tanışma ile cümle
tanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Giả sử để gặp gỡ những người họ yêu thương.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Menduga untuk bertemu orang yang mereka cintai.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Olettaa tavata ihmisiä he rakastavat. Se vain tapahtui meille.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Predpokladať sa stretnúť s ľuďmi, ktorých milujú. Proste sa to stalo pre nás.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Předpokládat se setkat s lidmi, které milují. Prostě se to stalo pro nás.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Presupune de a cunoaste oameni care iubesc. Pur si simplu s-a întâmplat
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Przypuszczać spotkać ludzi, których kochają. Tak się złożyło, do nas.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Recimo za spoznavanje ljudi imajo radi. To se je zgodilo za nas.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Suponer para cumplir con sus seres queridos.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Supor para atender as pessoas que amam.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Supporre per incontrare persone che amano. E 'appena successo a noi.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Supposons de rencontrer des gens qu'ils aiment. C'est arrivé comme ça pour nous.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Tegyük fel, hogy hogy tudják az emberek szeretik.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Veronderstellen om te voldoen aan mensen die ze liefhebben.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Υποθέτω να συναντηθούν οι άνθρωποι που αγαπούν. Αυτό ακριβώς συνέβη σε μας.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Думати познайомитися з людьми, вони люблять. Сталося так, нам.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Полагать познакомиться с людьми, они любят. Случилось так, нам.
Varsayalım. insanlarla tanışmak için seviyorum.Предполагам да се срещам с хора, те обичам. Това просто се случи за нас.
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım, "Bu şekilde nasıl boyuyorsun?Aşa că, într-o zi am avut oportunitatea să întâlnesc unul din aceşti tipi, şi am zis, "Cum pictezi aşa?
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım, "Bu şekilde nasıl boyuyorsun?Así, un día tuve la oportunidad de conocer a uno de estos tipos y le dije: "¿Cómo pintas de ese modo?
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,Egy nap alkalmam volt találkozni az egyik sráccal, és megkérdeztem:
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,Eines Tages hatte ich die Gelegenheit einen dieser Leute zu treffen, und ich sagte:
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,그러던 어느 날, 그 중 한 명을 만날 기회가 있었습니다.
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,Op een dag had ik de gelegenheid om iemand van hen te ontmoeten, en ik zei:
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,Pewnego dnia miałem okazję poznać jednego z nich i zapytałem:
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,Poi, un giorno, ho avuto occasione d'incontrarne uno, gli ho chiesto:
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,Един ден имах възможността да срещна един от тези хора и попитах:
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,Поэтому, однажды, когда у меня появилась возможность познакомиться с одним из них, я спросил его:
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,אז יום אחד, נקרתה בדרכי ההזדמנות לפגוש את אחד החברה האלה,
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,ولذا، بأحد الأيام سنحت لي الفرصة أن أقابل أحد هؤلاء الأشخاص،
Ve bir gün onlardan biriyle tanışma fırsatı yakaladım,「どうやって描いてるの?誰に教わったの?」と 聞くと
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız.""Acho melhor encontrarmo-nos primeiro, antes de decidir".
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."A on na to: "Skôr, než sa dohodneme, mali by sme sa stretnúť."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."A on na to: "Zanim podejmę decyzję, musimy się spotkać".
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."A on řekl: "No, než cokoliv rozhodneme, měli bychom se vidět."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."E lui ha risposto: "Beh, è meglio che ci incontriamo, prima di decidere qualunque cosa."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."En hij zei: "Laten we elkaar eerst ontmoeten voordat we iets beslissen."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."És azt mondta: "Nos, először találkoznunk kellene mielőtt bármit is eldöntünk."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."Et il a dit "Hé bien, nous devrions d'abord nous rencontrer, avant de faire quoi que ce soit."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."Han sa, "Vi borde träffas först, innan vi bestämmer något."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."Iar el a spus, "Ar trebui să ne întâlnim înainte de a decide ceva."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."코치님이 얘기했어요. "음, 일단 만나야겠구나. 뭘 할지 결정하지 전에 말야."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."Und er sagte, "Nun, wir sollten uns zuerst treffen, bevor wir irgendwas entscheiden."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."Và ông nói, "Vậy thì, chúng ta cần phải gặp trước khi chúng ta quyết định bất cứ điều gì."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."Y él dijo, "Bien, debemos reunirnos primero, antes de decidir cualquier cosa".
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."Και είπε, "Λοιπόν, θα πρέπει να μιλήσουμε πρώτα, πριν αποφασίσουμε οτιδήποτε."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."А той каза: "Е, първо трябва да се срещнем, преди да решим каквото и да било."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."И он сказал: "Нам нужно встретиться, прежде чем мы решим что-либо".
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."והוא אמר לי, "ובכן, אנחנו צריכים להיפגש קודם, לפני שנחליט החלטות."
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."فقال: يجب أن نلتقي أولاً ثم نقرر كل شيء
Ve dedi ki, "Valla, bir şeye karar vermeden önce tanışmalıyız."「一体これはどうしたものかな・・・」とコーチが考えてたと思うの
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.그래서 저는 저와 이름이 같은 21살의 Jacqueline을 소개하려고 합니다.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Chcem vám predstaviť Jacqueline, moju 21-ročnú menovkyňu.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Chcę wam przedstawić Jacqueline, moją imienniczkę. Ma 21 lat.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.En daarom wil ik dat u Jacqueline ontmoet, mijn naamgenote, 21 jaren oud.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Et je veux vous présenter Jacqueline, mon homonyme, 21 ans.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Og nu vil jeg have jer til at møde Jacqueline, min navnesøster, 21 år gammel.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Quindi vorrei che incontraste Jacqueline, una mia omonima di 21 anni.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Şi astfel, aş dori să faceţi cunoştinţă cu Jacqueline, tiza mea, de 21 de ani.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Und deshalb möchte ich, dass Sie Jacqueline kennen lernen, meine Namensvetterin, 21 Jahre alt.