tam ile cümle
tam kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
O, tamamen uyanıktı.She was wide awake.
Haber tamamen kötü olamaz.The news can't all be bad.
Tam yardımımıza ihtiyacı olduğunda Tom'u terk edemeyiz.We can't abandon Tom just when he needs our help.
Bu proje tamamlanana kadar hiç bir şey yapamam.I can't do anything until this project is done.
Bunu tek başına bitiremezsin ve hala zamanında tamamlayamazsın.You can't do this alone and still meet the deadline.
Bunu tamir edemem.I can't fix this.
Tom Mary'nin cuma gecesi gerçekten onunla çıktığına tamamen inanamıyor.Tom can't quite believe that Mary is really going on a date with him this Friday night.
Sorunun ne olduğunu tam olarak söyleyemem.I can't say exactly what the problem is.
Biraz yardım olmadan bunu birinin başarıyla tamamlamış olabileceğini anlayamıyorum.I can't see how anyone could have accomplished this without some help.
Ben sana bunun tamamı hakkında nasıl üzgün olduğumu anlatamam.I can't tell you how sad I am about all this.
Tamamen doğal.It's completely natural.
Ben onun tamamına sahip olduğumu düşündüm.I thought I got it all.
Tom'un tamamen doğru yaptığını düşünüyordum.I thought Tom did all right.
Ben Tom'un tamamen bir aptal olduğunu düşündüm.I thought Tom was a complete idiot.
Lavaboyu tamir edeceğini düşündüm.I thought you were going to fix the sink.
Tam yazmak istediğim gibi bir roman yazdım.I wrote a novel exactly as I wanted to write it.
Bu kamerayı tamir edemeyeceğimizden emin misin?Are you sure we can't repair this camera?
Bir şey yapmanın tam ortasındayım.I'm right in the middle of doing something.
O tam gözlerinin önünde.It's right in front of your eyes.
Golf sahası tamamen ıssız, bir tek kişi yok!The golf course is completely deserted, there is not a single person!
Bu tam olarak bir kek parçası değildi.It wasn't exactly a piece of cake.
Tom'un kimle evlenmeyi planladığını tam olarak biliyorum.I know exactly who Tom plans to marry.
Japonya tamamen okyanuslarla çevrili bir ülkedir.Japan is a country that is completely surrounded by oceans.
O tamamen boyayla kaplanmıştı.He was covered all over with paint.
Arabanı Tom'un tamirhanesine götürmelisin. O oldukça iyi iş yapar.You should take your car to Tom's Garage. He does a pretty good job.
Tamamen katılıyorum!My thoughts exactly!
Bu tam olarak okumak istediğim kitap.This is exactly the book that I want to read.
Hadi sonuçlara atlamayalım, tamam mı?Let's not jump to conclusions, okay?
İşleri hızlandırmaya çalışalım, tamam mı?Let's try to speed things up, okay?
Para hakkında konuşmayalım, tamam mı?Let's not talk about money, okay?
Onun hakkında daha sonra konuşalım tamam mı?Let's talk about it later, okay?
Bunu tamir edelim.Let's fix this.
Seni tamamen kendim için istiyorum.I want you all to myself.
Tam olarak senin istediğini istiyorum.I want exactly what you want.
Tam Tom'a benzemek istedim.I wanted to be just like Tom.
Bu bilgisayarın tamir edilmesini istiyorum.I want this computer repaired.
Tam burada beklemeni istiyorum.I want you to wait right here.
Tam olarak olmayı istediğim yerdeyim.I'm exactly where I want to be.
Bu tam duymak istediğim şey.That's just what I want to hear.
2.30'dan önce tam rapor istiyorum.I want a full report before 2:30.
Tom bunu onun için tamir etmemi istiyor.Tom wants me to fix this for him.
Benden tam olarak ne istiyorsun?What exactly do you want from me?
Tam olarak bizden ne istiyorsun?What exactly do you want from us?
Sen tam olarak ne yapmamı istiyorsun?What exactly do you want me to do?
Sen tam olarak ne yapmamızı istiyorsun?What exactly do you want us to do?
Bu tam da bilmek istediğim şey.That's exactly what I want to know.
Tom'un tam olarak ne yapmasını istiyorsun?What exactly do you want Tom to do?
Ben sadece onun tamamını bizim arkamıza koymak isterim.I just want to put it all behind us.
Tom'un tam olarak nasıl öldüğünü bilmek istiyorum.I want to know exactly how Tom died.
Tam olarak ne yaptığını bilmek istiyorum.I want to know exactly what you did.
Tam olarak ne yaptığınızı bilmek istiyorum.I want to know exactly what you did.
Tam olarak yapmanı istediğim bu.That's exactly what I want you to do.
Yapmamı istediğin tam olarak nedir?What exactly is it you want me to do?
Tam olarak yapmamızı istediğiniz şey nedir?What exactly is it you want us to do?
Tam olarak yapmamızı istediğin şey nedir?What exactly is it you want us to do?
Bu havaalanında tam vücut tarayıcıları vardır.There are full body scanners at this airport.
Tam vücut tarayıcıları sanal şerit arama yapmaktadır.Full body scanners perform a virtual strip search.
Bu onların tam olarak yapmamızı istediği şey.That's exactly what they want us to do.
Tom Mary'yi tamamen kendine saklamak istiyordu.Tom wanted to keep Mary all to himself.
Tom'un beni kimle tanıştırmak istediğini tam olarak biliyorum.I know exactly who Tom wants me to meet.