tanışma ile cümle

tanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Daniel Rossen ile tanışmadan önce üçümüzün yaptıkları berbattı.Aan het begin van de laatste ronde stond hij drie slagen achter op Daniel Vancsik.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Het was jammer dat we niet gezamenlijk in topvorm waren."
Bu şekilde ilk tanışmaları böyle olur.Zo ontmoeten ze elkaar voor het eerst.
Onunla tanışmak isterim.Je wilt het leren kennen.
Hem de Troialılar'la tanışmaya başlamış olabilecekleri de akla geliyor.Het is dus mogelijk dat deze ook Troje VIIa hebben vernietigd.
Adleman karısının Robert Redford ile tanışması halinde bu görevi kabul etmiştir.De prijs voor de volledige carrière werd uitgereikt aan Robert Redford.
Elektro gitarla tanışması 17 yaşındayken olmuştur.Den Herder maakte op zesjarige leeftijd kennis met de elektrische gitaar.
Bu tanışma giderek tutku dolu bir birlikteliğe dönüşür.De vereniging veranderde steeds meer naar gezelligheidsvereniging.
Bu daha sonra Raistlin'in Fizban ile tanışmasıyla kanıtlanır.Later biecht zij op dat zij ritalin heeft gehad.
Yerel dolandırıcılıklar sıklıkla çevrimiçi çöpçatanlık servislerinde birisiyle tanışmayı içerir.Vaak treden de stadsbeiaardiers bij elkaar op in een soort uitwissellingsronde.
Herkes seninle tanışmak istiyor.Sen ünlüsün!Iedereen wil je ontmoeten, je bent beroemd!
O seninle tanışmak istiyor.Hij wil je ontmoeten.
Onlar seninle tanışmak istiyor.Zij willen je ontmoeten.
Onunla tanışmak isterim.Jej pan bardzo pragnie się z nim spotkać.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Nigdy nie uzyskał znaczącego stanowiska państwowego, pomimo swych licznych koneksji.
Sinemayla ilk tanışması da buradayken oldu.Wtedy także zetknął się po raz pierwszy z planem filmowym.
Kendisi ile tanışma imkanım oldu.Miałam szczęście Go poznać.
X-Factor 2010'da onunla tanışma şansını yakalamıştım."W 2010 roku wzięła udział w X Factor.
Don Vito ile gençlik zamanlarından tanışmaktadır.Don Juanowi po jakimś czasie nudzi się jego kochanka.
Aynı yıl İtalyan yazarı Alessandro Manzoni ile tanışması hayatını derinden etkiledi.Tego samego roku włoski autor Edmondo de Amicis wydał Serce.
Tom Mary ile asla tanışmamış olmayı diledi.Tom marzył
Homer ve Marge, Krabappel ve okul psikologu Dr. J. Loren Pryor ile tanışmak üzere çağrılır.Föräldrarna Homer och Marge kallas till ett möte med Krabappel och skolpsykologen Dr. J. Loren Pryor.
Onunla tanışmak isterim.Han vill bli bekant med honom.
Aynı yıl İtalyan yazarı Alessandro Manzoni ile tanışması hayatını derinden etkiledi.Han vänskap med den italienske poeten Alessandro Manzoni blev av stor betydelse för denne.
725-727 Veantur torunu Aldarion'u Gil-Galad ile tanışması için Gri Limanlara getirir.År 725 tog Vëantur med hans barnbarn Aldarion till Grå hamnarna för att träffa Gil-galad och Círdan.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Han kom aldrig att tillhöra någon gruppering av tonsättare utan är högst individuell.
Yücel ile tanışması hayatının dönüm noktalarından biri oldu."Got My Mind Set on You" blev en av hans allra största hitar.
Cezaevleriyle de bu yıllardan sonra tanışmaya başladı.Це сумно, після того як ви з ним були всі ці останні роки.
Çünkü Myotismon’la tanışmadan önce neler olduğunu hatırlamıyordu.До зустрічі з Мельмотом вона нічого цього не знала.
Eminem sayesinde Royce, Dr. Dre ve Game Recordings'in yapımcılarıyla da tanışma fırsatı buldu.Через Емінема, Ройс був також представлений Dr. Dre, а також „Game Recordings“.
Kendisi ile tanışma imkanım oldu.Мені пощастило трохи з ним спілкуватися.
Hem de Troialılar'la tanışmaya başlamış olabilecekleri de akla geliyor.Також він зрозумів, що може розмовляти зі зміями.
İzlemek değil tanışmak için".«Треба слухати, але не підслухувати».
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Не викликався до збірних команд своєї рідної Бразилії у жодній з вікових категорій.
Bu tanışma Yamaguchi'nin Karateye bakışını tamamen değiştirdi.Фільм назавжди змінив обличчя жанру.
Tom Mary'nin John'la tanışmasını istiyor.Том хоче, щоб Мері познайомилася з Джоном.
Tom Mary ile tanışmak istiyor.Том хоче познайомитися з Мері.
Sonunda sizinle tanışmak büyük bir onur.Це велика честь нарешті вас зустріти.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Nikdy jsem nepotkala slavné indie lidi, nebo kdo to kurva vlastně je.
Grup resmi olarak 1981 yılının 28 Ekim'inde yani Hetfield ve Ulrich'in tanışmasından 5 ay sonra kuruldu.Skupina tedy byla oficiálně založena v říjnu 1981, pět měsíců poté, co se Ulrich a Hetfield poprvé setkali.
Hayatımda daha az gay olan birisiyle tanışmadım."A nepoznal jsem v jeho generaci slušnějšího člověka, než je on."
Onunla tanışmak isterim.Chce se s ním sejít.
Princeton'a gitmemiş ve Dickie'yle hiç tanışmamış olduğu hâlde teklifi kabul eder.Ripley návrh přijímá, ačkoliv na Princeton nikdy nechodil a s Dickiem se nikdy nesetkal.
Haziran 2017 itibariyle, iki oğul hiç tanışmadı.V roce 2017 se podařilo odchovat dvě mláďata.
X-Factor 2010'da onunla tanışma şansını yakalamıştım."V roce 2012 se přihlásila do soutěže "The X Factor".
Hiçbiriyle tanışmamış, konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile.Jestli budeme znovu hrát nebo ne, nevím.
Copeland, babası ile hiç tanışmamış, bir fotoğrafını bile görmemiştir.Gacy už svou ženu ani děti nikdy neviděl.
Birçok ünlü meslektaşı ile tanışma fırsatı bulmuştur.Chlubí se tím, že má mnoho vlivných známých.
Fakat ilk tanışmaları bu filmde olmamıştır.Přesto není tento film prvním s touto postavou.
İzlemek değil tanışmak için".Proč se na mě nedíváš?"
Don Vito ile gençlik zamanlarından tanışmaktadır.Pro mládež založil oratoř Dona Boska.
Allen Ginsberg ile tanışması onun şair olmasına neden oldu çünkü ikisi de edebiyat ile ilgileniyorlardı.Vyvrcholením se stala volba Krále majálesu, jímž se stal Allen Ginsberg, viz jeho báseň Král majáles.
Jean-Paul Sartre ile tanışması burada gerçekleşmiştir.Îl cunoaște pe Jean-Paul Sartre.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"De fapt nu-i mai bine că nu știu ce se întâmplă prin alte părți?
Dizi, çiftin tanışmalarını, aşık olmalarını ve evlenmelerini takip etmektedir.Băiatul și fata se cunosc, vorbesc, se plac, se îndrăgostesc și hotărăsc să se căsătorească.
Hiçbiriyle tanışmamış, konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile.Niciodată nu am avut șansa de a vorbi cu ea sau de a ști despre ea.
Allen Ginsberg ile tanışması onun şair olmasına neden oldu çünkü ikisi de edebiyat ile ilgileniyorlardı.George Virgil Stoenescu s-a remarcat și ca poet, el desfășurând o intensă activitate literară.
Birbirimizle tanışmadık.Nu ne-am întâlnit unul cu celălalt.
Onunla tanışmak isterim.Találkozik vele.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Sajnos nem a legjobb körülmények között kell majd játszanunk.

İlgili Sayfalar