Sen bu TV'yi nasıl tamir edeceğini bilir misin?Do you know how to fix this TV?
Arabayı tamir etmek çok paraya maloldu.It cost a lot of money to repair the car.
Arabayı tamir ettirmek 300 dolara maloldu.It cost $300 to get the car fixed.
Evi tamir ediyorum.I'm repairing the house.
Eşya satarak bunu tamir edemeyiz.We can't fix this by selling stuff!
Ben saatimi tamir ettirdim ama tekrar bozuldu.I had had my watch repaired, but it broke again.
Geçici olarak tamir edebilir misin?Can you fix it temporarily?
Şimdi patlak lastiği tamir edebilir misin?Can you fix the flat tire now?
Bu ayakkabıları tamir edebilir misin?Can you repair these shoes?
Saatimi nerede tamir ettirebilirim?Where can I have my watch repaired?
Frenleri tamir ederlerse, arabayı satın alacağım.I will only buy the car if they repair the brakes first.
Avukatlar ve oto tamircileri en az güvendiğim insanlardır.Lawyers and auto mechanics are the people I trust the least.
Bir köpek kulübesini tamir etmek için babamın çekicini ödünç aldım.I borrowed my father's hammer to build a dog house.
Saati tamir et.Fix the watch.
Arabayı tamir etmek kaça mal olacak?How much will it cost to fix the car?
Lavabomuzu tamir edebilir misin?Can you fix our sink?
Bilgisayar tamiri tüm gün sürdü.The computer repair took all day.
Tamirci onarımın uzun sürmeyeceğini söyledi.The mechanic said the repair would not take long.
Sobayı tamir etmesi için bir profesyonel kiraladım.I hired a professional to repair the stove.
Kunduracı ayakkabıların tamir etmek için çok eski olduğunu söyledi.The shoemaker said the shoes were too old to repair.
Çatıyı tamir etmenin maliyeti onu şok etti.The cost of repairing the roof shocked her.
Tesisatçı bizim lavaboyu tamir etmek için birçok alet kullandı.The plumber used many tools to fix our sink.
Onun arabasını tamir ettirmelisin.You should get his car fixed.
Şimdi hasarlı lastiğimi tamir edebilir misin?Can you fix my broken tire now?
Onun için radyoyu tamir ettim.I've fixed the radio for him.
Dün o kırık radyoyu tamir etmeye çalışarak iki saat harcadım.I spent two hours yesterday trying to fix that broken radio.
Lütfen onu tamir et.Please fix that.
Obuamı tamir ettirmem gerekiyor.I need to get my oboe repaired.
Onlara arabamı tamir etmelerini rica ettim.I asked them to fix my car.
Bu saat tamir edilmeli.This watch needs to be repaired.
Bu saatin tamir edilmesi gerekiyor. O günde 20 dakika ileri gidiyor.This watch needs to be repaired. It gains 20 minutes a day.
Tom bir tamirci olarak bir iş buldu.Tom found a job as a mechanic.
Tom bozuk radyoyu tamir etti.Tom fixed the broken radio.
Tom Mary'nin onun saatini tamir edebileceğini düşünmedi.Tom didn't think Mary could fix his watch.
Bozuk değilse tamir etme.If it ain't broke, don't fix it.
Ayakkabımı tamir edebilir misin?Can you repair my shoes?
Tom Mary'ye kırık sandelyeyi tamir etmesini ne zaman söyledi?When did Tom tell Mary to fix the broken chair?
Tom tamir edilmesi için bilgisayarını içeri götürdü.Tom took his computer in to be repaired.
Tom bütün günü çatıdaki sızıntıyı tamir etmek için uğraşarak geçirdi.Tom spent all day trying to fix the leak in the roof.
Tom dün evinin çatısını tamir etti.Tom fixed the roof of his house just yesterday.
Tom sızdıran musluğu tamir etti.Tom fixed the leaky faucet.
Makineyi tamir ediyor.She's fixing the machine.
Özürlü insanlar için evi tamir ettim.I fixed the house for the disabled man.
Bu sandalyenin tamir edilmesi gerekiyor.This chair needs to be repaired.
Bu sandalye tamir edilmeli.This chair needs to be repaired.
Boruyu tamir edemezsen, bir tesisatçı aramak zorunda kalacağız.If you can't fix the pipe, we'll have to call a plumber.
Merak etmeyin, onu zaten tamir ettik.Don't worry, I have already fixed it.
Arabam şu anda tamir ediliyor.My car is now being repaired.
Ona saatimi tamir ettirdim.I had him repair my watch.
Ted saatleri tamir etmede iyidir.Ted is good at repairing watches.
Arabayı tamir edeyim.Let me fix the car.
Bir ayakkabı tamircisi de bir ayakkabıcı olarak bilinir.A cobbler is also known as a shoemaker.
Babam arabayı tamir etti.Father fixed the car.
Ayakkabı tamircisi yeni bir örs arıyor.The cobbler is looking for a new anvil.
Onu tamir etmek yaklaşık 2,000 yene mal olacaktır.It'll cost about 2,000 yen to fix it.
Burada her çeşit saati tamir ederiz.We fix all kinds of clocks here.
Kapıyı tamir ettirdim.I had the door repaired.
Merdivenleri kullanmak zorundayız, çünkü asansör tamir ediliyor.We have to take the stairs, because the elevator is being repaired.
Asansör tamir edildiği için merdiveni kullanmak zorundayız.We have to use the stairs, because the elevator is being repaired.
Yaşlı bir işçi atölyede makineyi tamir ederken bulundu.An old worker was found repairing machinery in the workshop.