tanış ile cümle
tanış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben muhteşem bir adamla az önce tanıştım.I have just met the most spectacular bloke.
Atalarınla tanışma zamanı, Haji.Time to meet your ancestors, Haji.
Belki sen seninkilerle tanış.Perhaps you'd like to meet yours.
Aslında, hayatımı yok eden birkaç kızla tanıştım, o zaman ... (Gülüşmeler)I'm like, you know what, I've met a few girls who were destroyers in my lifetime, so ... (Laughter)
Yeni bir kültürle tanışmak da bana karşılaştırmalı okuma alışkanlığını kazandırdı.Encountering a new culture also started my habit of comparative reading.
Issız bir adada 3 yıl kalmışlar ve birbirleriyle hiç konuşmamışlar. çünkü tanıştırılmamışlarHow perfectly disguting. To drink like an animal. Huh?
Bu robotla iki hafta önce tanışmış olan bir onbaşı.So, this is a corporal who had seen a robot two weeks previously.
Bu insanların bir kısmıyla tanıştım.And I've met with some of these people.
Eminim ki babalarım çoktan tanışmıştır ve şu an bir şeyler içiyorlardır.Maybe both my fathers have met up and are drinking together.
Onlarla hemen tanışabilir miyim?Can I see him right away?
Babamla tanışabilmiş olmasını isterdim.I wish she could meet my dad.
Sizi şimdi İKYT ile yani "İnsanlara yönelik Kapsamlı Yük Taşıyıcısı" ile tanıştırayım.So let me now introduce to you HULC -- or the Human Universal Load Carrier.
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım.I have also met many other disabled people who communicate this way.
Neyse, tanıştığıma memnun oldum.It was nice to meet you.
Yeni tanıştık ya.We just met.
Dana önce tanışmıştık!You know me.
Adım Gil Ra Im, tanıştığıma...I'm Gil Ra Im. Please...
-Nihayet ünlü harika kızla tanışıyorum.So I finally meet the famous wonder girl.
Salgın tanısını, insandan insana ciddi bulaşma tespit ettiğiniz anda koyabilirsiniz.The moment that you see any evidence of serious human-to-human to transmission.
Ona "Peki, bunu kuran adamla tanıştım ve bana kartını bıraktı" dedim.I said, "Well, I met the guy who built the thing and he left me his card."
Bir devlet başkanı ile tanıştığınızda ve onaIt's amazing, when you meet a head of state and you say,
Önceden tanışıyor muydunuz?Did you know each other from before?
12 yaşındaki kızımı benimle birlikte götürdüm, çünkü gerçekten Gayla ile tanışmasını istiyordum.I took my 12-year-old daughter with me, because I really wanted her to meet Gayla.
Yakın geçmişte, yağlarla tanıştık Geçen 200 yılda yağ yaktık yine yakımIn the recent past, we came across oil, in the past 200 years, further, we used the oil, burning.
İnanılmaz, Turner diğer Küreselleşme ile tanışıncaQuestions stopped and Frank walked away with a slap on the wrist.
Siz ikiniz tanışıyor musunuz?You two know each other?
Onları penceresiz bir odada bir akşam tanıştık.We meet them one evening in a windowless room.
O sizi, günahlarınızı afftetsin, belirli bir süreye kadar size zaman tanısın diye çağırıyor."He calls you to forgive some of your sins, and give you respite for a time ordained."
Aralarında tanışırlar, birbirlerini tanırlar.They will recognise each other.
İsrailli Yahudiler ile tanışmış.His grandkids grew up under siege.
Milsom 2012 yılında silahlı bir soygun nedeniyle hapse atıldıktan sonra tanışıp arkadaş oldular.They met and became friends when Milsom was convicted and gaoled for a 2012 armed robbery.
Meksika'nın İlk Grafiti Sanatçısı İnsansız Uçağı 'Droncita' ile TanışınMeet ‘Droncita,’ Mexico's First Graffiti-Artist Drone · Global Voices
Dünyanın En Büyük Mülteci Kampında Yaşayan "Fish" ile TanışınMeet Fish, a Resident of the World's Largest Refugee Camp · Global Voices
Eşimle Avrupa'da tatil yaparken tanıştım.I met my wife when I was on vacation in Europe.
Ortak arkadaşlarımız sayesinde tanıştık ve hemen bir yakınlık hissettik.We met through mutual friends, and felt a connection immediately.
Yeni evlilere sunulan bir diğer avantaj da, tenis süperstarı Novak Cokoviç ile tanışma olanağıydı.Another perk for newlyweds was that they got to rub elbows with tennis superstar Novak Djokovic.
Avrupa Güçleri'nin Makedonya ile TanışmasıIntroduction of Euro Forces in Macedonia
Bir çok ülkeden bir sürü çocukla tanışıyoruz.We meet children from many countries.
Nkwonta, “Önceden tanımadığınız pek çok Afrikalıyla tanışıyorsunuz."You meet many Africans you didn't know before," said Nkwonta.
Ortaklarıyla üniversitede tanışmış ve iki yıl boyunca şirket kurma planları yapmışlar.He met his partners at university, where for two years they planned on opening a business.
Belgrad'ın son filozoflarıyla tanışmak için bir taksi çevirinTo find Belgrade's last philosophers, hail a taxi
Yunanistan'ın dışında arkadaşları olabiliyor, insanlarla tanışıp yabancı dillerde konuşuyorlar.They can have friends outside Greece, they meet people and they speak languages.
Tamamen kaçık olan ve gerçekten eğlenebilen Sırplarla tanıştık.We've met Serbs who are completely nuts and can have a really good time.
63 yaşındaki Vinka Jovanoviç Dr. Miliç ile tanışmadan önce bacak ağrılarından şikayetçiydi.Vinka Jovanovic, 63, had battled leg pain before she met Dr. Milic.
Bir yıl sonra Christo Paris'e giderek, resim yapmaya başladı ve Jeanne-Claude ile tanıştı.The following year, Christo went to Paris where he painted portraits and met Jeanne-Claude.
Harika insanlarla tanıştık ve onları tekrar göreceğimizden eminim." diye ekliyor.We've also met many great people and I'm sure we'll see them again," Ella adds.
Tanıştığım neredeyse bütün Makedonlar, müzakereleri durdurmamızı şiddetle öneriyorlar.Almost all Macedonians I met strongly suggest that we stop the negotiations.
Sonuncu makamında John Hawkins ile tanıştı , [4]At the latter post, he met John Hawkins, a surgeon who had kayaked rivers in Tasmania.[4]
Parkinson hastalığı tanısı konmadan önce ayırıcı tanı olarak şu hastalıklar düşünülebilir:Before Parkinson's disease is diagnosed the differential diagnoses include:
Seishū'yla tanıştığında ona pandik atar.The first time he meets Seishū, he gives him a butt jab.
Tenni Arslanyan, Sunrise, Florida'da liseye giderken Jessicka ile tanıştı.Tenni Arslanyan met Jessicka while attending Piper High School in Sunrise, Florida.
Alice'in daha önce tanışmadığı Yürek Kraliçesi geldiğinde yüzükoyun yere kapanırlar.They drop to the ground face down at the approach of the Queen of Hearts, whom Alice has never met.
Guy Deutscher ve Fry ortak ilgi alanları olan dilbilimi nedeniyle daha önceden tanışıyorlardı.Guy Deutscher and Fry knew each other through a shared interest in linguistics.
Daha sonra bu mıntıkadan Bonnie ve Twill adında iki mülteciyle tanışır.She then meets two refugees from that district, Bonnie and Twill.
National Diabetes Data Group'a göre gestasyonel diyabet tanısı için kriterler:Criteria for diagnosis of gestational diabetes according to National Diabetes Data Group: [1][11]
ABD Başkanı Ronald Reagan ile Washington'da tanıştı.Lycheva met the mayors of the cities she visited and met with President Ronald Reagan in Washington.
Fairbank şans eseri, kaçmayı planlayan bir köle olan Lewis Hayden ve ailesi ile tanıştı.By chance, he met Lewis Hayden and his family, who were planning an escape.
İlk adım anovülasyon tanısıdır.The first step is the diagnosis of anovulation.
Liao ve Xu Beihong 1945 yılında tanıştıkdan sonra evlenmişler.Liao met Xu Beihong in 1945.
Paris'te öğrenci iken tanıştılar ve 60 yıldan uzun süredir evliler.They met when they were students in Paris and have been married for over 60 years.