tanışma ile cümle

tanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
12
ORT. KELİME
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Y así, quiero que conozcan a Jacqueline, mi tocaya, de 21 años de edad.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Και έτσι θέλω να σας συστήσω τη Ζακλίν, που έχει το ίδιο όνομα με μένα, 21 ετών.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.И също искам да ви срещна с Джаклин, моята съименница на 21 години.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.Поэтому я хочу, чтобы вы познакомились с Жаклин, моей 21-летней однофамилицей.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.אז אני רוצה להכיר לכם את ז'קלין, שמה כשמי, בת 21.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.ولذا أرغب في مقابلة جاكولين، نفس أسمي، 21 عاماً.
Ve Jacqueline ile tanışmanızı istiyorum, benim adaşım, 21 yaşında.私と同じ名前ですが 21歳です もし彼女がタンザニア以外で生まれていたら
Ve Lagos'a, bu gece bizimle beraber olan harika, yetenekli film yönetmeni Bond Emeruwa ile tanışmaya gittik.그리고 거기서 Bond Emeruwa를 만났지요. 그녀는 오늘 이 자리에 같이 있는 멋지고 재능 많은 영화 감독입니다.
Ve Lagos'a, bu gece bizimle beraber olan harika, yetenekli film yönetmeni Bond Emeruwa ile tanışmaya gittik.Daar ontmoetten we Bond Emeruwa, een geweldige, getalenteerde filmregisseur, die hier vanavond ook is.
Ve Lagos'a, bu gece bizimle beraber olan harika, yetenekli film yönetmeni Bond Emeruwa ile tanışmaya gittik.W Lagos spotkaliśmy się z Bondem Emeruwa, wspaniałym i utalentowanym reżyserem, który jest dziś tutaj.
Ve Lagos'a, bu gece bizimle beraber olan harika, yetenekli film yönetmeni Bond Emeruwa ile tanışmaya gittik.והלכנו ללאגוס בכדי לפגוש את בונד אמרוואה, במאי נפלא ומוכשר, שנמצא איתנו הערב.
Ve Lagos'a, bu gece bizimle beraber olan harika, yetenekli film yönetmeni Bond Emeruwa ile tanışmaya gittik.و ذهبنا إلى لاغوس لمقابلة بوند امريوا, المخرج السينمائي الرائع الموهوب و المتواجد معنا الليلة.
Ve Lagos'a, bu gece bizimle beraber olan harika, yetenekli film yönetmeni Bond Emeruwa ile tanışmaya gittik.素晴らしく才能溢れた映画監督に 会うためで 今日も会場に来てくれています 私たちの計画は この素晴らしい映画産業-
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.A on nie chciał poznawać kolejnego lekarza.
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.E ele dizia: "Será que quero conhecer mais um médico?"
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.E lui si chiedeva se davvero volesse conoscere l'ennesimo medico.
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.En hij vroeg zich af of hij eigenlijk wel weer eens een arts wilde ontmoeten.
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.Et il se disait, "Ai-je envie de rencontrer un autre docteur ?"
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.Iar el spunea, oare chiar vrea să întâlnească un alt medic.
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.그도 본인이 정말 또 다른 의사를 만나고 싶을지 의문을 품었다고 하는군요.
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.Ő pedig azt mondta magában: "Tényleg szeretnék még egy dokival találkozni?"
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.Und er sagte sich: "Will ich wirklich noch einen Arzt kennenlernen?"
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.Y él se preguntaba si de verdad quería conocer a otro médico
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.А он не был уверен, хочет ли он встретить очередного доктора.
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.А той казвал - наистина ли иска да се запознае с поредния доктор?
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.והוא אמר לעצמו, האם הוא באמת רוצה להיפגש עם עוד רופא.
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.و كان يقول هل يرغب في مقابلة طبيب آخر
Ve o da gerçekten başka bir doktorla daha tanışmam gerekli mi diyordu.私たちは周りの押しに負けて会うこととなりましたが
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.A když jsem promítala tento film na Středním východě, lidé se chtěli potkat s Joshem.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.E quando ho mostrato il film in Medio Oriente la gente ha detto -- la gente voleva incontrare Josh.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.I kiedy pokazałam film na Bliskim Wschodzie, ludzie chcieli poznać Josha.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.그리고 제가 중동에서 그 영화를 보여주었을 때 사람들은 말했죠 - 사람들은 Josh를 만나길 원한다고요.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.Puis, j'ai fait visionner ce film au Moyen Orient et les gens ont dit qu'ils souhaitaient rencontrer Josh.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.Și când am prezentat filmul în Orientul Mijlociu oamenii au spus... oamenii au vrut să îl cunoască pe Josh.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.Toen ik de film in het Midden-Oosten liet zien, wilden mensen Josh ontmoeten.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.Và khi tôi chiếu phim tại Trung Đông, mọi người muốn được gặp Josh.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.Y cuando mostré el film en el Medio Oriente la gente decía- la gente quería conocer a Josh.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.И когда я показала этот фильм на Ближнем Востоке, людям захотелось встретиться с Джошем.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.Когато показах филма в Близкия Изток хората искаха да се срещнат с Джош.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.וכשהראתי את הסרט במזרח התיכון אנשים אמרו -- אנשים רצו לפגוש את ג'וש.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.وحينما عرضت عليه الفيلم في الشرق الأوسط قال الناس -- أراد الناس لقاء جوش.
Ve Orta Doğu'da filmi gösterdiğimde insanlar dedi ki -- onlar Josh'la tanışmak istedi.ジョシュに会いたいと言われました 彼が米国人のイメージを変えました
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum,Allo stesso modo sono onorata di incontrare voi,
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.A jsem poctěna, že poznávám vás, budoucí vůdkyně Velké Británie a celého světa.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Dan saya merasa terhormat bertemu dengan Anda, pemimpin Inggris dan dunia ini di masa depan.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Et je suis fière de vous rencontrer, vous, les futurs dirigeants de la Grande-Bretagne et du monde.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Ook heb ik de eer om jullie te ontmoeten, de toekomstige leiders van Groot-Brittannië en de wereld.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Sinto-me honrada de vos conhecer, as futuras líderes da Grã-Bretanha e deste mundo.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Si sunt onorata sa va cunosc pe voi, viitorii lideri ai Marii Britanii si ai acestei lumi.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Som tiež poctená, že stretávam vás, budúce vedúce osobnosti Veľkej Británie a tohto sveta.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.To zaszczyt spotkac was, przyszłe przywódczynie Wielkiej Brytanii i świata.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Und es ist mir eine Ehre, euch kennenzulernen, die zukünftigen Anführerinnen Großbritanniens und dieser Welt.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Và tôi cảm thấy vinh dự được gặp các bạn, những nhà lãnh đạo tương lai của nước Anh và của Thế giới.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.Και είναι ιδιαίτερη τιμή μου να σας συναντήσω, τις μέλλουσες ηγέτιδες της Μεγάλης Βρετανίας και του κόσμου.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.А также, я удостоена чести познакомиться с вами — будущими лидерами Соединённого Королевства и всего мира.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.За мен е чест да се срещна и с вас, бъдещите лидери на Великобритания и този свят.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum, Birleşik Krallığın ve bu dünyanın yarınki liderleriyle.І я маю честь зустріти вас, майбутніх лідерів Великобританії і всього світу.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum,Ja minulle on kunnia tavata teidät,
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum,저는 또한 여러분들과의 이 시간을 매우 영광으로 생각합니다.
Ve sizinle tanışmaktan onur duyuyorum,Megtiszteltetés, hogy találkozhatom veletek,

İlgili Sayfalar