tanışma ile cümle

tanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tanışmadan sonra Anti-Flag Fat Wreck Chords'tan iki albüm yayınladı.这次邂逅产生的友谊,孕育出Anti-Flag在Fat Wreck Chords旗下的两张专辑。
Raul ve Leslie düzenlenen tanışma partisinde birbirlerine hediyelerini takdim ederler.劳尔和莱斯利在见面会上交换了礼物。
1957 yılında profesör Wolfgang K. H. Panofsky ile tanışmak üzere Stanford Üniversitesi’ni ziyarete gitti.他在1957年訪問斯坦福大學沃爾夫·岡·潘諾夫斯基(Wolfgang K. H. Panofsky)教授。
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"感覺遇不到比她更棒的人了」。
İzlemek değil tanışmak için".不敢張目視』。
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.但见司农识大体,不知其过也。
Haziran 2017 itibariyle, iki oğul hiç tanışmadı.2017年6月,兩國斷交。
Alex anne ve babasının hiç tanışmamış olmasını dilemiştir ve dileği ne yazık ki kabul olmuştur.Alex拿著魔杖的時候喊著希望爸媽從未遇到過。
Ama Spike, Tucker ile hiç tanışmamıştır.劳拉和彼特拉克从来没有见过面。
Daniel Rossen ile tanışmadan önce üçümüzün yaptıkları berbattı.曾贏得5次賽揚獎,僅次於羅傑·克萊門斯的7次。
Futbolla tanışmaları ve Top soyadını alması şu şekilde oldu.正因為如此他的名字對於球探來講是陌生的。
Şarkı'nın klip çekimi Madonna'nın Sean Penn ile tanışmasına vesile olmuştur.在拍攝這支音樂錄影帶期間,瑪丹娜開始與演員肖恩·潘(Sean Penn)約會。
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"아예 모르는 것보다는 훨씬 좋지 않으냐"고 평가했다.
Marty, babasını arabanın çarpmasından kurtararak, anne ve babasının tanışmasını engellemiştir.아버지와 어머니가 만나지 못하면 자신의 존재가 사라지게 된다는 것을 알게 된 마티는 부모님의 만남을 돕는다.
Bu şekilde ilk tanışmaları böyle olur.이런 일면을 처음으로 알아준 게 타다였다.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.CIA가 되던, 어떤 다른 조직이던간에 나는 결코 알지 못할 것이다.
Grup resmi olarak 1981 yılının 28 Ekim'inde yani Hetfield ve Ulrich'in tanışmasından 5 ay sonra kuruldu.1981년 8월에 밴드는 공식적으로 결성되었고, 5개월 후 울리히와 헷필드는 처음으로 만나게 된다.
Tanışmalarının ardından çok iyi iki dost olurlar.두 선수는 절친한 친구관계로 많이 알려져 있다.
Benjamin, New York'a Daisy ile tanışmaya gittiği zaman, Daisy'yi başka bir dansçıya aşık olmuş olarak bulur.בנג'מין נוסע מאוחר יותר לניו יורק כדי לפגוש את דייזי בהופעה, ומגלה שהיא התאהבה ברקדן.
Bu çağrılma, ona İngiliz Hükümeti üyeleriyle tanışma olasılığı sundu.לבקשתה הוא מביא אותה למסיבה של עובדי ציבור בריטיים.
İzlemek değil tanışmak için".לזכור ולא לשכוח".
Hayatımda daha az gay olan birisiyle tanışmadım."אין הרבה צחוק בחיי מאז שהלכת".
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.עם זאת, הוא לא מקובל על כל גוני החברה הפלסטינית ובעיקר בעזה.
Onunla tanışmak istiyor musun?אתה רוצה להיפגש אתו?
Onunla tanışmak istiyor musun?את רוצה להיפגש אתו?
Onunla tanışmak istiyor musun?אתה רוצה להיפגש איתה?
Onunla tanışmak istiyor musun?את רוצה להיפגש איתה?
Torak'la ilk tanışmalarında pek anlaşamazlar, ancak zaman geçtilçe yakın dost olurlar.По пътя той среща Пумба за първи път и двамата почти стават приятели.
1981'de Paris'e yaptığı yolculuk çok farklı alanlardan müzisyenlerle tanışmasını sağladı.През 1981 година се мести в Атина, където започва да си сътрудничи с много от известните столични музиканти.
Bu tanışma beni çok etkiledi.Бях очарован от цялото преживяване.
Tom Mary ile tanışmak istiyor.Том иска се запознае с Мери.
Fransız güreşçi Joseph Doublier ile tanışması ve Fransa’da güreşme teklifi alması hayatını değiştirdi.Жовотът на Коджа Юсуф се променя след като се запознава с френския борец Joseph Doublier.
Minkowski’ini evde yemeğe davet etti tanışmaları için.Meadow naziva kako bi pozvala roditelje na večeru u njezinu novom stanu.
Onunla tanışmak isterim.Moralo bi se za njega znati.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Krsto nikada nije mario za titulom obitelji, te svime što ona donosi.
Hayatımda daha az gay olan birisiyle tanışmadım."Dragi moj, sretna sam, da sretnija nikada u životu nisam bila.
1980'lerin ortalarından beri Tanzanya, aşamalı olarak yeniliklerle tanışmaktadır.Od sredine 1980.-ih, Tanzanija se postupno vraća na regionalnu ekonomsku scenu.
Bu tanışma beni çok etkiledi.Musím priznať, že ma to veľmi zaujalo.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Skutočne neviem, prečo sa nestal jedným z najväčších na svete."
Bu tanışma beni çok etkiledi.Vse to me je navduševalo.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Ne poznam v Evropi nič lepšega."
Diğer bir iddiaya göre, kralla tanışmaları babası Ürdün'de askerî danışmanlık yaparken olmuştur.Toda razmere so Edvarda opozarjale, da bo svoje kronanje moral potrditi na bojnem polju.
Bu dönemde Makedonya'daki durumu iyi bilen Tempo onunla tanışmak istedi.V Madridu je spoznal takratne razmere.
Onunla tanışmak isterim.Su ja galima susipažinti čia.
Bu iş sayesinde önemli siyasetçi ve gazetecilerle tanışma imkânı buldu.Įkvėpimo šaltiniu ir vadovėliu ją laikė daug žymių istorinių strategų ir politikų.
X-Factor 2010'da onunla tanışma şansını yakalamıştım."2010 m. dalyvavo Vengrijos talentų šou „X Factor“.
Müzikle tanışması ilkokul yıllarına dayanıyordu.Atsitiktinumas muzikoje egzistavo visais laikais.
Los Angeles’a twitter üzerinden tanıştığı bir menajer ile tanışmak için gelmiştir.Ši supažindino Kobę su vadybininku, kuris ją pakvietė atvykti į Los Andželą.
CJ, Cesar ile tanışmadan önce Grove Street ile Varrios Los Aztecas'ın çekişmeleri vardı.Vėliau Varrios Los Aztecas susidraugauja su Grove Street.
Grup resmi olarak 1981 yılının 28 Ekim'inde yani Hetfield ve Ulrich'in tanışmasından 5 ay sonra kuruldu.Bänd asutati ametlikult oktoobris 1981, viis kuud pärast Ulrichi ja Hetfieldi esimest kohtumist.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?""Ja kas hea tegemine pole midagi teistsugust kui hea?"
Kendisi ile tanışma imkanım oldu.Küll ma temaga toime tulen.
İzlemek değil tanışmak için".Mäletamisest ja unustamisest".
Haşim Bey'in kızı Elif'le tanışmaları da bu şekilde gerçekleşir.Alles maakrahvi tütre Elisabethi kohalolek innustab teda minema.
Futbolla ilk tanışması devlet okulunda okuduğu zamanlardaydı.Jalgpalli hakkas ta esimesena mängima kohalikus noorteklubis.
17 yaşında Adolf Hitler ile tanışması bütün hayatını etkilemişti.See avaldas Adolf Hitlerile lapsepõlves muljet.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.12살짜리 제 딸을 데리고 갔는데 딸이 게일라를 만날 수 있도록 말이죠.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Am luat-o cu mine pe fiica mea de 12 ani pentru că vroiam să o cunoască pe Gayla.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Ho portato con me mia figlia di 12 anni, perché volevo veramente che incontrasse Gayla.
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.Ich nahm meine 12 Jahre alte Tochter mit, denn ich wollte unbedingt, dass sie Gayla kennenlernt.

İlgili Sayfalar