tamamlama ile cümle

tamamlama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Yaşamının sonlarına doğru büyük ölçekli siparişleri tamamlaması sayesinde oldukça zengin olmuştur.صار مور غنياً جداً بفضل إتمامه لطلبيات واسعة النطاق إلى آخر حياته .
Ancak hiçbirini tamamlamadı.إلا انه لم يكمل معهم.
Bana, Mogadişu'daki görevini tamamlamaya çalışan Birinci Sınıf Çavuş Norm 'Hoot' Gibson'ı canlandırdı.صور بانا أول الرقيب نورم جيبسون حوت التي تسعى لعدم اكمال مهمته في مقديشو.
Ana hikâyenin sona ermesini tecrübe etmek için İkinci Senaryoyu tamamlamak gerekmektedir.واترك ثاني أهم رسالة للنهاية.
Daha sonra, öğrenimini tamamlamak üzere İstanbul'a gitmiştir.وقلت في الختام، عد إلى سويسرا لإكمال دراستك.
Bu uçuşu tamamlamak için üç sefer daha gerçekleştirilmiştir.حتى الآن وقد انجز ثلاث رحلات من المشروع.
Her bölümde 6 Gobbo'yu bulmak yerine, oyuncu şimdi birbirinden değişik türden görevleri tamamlamalıdır.Em vez de simplesmente encontrar seis Gobbo em cada nível, o jogador deve agora completar várias tarefas.
Son bölümü bitirmesine rağmen Kafka romanı tamamlamadı.Kafka não concluiu o romance, apesar de ter finalizado o capítulo final.
Dizide Aang'in bu görevi tamamlamak üzere seyahati anlatılır.A série acompanha a jornada de Aang em busca do cumprimento dessa tarefa.
Grup daha sonra Son Durak'a doğru giden yolu tamamlamak için yola koyulur.O grupo então se prepara para terminar a caminhada para Terminus.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.As finais começariam o mais cedo possível.
Bu denklemler çarpanlara ayırma, kareye tamamlama ve diskriminant yöntemleri ile çözülürler.A alternativa não é fechá-los em casa e enchê-los de receio.
Ardından dört ila altı yıl süren bir uzmanlık ya da doktora programını tamamlamak gerekir.No dia seguinte, cada competidor recebe um prazo de 4-6 horas para completar a sua tatuagem.
İyileştiklerinde ise cezalarını tamamlamak için tekrar hapishaneye gönderildiler.Na sua libertação da prisão, eles voltaram para a casa de detenção.
Amaç hedefleri en kısa sürede tamamlamaktır.O objetivo é completar o percurso no menor tempo possível.
İnisiyasyonu tamamlamamış olanlara inisiye denmez.Não foram mencionadas as comportas que não foram fechadas.
Oyuncudan belli bir görevi tamamlaması istenmektedir.O jogador têm que alcançar várias metas para completar uma missão.
Ay'ın Yer çevresindeki dolanımını tamamlaması için geçen süre.Mês é o tempo aproximado necessário à lua para efetuar uma volta ao redor da terra.
Daha sonra eğitimini tamamlamak üzere Birleşik Devletler'e gitti.Ele foi mandado para a Terra para terminar seu treinamento.
Gündüzleri uyuyor, geceleri romanını tamamlamak için çalışıyordu.Ele passava todo o dia e noite pesquisando sobre ela.
Ancak hiçbirini tamamlamadı.Geen van beide voltooide hij.
Yaklaşık bir sene sonra, Luke eğitimini tamamlamak için Dagobah’a geri döndü.Hierna keert Luke terug naar Dagobah om zijn training te hervatten.
Bir buçuk yıl sonra bu öğrenimi tamamlamak zorunda kaldı.Anderhalf jaar later studeerden ze af.
İyileştiklerinde ise cezalarını tamamlamak için tekrar hapishaneye gönderildiler.Later mochten ze thuis herstellen waarna ze teruggebracht werden naar de gevangenis.
Onun önceliği istilayı olabildiğince kısa sürede tamamlamaktı.Hij liet deze voortaan zo veel mogelijk over aan zijn eerste minister.
Bu görüntü onlara tam o noktada yeni evlerini kurmalarını öğütleyen bir kehaneti tamamlamaktaydı.Deze versie vervulde een voorspelling volgens welke ze een nieuw bestaan moesten beginnen op die plek.
Ardından henüz 39 yaşını tamamlamadan kalp krizinden öldü.Mogelijk als gevolg hiervan overleed hij op 39-jarige leeftijd aan een hartaanval.
Birey, eldeki görevi tamamlama becerisinden emin olmalıdır.De armen weten de opdracht tot een goed einde te brengen.
Tolkien hikâyeyi asla tamamlamamıştır, hikâyenin on yedi planlanmış kantosunun üçü yazılmamıştır.Relatief gezien is het De Crayer: 13 van de 17 geconfisqueerde werken zijn niet teruggekeerd.
Fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz."Natomiast biada wam, bogaczom, bo odebraliście już pociechę waszą.
Önünda üç kubbeli bir tetimmesi (ekleyip, tamamlama) vardır.We wnętrzu znajdują się trzy ołtarze (główny i dwa boczne).
Kyknos, piramiti tamamlamak üzeredir.Pozostałe trafiają do piramidy.
Uluslararası yarışmalarda her taraf kendine verilen 73 dakikada tüm atışlarını tamamlamalıdır.Podczas międzynarodowych rozgrywek drużynom przyznawane są 73 minuty na wykonanie wszystkich rzutów.
Sınavı tamamlamak genelde dört saat sürer.Czas trwania egzaminu wynosi 4 godziny.
Ancak hiçbirini tamamlamadı.Nie ukończył żadnego z nich.
Çünkü yeni materyali tamamlamak için zamana ihtiyaçları vardı.Dawniej dało się pracować nad nowym materiałem na żywo.
Bu esere muhtemelen öğrenci iken başlamış ve tamamlaması 25 yıl sürmüştür.Jedynym warunkiem jest to, że rozpoczęli studia przed ukończeniem 25. roku życia.
Bölüm her bir turu kırkyedi dakikada tamamlamaktadır.Każda z kobiet przesuwa wskazówkę o minutę.
Oyuncudan belli bir görevi tamamlaması istenmektedir.Rola dowódcy wyraża się w spełnianiu pewnej liczby zadań.
Birçok tamamlama şeması vardır.Istnieje wiele interpretacji zakończenia.
Bu köprünün asma bağları Clifton Asma Köprüsü'nü tamamlamak için kullanılmıştır.Wąwóz przecina most Clifton Suspension Bridge.
Bu sürecin ardından eğitimini tamamlamak üzere üniversiteye geri döner.Później powrócił w rodzinne strony celem dokończenia nauki.
Fakat o sizi tertemiz yapmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister ki şükredesiniz."Ät av de goda ting som Vi skänker er för ert uppehälle och tacka Gud, om det är Honom ni dyrka.
Oyuncu Katarn ve Luke Skywalker tarafından belirlenen çeşitli görevleri tamamlamak zorundadır.Man måste slutföra olika uppdrag som Katarn och Luke Skywalker ger dem.
Kuzco, yeniden İnka imparatoru olabilmek için okulu tamamlamalıdır ve bu sırada çeşitli maceralar yaşar.I serien måste Kuzco gå i skola för att återigen kunna bli kejsare.
Daha sonra eğitimini tamamlamak üzere Birleşik Devletler'e gitti.Han återvände då till USA för att avsluta sin forskning.
Kyknos, piramiti tamamlamak üzeredir.Terrängen runt Piramida är kuperad.
Eğitimini tamamlamasının ardından 1 Mart 1888'de Yıldız Kütüphanesine memur tayin edildi.Efter att ha blivit färdigutrustad togs hon sedan i tjänst av flottan den 1 februari 1896.
1908'de nişanlısının doktorasını tamamlaması üzerine New York'a gitti ve evlendiler.1958 planerade han och hans fästmö att gifta sig.
Ancak çekimleri tamamlamak için ısrar etti.Hon tilläts dock slutföra sina affärer.
Bir buçuk yıl sonra bu öğrenimi tamamlamak zorunda kaldı.Hon avbröt utbildningen efter ett och ett halvt år.
Dördüncü sınıftaki derslerini tamamlamaması üzerine tekrar sınava girmek zorunda kaldı.Han får anstränga sig hårt för att slippa gå om fjärde klass.
Bu esere muhtemelen öğrenci iken başlamış ve tamamlaması 25 yıl sürmüştür.Himlen är klar och blå och för 25 år sedan tog jag studenten.
Bu istisna dışında zindanları tamamlama sırası tamamen oyuncuya kalmıştır.Att springa ikapp dessa tjuvar är inte nödvändig, förutom att slutföra spelet fullständigt.
Başka kaynaklar toplam sayıyı 100,000'e tamamlamaktadır.Slutaren skall klara 100 000 exponeringar.
Her tamamlama mesajını tamamlamak için 750 saniye (12 1/2 dakika) sürer.Кожне повідомлення займає 750 секунд (12 1/2 хвилин) при передачі.
Ressamın amacı şaheserini tamamlamak, oyuncunun amacı ise bu görevin nasıl tamamlanacağını çözmektir.Його первинна мета - закінчити свій шедевр, а роль гравця - з'ясувати, як це завдання можна виконати.
Yerçekimi dalgalarını algılama, elektromanyetik spektrum gözlemlerini tamamlamayı garantiliyor.Гравітаційно-хвильові спостереження доповнюють спостереження електромагнітного спектру.
Tamamlama Tümleme Tamlama İkmal KomplemantasyonПриготуйтесь виконати два вдихання.
1920'lerde Küba'ya döndükleri zaman, mimarlık okumaya başladı ama tamamlamadı.Повернувшись на Кубу, навчався архітектурі, але курсу не закінчив.

İlgili Sayfalar