tanışma ile cümle

tanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kısa süre Oswald ile tanışmanın yanı sıra, O'Keefe romantik olarak "Clay Bertrand" adlı bir adama karıştı.O'Keefe röviden találkozott Oswalddal, egy Clay Bertrand nevű férfival pedig hosszabb kapcsolata volt.
İzlemek değil tanışmak için".Ők hánynak és megpróbálnak nem odanézni."
X-Factor 2010'da onunla tanışma şansını yakalamıştım."2010-ben jelentkezett az X-Faktorba.
Fairuz, bu tanışmanın ardından Rahbani kardeşlerin çalışmalarını yorumlayacaktır.Rúnák - A Challenge küldetések teljesítése után kapjuk meg ezeket a tárgyakat.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.A csapat még sohasem esett ki a Liga Naţionalából, azaz az élvonalból.
Hikâyenin ilk bölümünde gelinle olan tanışmalarını anlatır.Ez a sorozat első része, melyben megismerkedünk a családokkal.
Los Angeles’a twitter üzerinden tanıştığı bir menajer ile tanışmak için gelmiştir.Erre az első menedzsere biztatta, akivel Los Angelesben találkozott.
Ancak Maydee'yi karısıyla tanışması için hiçbir zaman davet etmez.Amadé sohasem látta viszont anyját.
Onunla tanışmayı tercih etmiyorum.Inkább nem találkoznék vele.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Seurustelusuhteita tai muuten laajaa kaveripiiriä hänellä ei tiedettävästi ollut koskaan.
Onunla tanışmak isterim.Minun täytyy tuntea hänet.
Bunun üstüne Joachim Brahms'ı Düsseldorf'ta oturan besteci Robert Schumann'la tanışmasını önermişti.Joachim neuvoi Brahmsia hakeutumaan tällöin Düsseldorfissa majailleen Robert Schumannin luokse.
Jean-Paul Sartre ile tanışması burada gerçekleşmiştir.Sitä on kehittänyt ennen kaikkea Jean-Paul Sartre.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"En osaa selittää kuinka paljon onnea siihen mahtui.”
Bu dergi genç şairlerle ve yazarlarla tanışmasını sağladı.Lehden tavoitteena on löytää uusia runoilija- ja kirjailijakykyjä.
Tanışmak istediğim kişi sensin.Juuri sinuun olen halunnut tutustua.
Onunla şahsen tanışmadım fakat onu tanıyorum.En ole henkilökohtaisesti tavannut häntä, mutta tunnen hänet kyllä.
Yahudi mistisizmi ile tanışması, 1997'de oyuncu Sandra Bernhard aracılığıyla gerçekleşti.Εισήχθη στον εβραϊκό μυστικισμό από την ηθοποιό Sandra Bernhard το 1997.
Mason ve Samantha'yı karısının ailesiyle tanışmaya götürür.Παίρνει τον Μέισον και τη Σαμάνθα και επισκέπτονται τους γονείς της συζύγου του.
Onunla tanışmak isterim.Ας την συναντήσουμε.
Akademik yetenekleri yoktur ve ona sık sık kendi potansiyeliyle henüz tanışmadığı söylenir.Έχεις σημαντικές ικανότητες τις οποίες δεν έχεις ακόμα χρησιμοποιήσει προς όφελος σου.
Karımla tanışmanı rica ediyorum.Θα ήθελα να γνωρίσεις τη σύζηγό μου.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Jeg er ked af, at jeg ikke havde mulighed for at lære ham bedre at kende."
X-Factor 2010'da onunla tanışma şansını yakalamıştım."De mødtes til The X Factor i 2010.
Festivalde sanatçılar dinlenir, eğlenceler yapılır, halk oyunları oynanır ve tanışmalar sağlanır.3: Entertainer/ Underholder; Det vil underholde dit folk og gøre dem glade.
X-Factor 2010'da onunla tanışma şansını yakalamıştım."Han ble kjent etter å ha deltatt i X-Factor i 2009.
Bunun üstüne Joachim Brahms'ı Düsseldorf'ta oturan besteci Robert Schumann'la tanışmasını önermişti.Joachim ville gjerne at Brahms oppsøkte den Düsseldorf-baserte komponisten Robert Schumann.
Çift, okuldan tanışmakta idi ve Paris'e gitmeden önce evlenmişlerdi.Begge hadde imidlertid ‘lært sine forretninger’ og giftet seg i Hamburg.
İzlemek değil tanışmak için".«Vil ikke møtes».
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Likevel skal man aldri gå mellom ei binne med unger, uansett art.
Haziran 2017 itibariyle, iki oğul hiç tanışmadı.Abbott døde i juni 2018 uten at de to noen gang tok opp kontakten igjen.
Darcy, Elizabeth ve Gardinerleri kardeşi Georgiana’yla tanışması için yemeğe davet eder.Darcy introduserer så Elizabeth for sin søster Georgiana.
Jean-Paul Sartre ile tanışması burada gerçekleşmiştir.Det var i denne avisen han ble kjent med Jean-Paul Sartre.
1920 yılında Galler Prensi Edward San Diego'yu ziyaret etse de Wallis'le tanışmadı.Pada tahun 1920 Edward, Pangeran Wales, mengunjungi San Diego, tapi ia dan Wallis tidak bertemu.
Darcy, Elizabeth ve Gardinerleri kardeşi Georgiana’yla tanışması için yemeğe davet eder.Mr. Darcy mengajak Elizabeth dan keluarga Gardiner untuk menemui adiknya.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Bagaimana mungkin itu karena Anda tidak menghadiri hal-hal yang menyenangkan? "
Yahudi mistisizmi ile tanışması, 1997'de oyuncu Sandra Bernhard aracılığıyla gerçekleşti.Ia diperkenalkan pada ajaran Kabalah pada tahun 1997 oleh aktris Sandra Bernhard.
Bu ikili, Olivia ve Elizabeth Norris adlı iki kardeşle evlenmeseydi, belki de hiç tanışmayacaktı.Keduanya menjadi ipar ketika menikah dengan kakak beradik Olivia dan Elizabeth Norris.
Şarkı'nın klip çekimi Madonna'nın Sean Penn ile tanışmasına vesile olmuştur.Album ini terinspirasi dan didedikasikan Madonna untuk suaminya kemudian Sean Penn.
İzlemek değil tanışmak için"."Pemirsa membalasnya dengan tidak mau menonton."
O güne kadar görmediğiniz insanlarla tanışır, "Niye daha önceleri tanışmadık" diye hayıflanırsınız.Mereka semua takjub dan berkata: "Yang begini belum pernah kita lihat."
Einstein’ın annesi Pauline çocuklarının erken yaşta müzik ile tanışmalarını istiyordu.Đây là những lời mà bố mẹ của Enid thường nói với cô bé trước khi chết.
Çünkü Myotismon’la tanışmadan önce neler olduğunu hatırlamıyordu.ミツコと出会う前の記憶を持っていない。
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"何かもうちょっと時代に合う言葉を考えませんか」と反論した。
Birçok ünlü meslektaşı ile tanışma fırsatı bulmuştur.多くの著名人との親交で知られる。
Onunla tanışmak isterim.あの人に逢いたい!
Yahudi bir diş hekimi olan gerçek babasıyla asla tanışmadı.自身はユダヤ人ではないが、熱烈な親ユダヤ・親イスラエル主義者として知られる。
Bu tanışma beni çok etkiledi.此の一事は非常に私を慰めました。
Yenidoğanlar daha önce mikroplarla tanışmamışlardır ve kısmen enfeksiyondan zarar görebilirler.新生児はあらかじめ微生物に接触することはなく特に感染を受けやすい。
Toplantı, Geliş, Tanışma ≡ Жолугушуу.趣味は陶芸、旅行、ジャズヴォーカル。
Daniel Rossen ile tanışmadan önce üçümüzün yaptıkları berbattı.ペット以降はRoger Nicholsと共作。
Tanışma, (1979) Yanımda Yoksun, (1989) Peki Ben Niye Öldüm, (1994) Aradan Uzun Zaman Geçti, (2005)(日本国内版のみ) ALL I WANT (1997) GONE AWAY (1997) THE MEANING OF LIFE (1997) WHY DON'T YOU GET A JOB?
Minkowski’ini evde yemeğe davet etti tanışmaları için.ソバーキンはルイコフを夕飯に誘い屋敷に入る。
Mavis ile tanışmadan önce Hazine Avcısı idi.マスターエイと出会う前は泥棒であった。
Hem de Troialılar'la tanışmaya başlamış olabilecekleri de akla geliyor.アイオニア軍とぶつかることもあったようだ。
Soileau ise çekim gününe kadar Del Rey ile tanışmadı.高麗は恭愍王の時まで武科を施行しなかった。
Kendisi ile tanışma imkanım oldu.本人と初対面。
Haziran 2017 itibariyle, iki oğul hiç tanışmadı.2017年8月現在、2両が現存している。
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.本人は個性だらけのチームをまとめることが出来ず、いつしかこのような性格になったと語った。
Onunla tanışmak isterim.但你会想要认识她。

İlgili Sayfalar