Ana içeriğe geç
Sözlük

tama ile cümle

tama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tamam, sen benim için ne yapacaksın?OK, and what are you going to do for me?
Beni sonra ara, tamam mı?Give me a call later, OK?
Tamam, sorun değil.OK, no problem.
Tamam ama peki ya yönetici?OK, but what about the manager?
Tamam. Doğru. Ne demek istediğini anlıyorum.OK. Right. I see what you mean.
Tamam. Nereye?Fine. Where?
Onun hakkında hiçbir şey tamam değil miydi?Was nothing done about that?
O, onu tamamen görmezden geliyor.She ignores him completely.
O, yurt dışına seyahat etme hayalinden tamamen vazgeçemedi.She was unable to completely give up her dream of traveling abroad.
O onunla evlenme umudundan tamamen vazgeçemedi.She was unable to completely give up her hope of marrying him.
Kazanmak yok, kaybetmek yok, biz tamamen eşitiz.No gain, no lose, we are fully equal.
Sağanak yağmur nedeniyle tamamen ıslandım. Arabanla gelip beni alır mısın?I'm completely wet because of the heavy rain. Will you come and pick me up with your car?
Onun söylediği tamamen anlamsızdı.What she said was completely meaningless.
Her gün 300 mekik mi? Bu tamamen imkansız!300 sit-ups every day? That's completely impossible!
Ben tamamen size katılıyorum.I agree with you completely.
Ben tamamen sizinle aynı fikirdeyim.I agree with you completely.
Tonlama çok önemlidir. Anlamı tamamen değiştirebilir.Intonation is very important. It can completely change the meaning.
Yarın için hazırlıklarını tamamladın mı?Have you completed your preparations for tomorrow?
Yağmura yakalandım ve tamamen ıslandım.I got caught in the rain and got all wet.
Ben tamamen iyileştim.I've completely recovered.
Modernizasyon planı, ülkenin karakterini tamamen değiştirdi.The modernisation plan has completely changed the character of the country.
Muhtemelen tamam.It's probably OK.
Hastalığımı tamamen atlattım.I've completely recovered from my illness.
Nedense, tamamen uyanığım ve uykuya dalamıyorum.For some reason, I'm wide awake and can't fall asleep.
O tamamen ona abayı yakmış.He is completely besotted with her.
Geç gelme, tamam mı?Don't come late, okay?
Onlar tamamen zıt görüşteler.They are entirely contrasting opinions.
O bana bir kravat verdi, zevkimle tamamen eşleşiyordu.She gave me a necktie, which entirely matched my taste.
Yememiz için bir şey yapmağı tamamen unuttum.I completely forgot to make something for us to eat.
Yemek için tamam olmadığını söylemedim.I didn't say it wasn't OK to eat.
Keşke bu tamamen bitse.I wish this was all over.
Tamamen ve tam anlamıyla sana âşığım.I'm totally and completely in love with you.
Annem ebeveynliğe tamamen hazır olmak için yapabileceğimiz bir şey olmadığını söyledi.My mother said there was nothing I could do to completely prepare for parenthood.
Sanırım yarın tamamen kel olacağım.I guess that tomorrow I'll be completely bald.
Mektubu açmak zorunda değildim. Ne söylediğini tamamen biliyordum.I didn't have to open the letter. I knew exactly what it said.
Çok fazla içme, tamam mı?Don't drink too much, okay?
Senin hipotezin tamamen gerçek dışıdır.Your hypothesis is completely unrealistic.
Bu araba tamamen dolu.This car is fully loaded.
Bu araba tamamen yüklü.This car is fully loaded.
Bir dakika bekle, benim çamaşır tamam, çamaşırı asmaya gideceğim.Wait a minute. The wash is done. I'm going to hang out the laundry to dry.
Dediğin şey tamamen saçmalıktır.What you said is absolute nonsense.
Bu köpek kulübesini tamamen tek başıma inşa ettim.I built this dog house all by myself.
Ben 3 ay önce sigarayı tamamen bıraktım.I stopped smoking completely 3 months ago.
Üniversite sürecini rahatlıkla tamamladım.I completed the university course comfortably.
Tom bütün gün çalıştı ve tamamen bitkin düştü.Tom worked all day and was completely worn out.
Tom ayakkabı almalı. Onun eski ayakkabıları tamamen yıpranmış.Tom must buy a pair of shoes. His old ones are all worn out.
Tom az önce kalktı ve hâlâ tamamen uyanık değil.Tom just got up and still isn't quite awake.
Tom sorunun tamamen farkındadır.Tom is well aware of the problem.
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar fakir.Tom is still just as poor as he used to be.
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar yakışıklı.Tom is still just as handsome as he used to be.
Tom hâlâ tamamen eskisi kadar arkadaş canlısı.Tom is still just as friendly as he used to be.
Tom şu anki aylığından tamamen memnun.Tom is perfectly satisfied with his current salary.
Tom tamamen problemin farkında.Tom is fully aware of the problem.
Tom iş için tamamen yanlıştır.Tom is completely wrong for the job.
Tom konuşacak kimsesi olmayan tamamen yalnız biri.Tom is all alone with no one to talk to.
Tom onu tamamen anlayamadı.Tom couldn't quite understand it.
Tom Mary tarafından tamamen aldatıldı​​.Tom was completely taken in by Mary.
Tom meseleyi tamamen Mary'e bıraktı.Tom left the matter entirely in Mary's hands.
Tom Mary'nin davranışından tamamen bıktı.Tom is totally disgusted with Mary's behavior.
Tom Mary ile tamamen aynı fikirde değil.Tom doesn't quite agree with Mary.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod