Ana içeriğe geç
Sözlük

tamir ile cümle

tamir kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
tekli uzatma kablosunu tamir edebilir (gerilim 230V),إصلاح سلك وصلة الكهرباء ذي القابس الواحد (فرق الجهد 230 فولت).
tekli uzatma kablosunu tamir edebilir (gerilim 230V),تغيير المصباح في النجفة بآخر جديد.
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.Ce n'est pas vrai que la vedette est hors service
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil. Dün gece kayıkhaneden ayrılırken sesini duydum.Ω, κυνηγετικά σκυλιά του.
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil. Dün gece kayıkhaneden ayrılırken sesini duydum.أوه ، وكلاب صيده.
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil. Dün gece kayıkhaneden ayrılırken sesini duydum.あなたの声を低く抑える と聞く。
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.Es stimmt nicht, dass die Barkasse repariert werden muss.
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.Het is niet waar over de lancering nodig reparaties.
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.Nem igaz a bevezetése igénylő javításokat.
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.Ni res, o začetku potrebuje popravila.
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.Nu este adevărat despre lansarea care au nevoie de reparaţii.
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.To, o té lodi, která potřebuje opravu, není pravda..
Teknesinin tamire ihtiyacı olduğu doğru değil.Не е вярно, за стартирането нуждаят от ремонт.
- Telefon şirketi telefonu tamir etmek zorunda. - Evet. - Ondan sağlam.Телефонните компании са задължени да поддържат телефоните.
- Telefon şirketi telefonu tamir etmek zorunda.-Exactamente!
- Telefon şirketi telefonu tamir etmek zorunda.- La compagnie de téléphone doit entretenir le téléphone.
- Telefon şirketi telefonu tamir etmek zorunda.-perusahaan telepon harus menjaga telepon.
- Telefon şirketi telefonu tamir etmek zorunda.-Puhelinyhtiön on ylläpidettävä puhelintaan.
- Telefon şirketi telefonu tamir etmek zorunda.- Но телефонная компания необходима для работы телефона.
Toyota yedek parça bayiinden edineceğiniz yedek parçalar ve tamir yeteneği.전조등 손볼 정도의 능력만 있으면 이 장치가 망가져도 고칠 수 있습니다.
Toyota yedek parça bayiinden edineceğiniz yedek parçalar ve tamir yeteneği.והיכולת לתקן פנסים ראשיים, ואז ניתן לתקן את הדבר הזה.
Toyota yedek parça bayiinden edineceğiniz yedek parçalar ve tamir yeteneği.والقدرة على إصلاح المصباح، وسيكون بإمكانك إصلاحه.
Toyota yedek parça bayiinden edineceğiniz yedek parçalar ve tamir yeteneği.この保育器を修理できます 素晴らしいアイデアですが 私が言いたいのは この話が
Tüm fakir ülkelerde bozulan eşyalar tamir edilir.Ve všech chudých zemích, věci jsou automaticky opravovány.
Tüm fakir ülkelerde bozulan eşyalar tamir edilir.Σε όλες τις φτωχότερες χώρες τα πράγματα επισκευάζονται αυτομάτως.
Ufak bir stent ile tamir edilmiş, yani damarı tıkayan bir metal kliple.기구로 출혈을 막았군요. 금속 꺽쇠로 혈관을 묶었어요.
Ufak bir stent ile tamir edilmiş, yani damarı tıkayan bir metal kliple.וזה תוקן בעזרת סטנט קטן, אטב מתכת שמכווץ את כלי הדם.
Ufak bir stent ile tamir edilmiş, yani damarı tıkayan bir metal kliple.وتم معالجة ذلك بدعامة بسيطة بلاقط معدني صغير .. قام بتقوية الوعاء الدموي
Ufak bir stent ile tamir edilmiş, yani damarı tıkayan bir metal kliple.金属製の留め具で治療されています そして機能を変えることで
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.Aici iau obiectele stricate și le repară și le repun în circulație.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.É para aqui que eles levam as coisas que se estragam. Reparam-nas e colocam-nas de novo em circulação.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.Et c'est là qu'ils récupèrent ce qui est cassé, ils le réparent, et le remettent en circulation.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.Här tar de sakerna som går sönder, och reparerar dem och för tillbaka dem in i kretsloppet.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.Hier brengen ze dan die kapotte telefoon naar toe. Ze repareren ze en dan gaan ze weer terug de markt op.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.Itt elromlott dolgokat vesznek. Megjavítják és újra forgalomba helyezik.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.여기가 휴대폰이 고장나면 갖고 가는 곳입니다. 여기서 고치고 그리고 다시 순환되어 돌아갑니다.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.le aggiustano e le rimettono in circolo
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.Y ahí es cuando cogen las cosas que se rompen y las arreglan y los vuelven a poner en circulación.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.Там вземат нещата, които се чупят, поправят ги и ги връщат в оборот.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.Это места, где они принимают сломанные устройства, чинят и снова пускают в оборот.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.ולכאן הם לוקחים את הדברים שמתקלקלים, ומתקנים אותם, והם מחזירים אותם בחזרה למחזור.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.وهذا هو المكان الذي يأخذون الأجهزة المعطلة له، ويقومون بإصلاحها، وإعادتها لدائرة العمل.
Ve burası kırılan şeyleri götürdükleri yerdir, onları tamir ederler ve tekrar dolaşıma sokarlar.修理します そしてまた使うのです ここは中国の吉林市にある 電話修理の作業場です
- ve hiçbir deneyimli tamirci literatürde tanımlanan şeyin nasıl yapılacağını çıkartamıyor, -- a lo largo de los últimos 200 años de nuestra existencia nacional.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."A teraz," povedal, "Keď hodiny, spravovanie je u konca, myslím, že by som chcel nejaký čaj.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."Dan saat ini," katanya, "ketika jam-memperbaiki berakhir, saya pikir saya ingin minum teh.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."E hoje", disse ele, "quando o relógio remendar-é longo, eu acho que eu gostaria de tomar um chá.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."És jelenleg," mondta, "ha az óra-javítás vége, azt hiszem, szeretném van egy kis teát.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."In sedaj," je dejal, "ko je ura-popravljanje je več, mislim, da bi rad nekaj čaja.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."I po chwili," powiedział, "gdy zegar-naprawa się skończy, myślę, że chciałbym na herbatę.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."Şi în prezent," a spus el, "atunci când ceasul-repasare este de peste, cred că ar dori să au un ceai.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."Und jetzt", sagte er, "wenn die Uhr-Reparatur beendet ist, ich glaube, ich sollte wie haben einen Tee.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."Và hiện nay," ông nói, "khi sửa chữa đồng hồ đã qua, tôi nghĩ rằng tôi muốn có một số trà.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."Y en la actualidad", dijo, "cuando el reloj de reconciliación es más, creo que me gustaría un poco de té.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."И в настоящее время", сказал он, "когда часы-ремонт закончится, я думаю, что я хотел бы выпить чаю.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum Biraz çay var."І в цей час", сказав він, "коли годинник-ремонт закінчиться, я думаю, що я хотів би випити чаю.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum"E oggi", ha detto, "quando l'orologio-riparazione è finita, penso che vorrei un tè.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum"Ja tällä hetkellä", hän sanoi, "kun kello-korjaukset on ohi, mielestäni haluaisin on teetä.
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum"그리고 현재"고 말했다, "시계 수선이 끝나면, 난 내가 좋아한다고 생각
"Ve şu anda," dedi, "saat tamiri sona erdiğinde, ben gibi düşünüyorum"И в момента", каза той, "когато часовника кърпене свърши, аз мисля, че бих искал да чай.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod