tamamı ile cümle

tamamı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Ayrıca tasfiyecilerin taslak kararlarının tamamı reddedildi.ولذلك رفض مرقيون العهد القديم بأكمله.
Bunların tamamı Afrika'da yaşamaktadır.جميعها كانت في أفريقيا باستثناء أفغانستان.
Bu modellerden hiçbiri çekirdeğin yapısı üzerindeki deneysel verileri tamamıyla açıklayamaz.لا يشرح أي من النموذجين بالكامل الربط التجسيدي.
Muharebe Felluce kentinin tamamını yıkmıştı.انتشر التمرد من خلال المستعمرة بأكملها.
Öğrenciler yerleşkenin tamamında kablosuz internet ağından faydalanabilmektedirler.كما يستمتع رجال الأعمال بالإنترنت فائقة السرعة في جميع القاعات.
Stadyum, tamamı koltuklu ve 69.120 kapasiteli.مجمع السفارات، الكفاءات 69.
500 kopyası üretilen tekli, 2 günde tamamiyle satıldı.تم بيع أول مجموعة من الحرف القرمزي، التي بلغت 2500 نسخة، في عشرة أيان فقط.
Çekimlerin tamamı Aralık 2014'te tamamlandı.أوقفت المجموعة كل عملياتها بحلول آب/أغسطس 2014.
Romanın tamamı ilk kez Temmuz 1838'de iki cilt hâlinde basıldı.وقد نشرت الرواية كاملة في يوليو 1838 في مجلدين.
Birçok getto tamamıyla boşaltılmıştı.Muitos outros guetos foram completamente esvaziados.
4 uçağın tamamının 2010 yılında hizmete girmesi beklenmektedir.Espera-se que todas as quatro aeronaves estejam em serviço até 2013.
Kontrolnoktası sistemi ise tamamiyle revize edilmiştir.O sistema de checkpoints foi totalmente reformulado.
Sovyet pasaportlarının tamamının süresi 2008 yılında dolduğundan yeni bir pasaport ihtiyacı oluştu.Os passaportes soviéticos foram definidos para expirar em 2008, e por isso era necessário um novo passaporte.
Hemen neredeyse tamamı Asya'da yer alır ama ufak bir bölümü Avrupa'ya uzanır.A maior parte da sua extensão está na Ásia, mas uma pequena parte fica na Europa.
Andorra bu organizasyonda oynadığı on maçın tamamını da kaybetti.Andorra perdeu todos os 10 jogos que disputou para o torneio.
Bunların yıllıkları tamamıyla bir "olaylar dökümü"dür.Qual deles desencanta este ano?».
Hemen tamamı Afrika'da yer alır ama ufak bir bölümü doğuda Asya'ya doğru uzanır.Quase toda a cidade fica em África, mas uma pequena porção estende.se para leste, na Ásia.
Bu olayda tamamı Liverpool taraftarı olan 96 seyirci ezilerek ölmüş, 766 kişi ise yaralanmıştır.Durante a partida, 96 torcedores do Liverpool morreram pisoteados e outros 766 ficaram feridos.
İlâhi davranışın doğanın tamamına hâkim olduğuna inanılırdı.Acreditava-se que o comportamento divino governava toda a natureza.
Ancak sonuçlar tamamiyle hayal kırıklığı olmuştur.Os resultados globais permaneceram, portanto, decepcionantes.
Tamamı koltuklu stadyum olarak: 42.788 (Manchester United'a karşı, 10 Şubat 2010).Estádio com assentos: 42.788 (v. Manchester United, 10 de fevereiro de 2010).
Stringler Unicode’u tamamiyle destekler.Há suporte incompleto para strings Unicode.
Ülkenin tamamı zaman zaman Pannonias (Pannoniae) olarak adlandırılmıştır.A região toda passou a ser chamada de Panônias (Pannoniae).
Oyun tamamıyla ücretsizdir.O jogo encontra-se totalmente FREE.
Belli bir hücre veya hücre tipinde bulunan proteinlerin tamamı onun proteomu olarak adlandırılır.O conjunto de proteínas que podem ser expressas numa determinada célula ou tipo celular é denominado proteoma.
Sri Lanka'nın medya faaliyetlerinin neredeyse tamamı Kolombo'da gerçekleştirilir.Quase todas as grandes empresas de mídia e comunicações no Sri Lanka operam a partir de Colombo.
Çalışmanın tamamında yalnızca 2 kişi dört aşamanın tamamında tepki vermiştir.Apenas duas pessoas em todo o estudo responderam em todos os quatro testes.
O günden bu yana Alcatel, TCL'nin tamamına sahip olduğu bir yan kuruluş oldu.Desde então, a Alcatel tornou-se um grupo de subsidiária integral da TCL.
Çiçekler çok çabuk solduğu için tamamını bir kerede yapmak gerekiyor."Pois as flores murcham rapidamente e é uma questão de fazer tudo de uma vez".
Böylece kupanın içinde bulunan suyun tamamı dökülmüş olur.Dentre suas obras, a mais divulgada é Todas as águas.
Bu yerlerin tamamı uçurumlarla ve kayalıklarla çevrili olarak betimlenmiştir.Suas paisagens montanhosas e cidades antigas são ainda permeadas por cachoeiras e mirantes.
Tamamiyle karmaşıktır.Inacreditavelmente complexa.
WikiLeaks, birkaç ay içinde aşamalı olarak belgelerin tamamını yayımlamayı planlamaktadır.Os planos do WikiLeaks são de divulgar todos os telegramas em lotes no decorrer de vários meses.
Akşamın ilerleyen saatlerinde yaklaşımımız tamamiyle değişti.No meio da noite, a nossa atitude mudou completamente.
Bu kitapların tamamı satıldı.Todas as obras foram vendidas.
Yazılım geliştiricilerinin çoğu zaman kernel (İS) kodunun tamamına erişim imkanı vardır.Os desenvolvedores de Software têm muitas vezes acesso a todo o kernel (SO) de código fonte.
Her canlıda karbon bulunur ve bunun neredeyse tamamı karbon-12'dir.No entanto, este número não será um número inteiro exceto no caso do carbono-12.
35 kişinin tamamı ölmüştür.Morreram todos os 35 ocupantes.
Şehir, adanın tamamını kaplar.Os comboios ligam toda a ilha.
Ben ayıbı almaktan tamamiyle mutluyum.Estou muito feliz com a mistura.
Mısır'ın tüm tapınaklarında yaşayan tanrıların tamamı Mısır panteonunun tamamını oluşturmaktaydı.Os deuses residentes nos templos do Egito representavam, coletivamente, todo o panteão.
Üç dizayn tamamiyle Arapça yazısıylaydı ve arduvaz mavisi rengiyle basıldı.Foram elaborados três formatos com textos totalmente em árabe e impressos na cor azul ardósia.
Günümüzde neredeyse tamamı yok olmuştur.Hoje em dia, praticamente desapareceu.
Yanına gidip kendisine Kur’ân’ı tamamıyla okudum.De Sacavém ate Pouoa he legoa e meia».
POWER3 ve sonrasında gelen POWER mikroişlemci serilerinde tamamıyla 64-bit PowerPC mimarisi uygulanmıştır.O Power3 e os microprocessadores subsequentes na série POWER implementam toda a arquitetura PowerPC.
Hesabı ve düşüncesi tamamıyla doğruydu.A crença e a verdade são absolutamente diferentes.
Kötü ruhların tamamı onun egemenliği altındadır.As almas dos MEUS demônios estão sob o SEU controle.
Warner Home Video 12 Kasım 2012'de dizinin tamamını Blu-ray olarak yayımladı.A Warner Home Video lançou uma coleção completa da série em blu-ray no dia 13 de novembro de 2012.
Ağustos 2008'in tamamında, Anabela ve şirketin tamamı Algarve'de Portimão'da müzikal çalıştı.Por todo o mês de Agosto de 2008 apresentaram o musical em Portimão no Algarve.
Saldıran grubun tamamı öldürülür; ancak gerçekleşen çatışmalarda Joel ağır bir şekilde yaralanır.Eles são atacados por bandidos e Joel acaba seriamente ferido.
Tamamı dolayısıyla mavi ve sarıdan ibaret bir senfoni olacak.O conjunto será então uma sinfonia de azul e amarelo.
1950'ler sonundan başlayarak tamamı kadın üyeleri olan vokal gruplar büyük bir güç olarak belirdiler.Com o final da década de 1950, viu-se o surgimento de grupos de cantoras femininas com uma força importante.
Ancak o tamamiyle karamsar değil."Não parece tão durão".
İkinci Jhāna (Pīti, Sukha, Ekaggatā): Tüm zihinsel devinim tamamıyla sona erer.Segundo Jhana: Piti, Sukkha, Ekaggata Todos os processos mentais cessam.
Dembélé, 2008 Yaz Olimpiyatları'nda Belçika'nın oynadığı altı maçın tamamında görev aldı.Dembélé atuou em todos os seis jogos da Bélgica na competição.
Hemen hemen kütlenin tamamının toplandığı merkezin sıcaklığı, etrafındaki diske göre giderek daha da arttı.O centro, onde a maior parte da massa se encontrava, tornou-se mais quente que o disco circundante.
“Felsefenin tamamı dil eleştirisidir.”«Acredite: Um terço das línguas está sumindo».
Tamamıyla bir yeniden oluşturma elbette mümkün değildir.O seu regresso era completamente impossível.
Organizasyonda tamamı erkeklerde olmak üzere yedi kategoride mücadele yapıldı.Sete eventos foram disputados, todos para homens.
Araçların tamamı teslim edilmiştir.Todos os equipamentos foram lacrados.
İlgili Sayfalar