tanışmak ile cümle
tanışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Ben de Tom'la tanışmak istiyorum.I'd like to meet Tom, too.
Her türlü kökenden insanlarla tanışmak istiyorum.I want to meet people from all types of backgrounds.
Dünyanın her tarafından insanlarla tanışmak istiyorum.I want to meet people from all over the world.
Sizinle tanışmak bir onurdur.It's an honor to make your acquaintance.
Ben hepinizle tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet you all.
Tom bana anne ve babamla tanışmak istediğini söyledi.Tom told me that he wants to meet my parents.
Mary bana anne ve babamla tanışmak istediğini söyledi.Mary told me that she wants to meet my parents.
Onunla tanışmak isterim.I would like to meet her.
Ben onlarla tanışmak istiyorum.I would like to meet them.
Bu kızlarla tanışmak için iyi bir yol.It's a good way to meet girls.
Tom, Mary'yle tanışmak istedi.Tom wanted to meet with Mary.
Seninle tanışmak çok hoş.It's so nice to meet you.
Rüyalarımın kızı ile tanışmak istiyorum.I want to meet the girl of my dreams.
Tom yeni insanlarla tanışmak istiyor.Tom wants to meet new people.
Tom'la nasıl tanışmak istersiniz?How would you like to meet Tom?
Jamal'la tanışmak heyecanlıydı.They were excited to meet Jamal.
"Ben Fadıl'ım, tanıştığımıza memnun oldum." "Seninle tanışmak bir zevk, Fadıl.""I'm Fadil, it's nice to meet you." "It's a pleasure to meet you, Fadil."
Tom Mary'nin ailesiyle tanışmak istedi.Tom wanted to meet Mary's family.
Tom'la tanışmak istedim.I wanted to meet Tom.
Yeni insanlarla tanışmak ve yeni arkadaşlar edinmek zordur.Meeting new people and making new friends is hard.
Tom, Mary ile tanışmak için Chuck's Diner'a gitti.Tom went to Chuck's Diner to meet Mary.
Sizinle şahsen tanışmaktan çok mutlu ve onurluyum.I am very happy and honored to meet you in person.
Sizinle tanışmak büyük bir onurdur.It is a great honor to meet you.
Sizinle tanışmak bir onurdur, bayan.It is an honor to meet you, miss.
Sizinle tanışmak bir onurdur, hanımefendi.It's an honor to meet you, miss.
Leyla, Sami ile bizzat tanışmaktan heyecanlıydı.Layla thrilled to meet Sami in person.
Tom, Mary ile tanışmaktan çok heyecanlıydı.Tom was thrilled to meet Mary.
Leyla hemen Sami ile tanışmak istedi.Layla immediately wanted to meet Sami.
Sami biyolojik annesiyle tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet his biological mother.
Bu yüzden onunla tanışmak istedi.That's why she wanted to meet him.
Tom ve ben seninle tanışmak istiyoruz.Tom and I want to meet you.
Seninle tanışmak için sabırsızlanıyorum.I can't wait to meet you.
Bu şehirde güzel bir Müslüman çiftle tanışmak çok hoş oldu.It's so refreshing to meet a good Muslim couple in this town.
Tom, Mary'nin ailesiyle tanışmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to meet Mary's family.
Tom seninle tanışmak için orada olacak.Tom is going to be there to meet you.
Tom Mary ile tanışmak için Boston'a gitti.Tom drove to Boston to meet Mary.
Tom Mary'nin ailesiyle tanışmak istiyor.Tom wants to meet Mary's family.
Tom Mary ile tanışmak için Boston'a geldi.Tom came to Boston to meet Mary.
Sami gerçek Müslümanlarla tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet real Muslims.
Tom Mary'nin arkadaşlarından bazılarıyla tanışmak istedi.Tom wanted to meet some of Mary's friends.
Tom kütüphanede seninle tanışmak istedi.Tom wanted to meet you in the library.
Tom, Mary ile tanışmak istediğini söyledi.Tom said that he wanted to meet Mary.
Tom, Mary ile tanışmak için can attığını söyledi.Tom said he was dying to meet Mary.
Tom seninle tanışmak istemiyor.Tom doesn't want to meet you.
Ailenle tanışmak isterim.I'd love to meet your family.
Ailenle tanışmak istiyorum.I'd like to meet your family.
Tom benimle tanışmak istemiyor.Tom doesn't want to meet me.
Tom seninle tanışmak istemedi.Tom didn't want to meet you.
Tom benimle tanışmak istemedi.Tom didn't want to meet me.
Tom Mary ile tanışmak için burada.Tom is here to meet Mary.
Sami, Kahire'deki kadınlarla tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet women n Cairo.
Sadece Tom'la tanışmak istedim.I just wanted to meet Tom.
Tom'la tanışmak isterdim.I would've loved to meet Tom.
Sami Müslümanlarla tanışmak istedi.Sami wanted to meet Muslims.
Sami Müslüman bir kadınla tanışmak istiyordu.Sami wanted to meet a Muslim woman.
Arkadaşlarım sizinle tanışmak istiyor.My friends would like to meet you.
Onunla tanışmak isterim.I would love to meet him.
İzlemek değil tanışmak için"."Looking but not seeing".
Onun fikri, yaşadığı insanlarla tanışmak ve kentteki mekanlar için heykeller yaratmaktır.His idea is to meet people where they live which leads him to create sculptures for urban places.
Lawrence Block’a göre Bernie’nin kitabevi sahibi olmasının bir amacı da kadınlarla tanışmaktır.According to Lawrence Block, one of the reasons Bernie operates the bookstore was to meet girls.