήσουμε.
Çift, okuldan tanışmakta idi ve Paris'e gitmeden önce evlenmişlerdi.Begge hadde imidlertid ‘lært sine forretninger’ og giftet seg i Hamburg.
İzlemek değil tanışmak için".«Vil ikke møtes».
İzlemek değil tanışmak için"."Pemirsa membalasnya dengan tidak mau menonton."
Onunla tanışmak isterim.あの人に逢いたい!
Onunla tanışmak isterim.但你会想要认识她。
1957 yılında profesör Wolfgang K. H. Panofsky ile tanışmak üzere Stanford Üniversitesi’ni ziyarete gitti.他在1957年訪問斯坦福大學沃爾夫·岡·潘諾夫斯基(Wolfgang K. H. Panofsky)教授。
İzlemek değil tanışmak için".不敢張目視』。
İzlemek değil tanışmak için".לזכור ולא לשכוח".
Onunla tanışmak istiyor musun?אתה רוצה להיפגש אתו?
Onunla tanışmak istiyor musun?את רוצה להיפגש אתו?
Onunla tanışmak istiyor musun?אתה רוצה להיפגש איתה?
Onunla tanışmak istiyor musun?את רוצה להיפגש איתה?
Tom Mary ile tanışmak istiyor.Том иска се запознае с Мери.
Onunla tanışmak isterim.Moralo bi se za njega znati.
1980'lerin ortalarından beri Tanzanya, aşamalı olarak yeniliklerle tanışmaktadır.Od sredine 1980.-ih, Tanzanija se postupno vraća na regionalnu ekonomsku scenu.
Bu dönemde Makedonya'daki durumu iyi bilen Tempo onunla tanışmak istedi.V Madridu je spoznal takratne razmere.
Onunla tanışmak isterim.Su ja galima susipažinti čia.
Los Angeles’a twitter üzerinden tanıştığı bir menajer ile tanışmak için gelmiştir.Ši supažindino Kobę su vadybininku, kuris ją pakvietė atvykti į Los Andželą.
İzlemek değil tanışmak için".Mäletamisest ja unustamisest".
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.Aber er zog auch hier her um andere Menschen, die das Gleiche wie er taten, zu treffen.
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.Ale przybył też tutaj aby spotkać innych ludzi, którzy robią to co robią.
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.Ale také se přestěhoval sem aby mohl potkat jiné lidi, kteří dělají to co on.
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.Dar s-a mutat aici şi pentru a întâlni alţi oameni care fac ce face el.
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.De azért is jött, hogy másokkal is találkozzon, akik ugyanazt csinálják.
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.그러나 그는 또한 그가 하는 일을 하는 다른 사람들을 만나기 위해 여기로 왔습니다.
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.Maar hij was er ook naartoe verhuisd om andere mensen te ontmoeten die hetzelfde deden.
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.Mais il est également venu ici pour rencontrer d'autres personnes faisant la même chose.
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.Ma si è trasferito anche qui per incontrare altre persone che fanno quello che fa lui.
Ama aynı zaman buraya taşındı çünkü kendi yaptığı işi yapan insanlarla tanışmak istiyordu.Mas também se mudou para cá para conhecer outras pessoas que fazem o que ele faz.

İlgili Sayfalar