tanışmak ile cümle
tanışmak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Seninle tanışmak büyük bir ayrıcalık, onur duydum.Λοιπόν, είναι τιμή και προνόμιο που σε συνάντησα.
Seninle tanışmak büyük bir ayrıcalık, onur duydum.Ами, чест и привилегия бе да се запознаем.
Seninle tanışmak büyük bir ayrıcalık, onur duydum.Это честь и привилегия увидеть тебя.
Sizinle tanışmak bir onur, Winry Rockbell.Det är en ära att träffa dig, Winry.
Sizinle tanışmak bir onur, Winry Rockbell.Det er en ære for mig at møde dig, Winry.
Sizinle tanışmak bir onur, Winry Rockbell.Es un honor conocerte, Winry Rockbell.
Sizinle tanışmak bir onur, Winry Rockbell.É uma honra conhecê-la, Winry Rockbell.
Sizinle tanışmak bir onur, Winry Rockbell.È un onore incontrarla, Winry Rockbell.
Sizinle tanışmak bir onur, Winry Rockbell.On kunnia tavata sinut, Winry Rockbell.
Sizinle tanışmak bir onur, Winry Rockbell.To zaszczyt panią poznać, Winry Rockbell.
Sizinle tanışmak bir onur, Winry Rockbell.Είναι τιμή μου που σας γνωρίζω, Γουίνρι Ρόκμπελ.
Sizinle tanışmak bir onur, Winry Rockbell.Для меня честь познакомиться с вами, Винри Рокбел.
Sizinle tanışmak bir zevk, Yarbay Hughes.Es un placer conocerle, teniente coronel Hughes.
Sizinle tanışmak bir zevk, Yarbay Hughes.É um prazer conhecê-lo, Tenente-Coronel Hughes.
Sizinle tanışmak bir zevk, Yarbay Hughes.È un piacere incontrarla, tenente colonnello Hughes.
Sizinle tanışmak bir zevk, Yarbay Hughes.Hauska tavata, everstiluutnantti Hughes.
Sizinle tanışmak bir zevk, Yarbay Hughes.Miło pana poznać, pułkowniku Hughes.
Sizinle tanışmak bir zevk, Yarbay Hughes.Rart at møde dig, oberstløjtnant Hughes.
Sizinle tanışmak bir zevk, Yarbay Hughes.Trevligt att råkas, överstelöjtnant Hughes.
Sizinle tanışmak bir zevk, Yarbay Hughes.Χαίρομαι για τη γνωριμία, Αντισυνταγματάρχα Χιουζ.
Sizinle tanışmak bir zevk, Yarbay Hughes.Рада вас видеть, подполковник Хьюз.
Sizinle tanışmak isteyen biri var.Aku ada seseorang yang ingin bertemu denganmu, presiden.
Sizinle tanışmak isteyen biri var.Cineva vrea sa va vada, presedinte.
Sizinle tanışmak isteyen biri var.Il y a quelqu'un qui veut vous rencontrer, Président.
Sizinle tanışmak isteyen biri var.Jest ktoś kto chce się z Tobą spotkać, prezesie.
Sizinle tanışmak isteyen biri var.Υπάρχει κάποια που θέλει να σε συναντήσει, Πρόεδρε.
Sizinle tanışmak isteyen biri var.Есть человек, который хочет с тобой встретится, президент
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Am venit de atat de departe ca sa ma reunesc cu dumneavoastra în această manieră.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Ho fatto un lungo cammino per arrivare qui oggi.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Ich bin von so weit gekommen, um Sie hier zu treffen.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Ik kom van zo ver om jullie te ontmoeten.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Je viens de si loin, pour vous rencontrer aujourd'hui.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.저는 여러분을 이렇게 만나기 위해 먼곳에서 지금까지 왔습니다.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim. Lütfen beni boşa harcamayın.He venido desde lejos para reunirme con ustedes, no me desperdicien.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Olen tullut niin kaukaa tapaamaan teitä tällä tavalla.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Olyan messziről jöttem, hogy itt Önökkel találkozhassak.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Přijela jsem z tak velké dálky, abych se s vámi sešla.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Prišla som z takej veľkej diaľky, aby som sa s vami stretla.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Przebyłam bardzo długą drogę, zanim się tu znalazłam.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Tôi đã đến từ rất xa để gặp các bạn như thế này.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Vim de tão longe para estar aqui convosco.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Дошла съм от толкова далеч, за да ви посрещна така.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.Я приехала издалека, чтобы увидеться с вами вот так.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.הגעתי מרחוק כדי לפגוש אתכם כך.
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.لقد أتيت من مكان بعيد لألتقي بكم هنا
Sizlerle bu şekilde tanışmak için çok uzaktan geldim.どうか 私を無駄にしないでください 一緒に取り組むことにより
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Aşa că m-am dus să mă întâlnesc cu fratele şi tatăl său şi le-am spus: "Vă vom da aceşti bani.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Así que fui y me reuní con su hermano y su padre y les dije: "Vamos a darles este dinero.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Então fui conhecer o seu irmão e o seu pai e disse, "Vamos dar-vos este dinheiro.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Ich traf mich mit seinem Vater und seinen Bruder und sagte:
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Ik ging zijn broer en vader opzoeken, en zei: "We zullen je geld geven.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Jadi saya pergi bertemu saudara dan ayahnya dan berkata, "Kami akan memberikan uang ini.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Jeg tog ud og mødte hans bror og far og sagde, "Vi vil give jer disse penge.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Je suis donc allé rencontrer son frère et son père et j'ai dit, " Nous allons vous donner de l'argent.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.그래서 제가 가서 그의 형과 아버지를 만나서 물었습니다, "저희가 이 돈을 드릴께요.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Quindi andai ed incontrai il fratello e il padre e dissi: "Vi daremo questi soldi.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Spotkałem się z jego bratem i ojcem i powiedziałem: "Damy wam te pieniądze.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Srečal sem se z njegovim bratom in očetom in rekel, "Dali vam bomo denar.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Tak jsem šel navštívit jeho bratra a otce a řekl jim, "Chtěli bychom vám dát peníze.
Sonra onun babası ve kardeşi ile tanışmak için gittim, ve "Bu parayı size vereceğiz.Takže som sa stretol s jeho bratom a otcom a povedal, "Dáme vám toľkoto peňazí.