tanışma ile cümle
tanışma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Hayatımda daha az gay olan birisiyle tanışmadım.""Non ho mai conosciuto un gruppo di persone più simpatiche".
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Non vengono mai mostrati commettere violenza verso dei digimon locali, i quali comunque non sono mai mostrati.
İkili tanışır tanışmaz benzer müzik zevki ve beklentilere sahip olduklarını keşfetti.I due chiacchierarono a lungo scoprendo di avere gusti musicali affini.
Bu seçmeler süresinde yüksek enerjili ve yetenekli kişilerle tanışmayı umdular.Attraverso queste audizioni, hanno sperato di incontrare persone di grande ispirazione e di talento.
Roma dünyasının Stoacılık'la tanışmasına yardımcı olmuştur.La avvertono che questo significherà la guerra con Roma.
Copeland, babası ile hiç tanışmamış, bir fotoğrafını bile görmemiştir.Policarpo non riuscì nemmeno a vedere la propria figlia.
Bu tanışma genel olarak felsefeye özel olarak da varoluşçuluğa yönelmesini etkiledi.Ecco spiegato il motivo per il quale in futuro al Festival andrà malvolentieri anche come ospite.
Bilgisayarla tanışması 1981 yılında iktisat profesörü olan büyükbabasına ait Commodore VIC-20 ile olmuştur.Il Commodore 16 è un modello di home computer presentato da Commodore nel 1984 come erede del VIC-20.
Ancak Maydee'yi karısıyla tanışması için hiçbir zaman davet etmez.Darger non conobbe mai sua sorella.
Kendisi ile tanışma imkanım oldu.Permettimi di presentarmi.
Dizi, çiftin tanışmalarını, aşık olmalarını ve evlenmelerini takip etmektedir.Dopo la datazione, ammettono di essere innamorati e vogliono sposarsi.
Don Vito ile gençlik zamanlarından tanışmaktadır.Don Vito confonde i sessi dei due giovani.
Onunla tanışmak için ben beklerim ama sakın onu kandırmayın ve çok üzerine gitmeyin.Я подожду, чтобы с ней познакомиться, но смотрите не уговаривайте её и сильно не настаивайте.
Tomla Mary'nin oldukça sıra dışı bir tanışma hikâyeleri var.У Тома и Мэри очень необычная история знакомства.
Onunla tanışmamızdan önce oldukça mutlu bir hayat sürmekteydim.До знакомства с ней я был очень счастлив.
Yeni insanlarla tanışmayı pek sevmiyorum.Я не люблю заводить новых знакомств.
Popüler indie gruplarıyla asla tanışmadım, o da her ne demekse.Я никогда не встречала популярных инди, что бы это ни значило.
İran'ın sinema ile tanışması 1900'lerin başına uzanır.Иранское кино берет свое начало в 1900 году.
Kısa tanışmanın ardından María'nın planları için uygun biri olduğunu düşünür.Спустя год Мария убедилась в наивности их плана.
Onunla tanışmak isterim.Я очень бы желал с ним познакомиться.
X-Factor 2010'da onunla tanışma şansını yakalamıştım."В 2009 году принимал участие в мюзикле «Factor X».
Hiçbiriyle tanışmamış, konuşmamış ya da bir daha hiç haber almayacak olsam bile.Так мы с ним и не пообщались и не поговорили ни разу.
Eminem sayesinde Royce, Dr. Dre ve Game Recordings'in yapımcılarıyla da tanışma fırsatı buldu.Через Эминема Ройс будет также представлен Dr. Dre и Game Recordings.
Ama Spike, Tucker ile hiç tanışmamıştır.Она узнает, что Такер так и не встретился с Грэйс.
Tanışma gezisine katılmak için izcilik kolunu seçmek ya da izci olmaya gerek yoktur.Причём каких-либо виз и загранпаспортов для участия в забеге не нужно.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?"Труднее этого, по-моему, быть ничего не может, в наше время особенно».
Daniel Rossen ile tanışmadan önce üçümüzün yaptıkları berbattı.Там они встречаются с Даниэль Руссо.
Hayatımda daha az gay olan birisiyle tanışmadım."«Я не знал менее эгоистичного человека.
Soileau ise çekim gününe kadar Del Rey ile tanışmadı.Публий не застал царя живым.
İzlemek değil tanışmak için".«Остановиться, оглянуться».
Minkowski’ini evde yemeğe davet etti tanışmaları için.Наталья Николаевна пригласила его бывать у неё в доме.
Bu şekilde ilk tanışmaları böyle olur.А началось их знакомство так.
Haziran 2017 itibariyle, iki oğul hiç tanışmadı.В июне 2018 года родила двух мальчиков.
Hikâyenin ilk bölümünde gelinle olan tanışmalarını anlatır.أول جزء من الحكاية يتضمن تعارفاته على العروس .
Atatürk ile tanışması sonucu ileriki yıllarda öğrenimine devam etme fırsatı buldu.وفي إثر مقابلتها لأتاتورك حازت على فرصة إستمرارها في التعليم لسنوات لاحقة.
Bu tanışma giderek tutku dolu bir birlikteliğe dönüşür.تحول عملية الضرب إلى جمع متكرر.
İzlemek değil tanışmak için".فهو المحروم من رؤيتها " .
Cezaevleriyle de bu yıllardan sonra tanışmaya başladı.جاء الإعتراف بعد سنوات من اطلاق النار.
Klasik anlamdaki Batı'nın bu tanışma süreci yüzyıllarla ifade edilmektedir.هذه هي تفاصيل صفقة القرن التي كثر الحديث عنها مؤخرًا ..
Bu tanışma beni çok etkiledi.هذه الفكرة ألمتني جدًا .
O yıllarda Ziya Gökalp ile tanışması onu etkilemiş ve Türkçülük fikri kendisine aşılanmıştır.سنوات إسماعيل في السجن يبدو أنها أثرت على عقله.
Tom kütüphanede seninle tanışmak istedi.أراد توم أن يلتقي بك في المكتبة.
O sırada Lois, oğlu Stewie ile birlikte yeni komşuları ile tanışmaya gider.Enquanto isso, Lois vai com o filho Stewie conhecer os novos vizinhos.
Onunla tanışmak isterim.Prazer em conhecê-los.
1920 yılında Galler Prensi Edward San Diego'yu ziyaret etse de Wallis'le tanışmadı.Eduardo, Príncipe de Gales, visitou San Diego em 1920 porém não se encontrou com Wallis.
Yahudi mistisizmi ile tanışması, 1997'de oyuncu Sandra Bernhard aracılığıyla gerçekleşti.Ela foi apresentada ao misticismo judaico pela atriz Sandra Bernhard, em 1997.
Bu seçmeler süresinde yüksek enerjili ve yetenekli kişilerle tanışmayı umdular.Através destas audições, eles esperavam encontrar pessoas altamente inspiradas e talentosas.
Bu şekilde ilk tanışmaları böyle olur.É por isto que estou contando a vocês primeiro.
Kandinsky'le tanışması ile ilgili Klee, "Görür görmez ona karşı büyük bir güven duydum.Ao se encontrar com Kandinsky, Klee relembrou: “Eu tive uma profunda sensação de confiança nele.
Bilgisayarla tanışması 1981 yılında iktisat profesörü olan büyükbabasına ait Commodore VIC-20 ile olmuştur.Aos 10 anos, desenvolveu interesse em computação com o Commodore VIC-20.
"Daha iyi koşullarda tanışmamamız ne üzücü, değil mi?""Eu não conheço nenhum discurso de maior qualidade em qualquer lugar."
İzlemek değil tanışmak için".«Razão para não ver».
Minkowski’ini evde yemeğe davet etti tanışmaları için.Mérida volta para casa para se juntar a sua família para o jantar.
Mavis ile tanışmadan önce Hazine Avcısı idi.Ele era originalmente um investigador particular antes de ser designado para os Maverick Hunters.
Walter ve William'la uzun süredir tanışmaktadır.Ele e Mills conhecem-se há muito tempo.
Hem de Troialılar'la tanışmaya başlamış olabilecekleri de akla geliyor.Mostra o que ocorre com as prisioneiras troianas.
Hayatımda daha az gay olan birisiyle tanışmadım."Nunca vi pessoa mais simples e encantadora".
Festivalde sanatçılar dinlenir, eğlenceler yapılır, halk oyunları oynanır ve tanışmalar sağlanır.No Dia Nacional das Crianças, elas cantam, organizam jogos e recebem presentes.
Futbolla ilk tanışması devlet okulunda okuduğu zamanlardaydı.Suas habilidades de futebol foram vistas enquanto ele estava na escola primária.
Bu tanışma Yamaguchi'nin Karateye bakışını tamamen değiştirdi.Deze ontmoeting bleek van grote invloed op de Yamaguchi's zienswijze op karate.