tamamlama ile cümle

tamamlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Tıp öğrenimini tamamlamadan Harbiye Mektebi'ne geçti.Перш ніж закінчити медичну освіту, він перейшов до Військової академії.
Birey, eldeki görevi tamamlama becerisinden emin olmalıdır.Člověk musí mít důvěru ve své schopnosti, aby dokončil úkol.
Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır.Jejich úkol je co nejrychleji zabít cíl.
Ancak hiçbirini tamamlamadı.Žádnou z nich ale nedokončil.
Ancak doktorayı tamamlamadı.Doktorskou práci však nedokončil.
Tamamlama Tamlama Bütünleme İkmalPříznak přenosu Dvojkový doplněk
Kod tamamlama.Kód KOATUU.
Burada iktisat ve hukuk okudu ama eğitimini tamamlamadı.Začal zde studovat práva a humanitní vědy, studium ale nedokončil.
Bölüm her bir turu kırkyedi dakikada tamamlamaktadır.Rekonstruuje situaci minutu po minutě.
Simler mezun olmakiçin dört yılı tamamlamalıdır.Lyceum je čtyřletý obor ukončený maturitou.
Ori tek başına planı tamamlamak için yola devam etmeye karar verir.Toho využije pan Brouček k provedení svého vlastního plánu.
Çünkü yeni materyali tamamlamak için zamana ihtiyaçları vardı.Poté ji doplňoval novým materiálem.
2174: Neptün'ün 1846'da keşfedildikten sonra ikinci kez güneşin etrafında dönüşünü tamamlaması.2174: a doua rotire completă în jurul Soarelui a planetei Neptun de la descoperirea sa în 1846.
Fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz."Eu vă dau știre ce să mâncați și ce să păstrați în casele voastre.
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Aceasta viziune completează o profeție care spune cum ei au găsit noua casă în această locație.
Bununla birlikte, havai fişek yaratan canavarlar yolculuklarını tamamlamalarını engelliyor.Însă, monștrii dezastruoși îi împiedică să își trăiască călătoria.
Görevini tamamlama konusunda ilk başarı 1964’te NASA tarafından gönderilen Mariner-4’ten gelmiştir.Prima misiune de succes a fost Mariner 4, lansată în 1964 de către NASA.
Burada iktisat ve hukuk okudu ama eğitimini tamamlamadı.A studiat filosofia și dreptul, dar nu a absolvit.
Alçak Dünya yörüngesi uyduları olup her 90 dakikada bir bir dünya yörüngesini tamamlamaktadırlar.Sateliții aflați pe orbita joasă a Pământului se rotesc complet în jurul Pământului la fiecare 90 de minute.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.Observarea undelor gravitaționale promite să completeze observațiile din spectrul electromagnetic.
Amaç bütün engelleri belirlenen süre içinde ve kurallara uygun biçimde tamamlamaktır.Acești ofițeri dădeau certitudinea că ordinele vor fi îndeplinite la timp și întocmai, în toate detaliile.
Bu projeyi tamamlamak için üç milyon dolara daha ihtiyacımız var.Pentru a finaliza acest proiect, avem nevoie de încă trei milioane de dolari.
Ancak hiçbirini tamamlamadı.Egyiket sem végezte el.
Son bölümü bitirmesine rağmen Kafka romanı tamamlamadı.Nem fejezte be a regényt, de az utolsó fejezetet igen.
Bu etkiyi göstermek için genellikle kelime tamamlama görevleri kullanılır.A reakció végpontjának jelzésére általában indikátorokat alkalmazunk.
Çevre yolunu tamamlamak için “Doğu Geçidi” teklif edildi.A selyemút keleti végállomása volt.
Ay'ın Yer çevresindeki dolanımını tamamlaması için geçen süre.Holdhónap: a Hold Föld körüli keringésének ideje.
Yarışmada hedef belirli kulvarlar içinde kalarak yarışma mesafesini en kısa sürede tamamlamaktır.A cél minél rövidebb idő alatt teljesíteni a távot, vagy utolérni a másikat.
Oyuncu Katarn ve Luke Skywalker tarafından belirlenen çeşitli görevleri tamamlamak zorundadır.A játék során különböző küldetéseket kell majd végrehajtania, amit mestere vagy Luke Skywalker rábíz.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.A gravitációs hullámok megfigyelése az elektromágneses spektrumbéli megfigyelések kiegészítése miatt ígéretes.
Kahn 2007-08 sezonunda da oynamak ve kontratını tamamlamak istediğini açıklamıştı.Kahn bejelentette, hogy célja a szerződése kitöltése és játszani a 2007–2008-as szezonban.
Ama Arthur evliliğini tamamlamayarak 15 yaşında öldü.Arthur kuoli yllättäen 15-vuotiaana.
Tam turunu tamamlaması bir gün sürecektir.Päivä kestää yhden täyden kierroksen.
Kyknos, piramiti tamamlamak üzeredir.Pyramidien rakentaminen lopetetaan.
Bu esere muhtemelen öğrenci iken başlamış ve tamamlaması 25 yıl sürmüştür.Hänestä tuli tämän oppilas seuraavana päivänä ja siitä alkoi 25 vuotta kestänyt jooganopiskelu.
Bu sürecin ardından eğitimini tamamlamak üzere üniversiteye geri döner.Hän valmistuu lopulta koulusta vidennellä kaudella palattuaan yliopistosta.
İlk seviyeyi tamamlamak karşılığında iki kişilik oyun açılır.Pelissä yhdistyvät pelisarjan kahden ensimmäisen osan parhaat tasot uudelleen tehtyinä.
Oyuncunun seviyelerini tamamlamasına yardımcı olmak için tam çözümler.Protagonisti auttaa heitä saamaan välinsä korjatuiksi.
Uzay aracını geliştirmenin ve görevini tamamlamasının toplam maliyeti 330 milyon Amerikan Dolarına ulaştı.Vesitornin korjaaminen ja saattaminen turvalliseksi olisi maksanut noin 3,3 miljoonaa euroja.
Ayrıca teori gözlemsel ölçümleri için başvurmak için bu dönemin tamamlamak için gerekli kaldı.On kuitenkin huomattava, että uusi tutkimus olisi tarpeen ajoitusten varmistamiseksi.
Sonrasında eğitimini tamamlamak üzere Kanada'ya gider.Στη συνέχεια, ταξιδεύει στον Καναδά για να βρει τον δεύτερο.
Gündüzleri uyuyor, geceleri romanını tamamlamak için çalışıyordu.Εργαζόταν την ημέρα και έγραφε τη νύχτα.
Grup daha sonra Son Durak'a doğru giden yolu tamamlamak için yola koyulur.Συνεχίζουν το δρόμο τους για τον τελικό προορισμό που είναι η άλλη κοιλάδα, της Μίνα.
Eğer pivot pası vermeye başlarsa, tamamlamak zorundadır.Αν το πιόνι φτάσει σε ροζ αστέρι, τότε η σειρά του ολοκληρώνεται.
Daha sonra Mısır'a gitmiş ve yüksek öğrenimini burada tamamlamaya karar vermiştir.Στη συνέχεια επέστρεψε στην Αίγυπτο, όπου τελείωσε τη βασική εκπαίδευση.
Eğitimini tamamlamasının ardından Dresden'deki Blochmann Enstitüsü'nde öğretmenlik yapmaya başladı.Μετά την αποφοίτηση από την Βαρβάκειο Σχολή ξεκίνησε σπουδές μηχανολογίας στην Δρέσδη.
Önünda üç kubbeli bir tetimmesi (ekleyip, tamamlama) vardır.Der findes tre (sjældnere fire) forkindtænder (præmolarer) og tre bagkindtænder (molarer).
Dizide Aang'in bu görevi tamamlamak üzere seyahati anlatılır.Serien følger Aang på hans rejse for at klare den opgave.
Ghiberti bu vaftizhane bronz kapıları siparişini tamamlamak için 27 yıl çalıştı.Det tog Ghiberti 21 år at færdiggøre dørene.
Gündüzleri uyuyor, geceleri romanını tamamlamak için çalışıyordu.Han fortsatte med at skrive noveller og arbejde på romaner om aftenen og i weekenderne.
Örneğin Harpur College öğrencileri 126 krediyi tamamlamak zorundadır.Afdelingen har 126 elever, fordelt på 0.-6. klassetrin.
Yaşlı keşiş dedektiflere beklemelerini ve genç adamın görevini tamamlamasını gerektiğini söyler.Seniorchefen hylder det princip, at alt kan vente, og den unge Hr.
Çevre yolunu tamamlamak için “Doğu Geçidi” teklif edildi.Der er stillet forslag om at fuldende ringvejen med en østlig passage.
Yukarıdaki liste, enerjinin muhtemel listesi tamamlamak zorunda değildir.Den ovenstående liste af kendte mulige energiformer er ikke nødvendigvis fuldstændig.
Bir buçuk yıl sonra bu öğrenimi tamamlamak zorunda kaldı.Efter blot 3½ års studier var han færdig som kandidat.
Fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz."For ham har dere møtt opp, for å hylle og tjene, vil dere gjøre det samme?»
Gündüzleri uyuyor, geceleri romanını tamamlamak için çalışıyordu.Han sov om dagen og arbeidet om natten, for å fullføre sin roman.
Çünkü yeni materyali tamamlamak için zamana ihtiyaçları vardı.De hadde drevet på med innspillingen av nytt materiale i lengre tid.
1958 yılında, El-Ezher Üniversitesi'nde yüksek öğrenimini tamamlamak için Kahire'ye gitti.I 1958 reiste han til Kairo for å fullføre utdannelsen sin ved Al-Azhar-universitetet.
Fakat, ona göre insan tekâmülünü bir şekilde tamamlamaya mecburdur.Man må fysisk tilintetgjøre dem på en eller annen måte.

İlgili Sayfalar