Dün bozulan arabam henüz tamir edilmedi.My car, which broke down yesterday, has not been repaired yet.
Arabam şimdi tamir ediliyor.My car is being fixed now.
Arabam şu an tamir ediliyor.My car is being fixed now.
Bilgisayarımı tamir ettirmeliyim.I have to get my computer repaired.
Arabayı tamir ederek üç saat geçirdim.I spent three hours repairing the car.
Onu tamir ettirmeliyim.I must get it fixed.
Kişisel bilgisayarımı tamir ettirdim.I had my personal computer repaired.
Erkek kardeşime bisikletimi tamir ettirdim.I had my brother repair my bicycle.
Dün bisikleti tamir ettim.I fixed the bike yesterday.
Dün arabayı tamir ettim.I fixed the car yesterday.
Dün bisikletimi tamir ettirdim.I had my bicycle fixed yesterday.
Saatimi John'a tamir ettireceğim.I am going to have my watch repaired by John.
Saatimi tamir ettirdim.I had my watch fixed.
Bisikletimi tamir ettirdim.I got my bicycle repaired.
Bisikletimi tamir ettirmeliyim.I must have my bicycle repaired.
Birkaç gün içinde arabanı tamir ettirmeliyim.I must have my car fixed in a few days.
Bisikletimi erkek kardeşime tamir ettirdim.I had my bicycle fixed by my brother.
Arabamı tamir ettirmeliyim.I must have my car repaired.
Oğluma kapıyı tamir ettirdim.I got my son to repair the door.
Mağazada saatimi tamir ettirdim.I had my watch repaired at the store.
Ona ayakkabılarımı tamir etmesini rica ettim.I asked him to mend my shoes.
Ona ayakkabılarımı tamir ettireceğim.I will have him mend my shoes.
Ben ona ayakkabılarımı tamir ettirdim.I got him to mend my shoes.
Ona bisikletimi tamir ettirdim.I got him to fix my bicycle.
Ona arabamı tamir ettirdim.I got him to repair my car.
Zarar görmüş itibarını tamir etmeye çalıştım.I tried to repair his damaged prestige.
Saatimi tamir ettirmeliyim.I must have my watch repaired.
Saati tamir ediyorum.I am fixing the clock.
Saatimi tamir ettirmem 50 dolara mal oldu.It cost me 50 dollars to have my watch fixed.
Bisikletimi tamir etmek 5,000 yen'e mal oldu.It cost me 5,000 yen to repair my bicycle.
Bisikleti tamir etmem istendi.I was asked to fix the bicycle.
Arabamı tamir ettirmek bana üç yüz dolara mal oldu.It cost me three hundred dollars to have my car repaired.
Arabamı tamir ettirmem bana bir servete mal oldu.It cost me a fortune to get my car repaired.
Bunu bir tamirciye götürün ve tamir ettirin.Take it to a mechanic, and get it fixed.
Tamir faturası parçaları ve işçiliği kapsıyor.The repair bill includes parts and labor.
Yetenekli bir tamirci makul ücretler kazanır.A skilled mechanic earns decent wages.
Savaştan sonra, karayollarının çoğu acilen tamir ihtiyacı duydu.After the war most of the highways were in urgent need of repair.
Tamirci bile mikrodalgada neyin yanlış gittiğini çözemedi.Even the repairman couldn't figure out what had gone wrong with the microwave.
Bunu tamir etmeye çalışmaktansa yeni bir tane alsan daha varlıklı olacaksın.You will be better off buying a new one than trying to fix it.
Ona bu saati tamir ettireceğim.I will have him repair this watch.
Onun arabası henüz tamir edildi.His car has just been repaired.
O benim evin kırık penceresini tamir etti.He repaired the broken window of my house.
O kendi arabasını tamir eder.He repairs his own car.
O, karısına gömleğini tamir ettirdi.He got his wife to mend his shirt.
O, eski makineyi tamir ettirdi.He had the old machine fixed.
O, saatini tamir ettirdi.He got his watch fixed.
O, saati benim için tamir etti.He fixed the watch for me.
O, saatini kendi başına tamir etti.He repaired his watch by himself.
Yakında arabayı hiç tamir ettirmedi.He had the car fixed in no time at all.
Onlara arabamı tamir ettireceğim.I'll have them repair my car.
Onlar arabalarını tamir etmek zorundalar.They have to repair their car.
Babam eski saatimi tamir etti.My father repaired my old watch.
Babam kırık bir sandalyeyi tamir etti.My father fixed a broken chair.
Babam bozuk bisikletimi tamir ediyor.My father is repairing my broken bicycle.
Lütfen oyuncağımı tamir edin.Please fix my toy.
Saatimi gerçekten tamir ettirmeliyim.I really must have my watch repaired.
Yarın bu radyoyu tamir ettireceğim.I'll have this radio fixed tomorrow.
Yarına kadar bu ayakkabıları tamir ettireceğim.I will get these shoes repaired by tomorrow.
Onu tamir etmeliyim.I must fix it.
Eğer önce frenleri tamir ederlerse arabayı alacağım.I'll only buy the car if they fix the brakes first.